İyi Kitap

Ama arkadaşlar iyidir…

Elif TÜRKÖLMEZ

Ute Wegmann’ın En İyi Arkadaşım adlı kitabı, küçükken hastalandığı için ailesi tarafından aşırı korunan Ben’in, arkadaşı Fritz sayesinde ailesine rağmen sınırları aşmasını ve hayata dokunma çabasını anlatıyor. Fritz ve Ben’in hikâyesi arkadaşlık üzerine düşünmek için güzel bir fırsat.

İnstagram’da bir fotoğraf gördüm. Küçük bir kız altına bir tabure çekip klozetin önüne oturmuş, başı klozetin içinde. Artık çikolatalı sütü mü dondurmayı mı neyi fazla kaçırdıysa, çıkarmakla meşgul. Hemen arkasında da onun yaşlarında başka bir çocuk, hasta arkadaşının saçlarını toplamış, önüne gelmesin, bir yere değmesin diye tutuyor. “Arkadaşlık buna benzer bir şey,” diye düşündüm. “İyi günde kötü günde” meselesi de değil de, nasıl desem, insanlar kusar, sefil olur ve siz buna rağmen onlarla arkadaş olursunuz. Ve çocukken böyle şeylere katlanmak daha kolaydır. Büyüdükçe zorlaşır.

Alman yazar Ute Wegmann’ın tüm dünyada çok sevilen kitabı En İyi Arkadaşım Kelime Yayınları tarafından Türkçeye kazandırıldı. Okuyunca aklıma o fotoğraf geldi, arkadaşlar kusar ve biz buna rağmen…

YAZIN YÜN BERE TAKMAK!..

Wegmann, Fritz ve Ben adlı iki çocuğun hikâyesini anlatıyor. Ben, küçükken geçirdiği bir hastalık nedeniyle ailesi tarafından her şeyden sakınılan, çok korunan bir çocuk. Neredeyse yoğurdu üfleyerek yiyor ve buluttan nem kapıyor. Belki etrafınızda böyle çocuklar olmuştur, bilirsiniz. Ailesi onları neredeyse vitrine koyacak sanırsınız. Emrah’ın Ölesiye Sevmek adlı filmini hatırlar mısınız? Aynen orada olduğu gibi. Hani filmde, hasta kadın odasındaki cam bölmeye kapatılmıştı da Emrah ona camın arkasından dokunuyordu filan… Mesela bizim mahallede de Arif diye bir çocuk vardı ve çok sık hastalanan Arif hastalanmasın diye annesi ona yazın yün bere taktırıyordu! Annesine hep, “Arif belki de bu yüzden hasta, çıkarın şu bereyi,” demek istiyor ama içimize atıyorduk. Yazın sıcağında yün bereyle yaşayan Arif’e yardım edememek  kahrediciydi.

Ama Fritz öyle değil, yani bizim gibi “Elimden bir şey gelmiyor,” havalarında takılmıyor. Hasta olduğu düşünülen arkadaşı Ben’e yardım ediyor. Çocuğun yapmak istediği şeyleri mümkün hâle getirmeye çalışıyor. Sonunda kendi başı belaya girse bile Ben’in bir dediğini ikiletmiyor. Ben de, arkadaşının yardımlarını boşa çıkarmıyor ve yüzmede, futbolda, yani önceden yapmasının imkânsız olduğu alanlarda ödüller alıyor. Yani iki çocuk birazcık azimle büyüklerin ısrarlı ve saçma önyargılarını yıkıyor.

NE PAHASINA OLURSA OLSUN!

En İyi Arkadaşım aslında Fritz adlı çocuğun ne kadar iyi kalpli ve arkadaş canlısı olduğunu anlatıyor ama hikâyenin şöyle bir mesajı da var sanki. Bazı insanlarla, ne pahasına olursa olsun arkadaş olmak istersiniz. Aileniz onunla arkadaşlık yapmanızı istemez, o sürekli sizden bir şey talep eder, hep yardıma ihtiyacı vardır, yani talep etmese bile öyledir. Bazen de yalan filan söyler ya da ne bileyim, aslında sizi sizin onu sevdiğiniz kadar sevmez. Ama işte siz ısrarla onu istersiniz. Başkasını değil. Bu, biraz aşka benzer. Ve galiba biraz zararlıdır. Ama yapacak bir şey yoktur.

Fritz ve Ben’in hikâyesi arkadaşlık hakkında düşünmek için güzel bir fırsat. Wegmann’ın eğlenceli dili, Başak Toprakkaz’ın Almancadan güzel çevirisi, Ben’in kıvır kıvır saçlarını, Fritz’in cılız kollarını gösteren illüstrasyonları da kitabın diğer iyi yanları.

En İyi Arkadaşım iyi bir tatil kitabı alternatifi. Çünkü arkadaşlar iyidir. (Ama ara sıra kustuklarını da aklınızdan çıkarmayın tabii!)

En İyi Arkadaşım  Ute Wegmann Resimleyen: Sabina Wilharm  Çeviren: Başak Toprakkaz  Kelime Yayınları, 176 sayfa

En İyi Arkadaşım
Ute Wegmann Resimleyen: Sabina Wilharm
Çeviren: Başak Toprakkaz
Kelime Yayınları, 176 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz