İyi Kitap

Hayatı nasıl alırdınız? Gözlüklü mü gözlüksüz mü?

Hayatı nasıl alırdınız? Gözlüklü mü gözlüksüz mü?

Şiirsel TAŞ

Bol ödüllü Fransız yazar Patrick Modiano ile Pıtırcık’ın ünlü çizeri Sempé bizi sıradışı bir baba-kız ilişkisine tanık ediyor. Catherine’in kahraman babasıyla birlikte romantik Paris sokaklarından New York’un gökdelenlerle dolu geniş caddelerine uzanan sıcacık öyküsü…

Patrick Modiano’nun yazdığı ve Pıtırcık serisindeki çizimleriyle yıllardan beri yediden yetmişe pek çoğumuzun gönlüne taht kurmuş olan Jean-Jacques Sempé’nin resimlediği Babam ve Ben, bir baba-kız ilişkisini merkeze alarak sakin, duru bir öykü anlatıyor. Öykünün anlatıcısı Catherine New York’ta bale öğretmeni. “New York’un sıradan insanlarıyız,” diye tanımlıyor ailesini. Ama dönüp geçmişe baktığında farklı bir şey söylüyor, çünkü otuz yıl önce Paris’te babasıyla yaşadığı dönemin hayatındaki yeri bambaşka.

Çocukluğundan beri taktığı gözlük, Catherine’in daha iyi görmesini sağlayan bir araç olmaktan öte onun için hayal kurmaya ket vuran, gerçeği olanca çıplaklığıyla gösteren, yani duruma göre takmamayı tercih edebileceği bir nesne, iki farklı dünya arasındaki saydam bir paravan aynı zamanda. “Gözlükle dans edilmez,” diyor örneğin. Gözlük takmadığı anlarda iyi göremediğinden yakınmak yerine, dünyayı başka bir gözle gördüğünü söylüyor: “Gözlüksüz gördüğüm dünyanın girinti ve çıkıntıları yoktu; yanağımı dayadığım ve sonunda üzerinde uyuyakaldığım büyük bir yastık kadar yumuşaktı.”

YANITI BİLİNMEYEN SORULAR

Catherine’in babası Georges Certitude, Paris’te ortağı Bay Casterade ile birlikte nakliye işiyle uğraşmaktadır. Çocuk gözüyle Catherine için hayatın bazı “gerçek”leri birer “gizem”den ibarettir. Babasının yaptığı iş mesela; sürekli gelip giden kamyonlar, indirilip yüklenen kutular, babasının konuştuğu bıyıklı, eski pardösülü, esmer adamlar. Ya da dilbilgisi takıntılı, ahlak kumkuması, felaket tellalı, beklediği üne kavuşamamanın kronik hayal kırıklığını yaşayan şair Bay Casterade’ın, geçmişte babasını bir beladan kurtarmış oluşu…

Catherine’in bale okulunda edindiği arkadaşının ansızın ortadan kayboluvermesi… Bir fotoğraf karesine kenardan belli belirsiz girmiş bir kadın… Babasının nüfus müdürlüğünde Certitude olarak kaydedilmeden önceki tuhaf, upuzun soyadı… Modiano tüm bu olayları net bir sonuca bağlayıp somutlaştırmak ve okurun kafasındaki belirsizliği gidermek yerine, Catherine’in çocukluğundaki “gizemleri”, yetişkin çağına da “yanıtı bilinmeyen sorular” olarak taşımayı yeğlemiş. Dolayısıyla öykü gerçek-gizem, somut-soyut, çocuğun hayal dünyası-yetişkin gerçekliği arasındaki ilişki, denge ve akışın naif bir anlatısına dönüşmüş.

Catherine ile babası arasında başka türlü bir ilişki var. Günlük koşturmacalar, hesaplaşmalar, hırçınlıklarla yıpranmayan, zorlama ve hoyratlığa yer olmayan, kendi seyrinde akıp giden huzurlu bir ilişki. Bir baba-kızdan çok iki kafadarı andırıyorlar zaman zaman. “Dünyayı olduğu gibi görmek için gözlüklerinizi takın,” lafını düstur edinmiş ortağı Bay Casterade’ın tersine, Catherine’in babası kimi zaman gözlüğü çıkarmak gerektiğini düşünüyor. (Soyismi “gerçek” anlamına geldiği hâlde üstelik!) Ve bunu birlikte yapabildikleri anlar, Catherine’in belleğinde çocukluğunun unutulmaz anıları olarak yer ediyor: “Gözlüklerimizi çıkarırdık. Etrafımızdaki her şey yumuşak ve sisli hale gelir, zaman dururdu. Kendimizi çok iyi hissederdik.” Catherine’in büyüdükten sonra hâlâ zaman zaman gözlüğünü çıkarıp çıkarmadığı da okur için bir muamma olarak kalıyor. Ama ne yalan söyleyeyim, Babam ve Ben’i iki kez okudum. Birincisinde gözlüklü… İkincisinde gözlüksüz…

Babam ve Ben  Patrick Modiano Resimleyen: Jean-Jacques Sempé  Çeviren: Sibel Çekmen Tudem Yayınları, 96 sayfa

Babam ve Ben
Patrick Modiano Resimleyen: Jean-Jacques Sempé
Çeviren: Sibel Çekmen Tudem Yayınları, 96 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz