İyi Kitap

Kitap değerli bir üründür. Dikkat, kırılabilir!

Kitap değerli bir üründür. Dikkat, kırılabilir!

Şiirsel TAŞ

Türkçede pek de fazla tanımadığımız Peter Bichsel, çağdaş İsviçre ve Alman edebiyatının önemli isimlerinden. Dünya Yuvarlaktır adını taşıyan ve kısa öykülerden oluşan derlemesi, 1969 yılında Alman Gençlik Kitabı Ödülü’nü almış.

“Kitap değerli bir ürün/araçtır.” Alman ve İsviçre edebiyatının önemli isimlerinden İsviçreli/Alman yazar Peter Bichsel’in dilimize çevrilen kitabı Dünya Yuvarlaktır’ı okurken aklıma düşüverdi bu basit cümle. Neden derseniz, öyküleriyle yeni tanıştığım Bichsel’i okurken yazarın ilk kez 1969 yılında yayımlanan ve Alman Gençlik Kitabı Ödülü’nü alan kitabındaki her bir öykünün altında yatan ve eşeledikçe derinleşen düşünce silsilesinden olsa gerek. Bichsel’in öyküleri kendini bir kısır döngüye kaptırmış ya da içinde bulunduğu döngüyü kırmaya çalışan, orta yaşlı/ yaşlı, yalnız erkek karakterleri konu alıyor: Yaşamın tekdüzeliğini sözcükler üzerinden kırmaya çalışırken kimseyi anlayamadığı ve kimsenin de onu anlamadığı bir anlam çölüne sürüklenen yaşlı adam (Masa Masadır), zaten icat edilmiş olan şeyleri tekrar tekrar icat eden münzevi mucit (Mucit), hayatını tren istasyonunda geçiren ve tüm çizelgeleri ezbere bilen ama trenle seyahati abesle iştigal kabul eden adam (Akıllı Adam), ahir ömründe kendini dilediğince ifade edememiş bir büyükbabaya yetişkin çağa erdiğinde özlem duyan torun (Jodok’un Selamı Var), hiçbir şey bilmek istemeyen ama neyi bilmek istemediğini bilmek istemediği için Çince öğrenen adam (Artık Hiçbir Şey Bilmek İstemeyen Adam), Dünya’nın yuvarlak olduğunu bilse de denemeden inanmayan yaşlı adam (Dünya Yuvarlaktır). Bichsel aslında kendi içinde döngüsel bir yapısı olan yedi kısa öykünün her birinde okuru bir noktadan alıyor, upuzun bir yol katederek hınzırca aynı noktaya getirip bırakıyor.

Çocuk edebiyatındaki genelgeçer “ille de çocuk kahraman” kabulünden uzak, her yaşın paylaşımına açık öyküler yazmış Bichsel. Hatta genç okurlar için düşünsel anlamda zorlayıcı olabilecek ve belki tam da bu yüzden “İyi ki okuma fırsatı bulduk!” diyebileceğimiz metinlerle, çocuk edebiyatında alışılageldik olanın dışına çıkan, kalıpları kıran, şeytana külahını ters giydiren öykülerle karşılaşıyoruz Dünya Yuvarlaktır’da. Kahramanların ortak özelliği açısından belki de tek istisna “Amerika Yok” adlı öykü. Bu kez öykünün kahramanı kurgusal bir yetişkin erkek değil, sanki hiç çocuk olmamışçasına gözümüzde hep yetişkin hâliyle canlanan tarihi bir kişilik; gerçeklik düzlemimizdeki Colomb’un çocuk hâlini kurmaca düzleminin ana karakteri olarak kullanmış Bichsel.

KOLEKTİF ÇEVİRİ ÇABASI

Sözün özü, Bichsel’in öykülerinde okuru cezbeden ışıl ışıl fikrî bir nüve var. Gelgelelim, metin bir başka dile çevrilirken yazarın ustalığına yazardan bağımsız olarak gölge düşebilir. Dünya Yuvarlaktır’ın az çok böyle bir talihsizliğe kurban gittiğini düşünmemek elde değil. Önsözden anladığımız kadarıyla kitap Mütercim Tercümanlık eğitimini tamamlayarak alana yeni adım atan genç arkadaşlarımızın kolektif çabasıyla Almancadan Türkçeye çevrilmiş. Lakin biraz daha özen gösterilmiş, editöryal açıdan biraz daha çeki düzen verilmiş olsaydı öykülere, çok daha pürüzsüz bir okumayla, zihnimize onca kıymık takılmaksızın kitabın tadına varmak mümkün olabilirdi belki de.

Somutlaştırmak için kitabın ilk öyküsünün ilk paragrafı yeterli olacaktır: “Yaşlı bir adamdan bahsetmek istiyorum, hiçbir kelime konuşmayan, yorgun bir yüzü olan, gülmek ve kötü olmak için yorgun olan bir adamdan. Küçük bir şehirde, caddenin sonunda ya da kavşağa yakın oturuyor. Diğerlerinden pek farklı olmadığı için onu tarif etmeye neredeyse hiç gerek yok. Gri şapka, gri pantolon, gri ceket ve kış döneminde uzun manto giyerdi, kuru ve kırışık tenli boğazı vardı ve beyaz gömlek yakaları ona bol geliyordu.” (“Masa Masadır,” s.11)

Okuma eylemi keyifli olduğu kadar zahmetlidir; iyi bir okur olmak da tıpkı iyi bir yazar/çevirmen/editör olmak gibi sabır ve emek gerektirir. Lakin okurun vereceği emek, kitabın hazırlık aşamasında gösterilen özenle doğru orantılıdır, aksi takdirde çocuk olsun yetişkin olsun, okur kitabı bir kenara bırakır. Evet, kitap değerli bir ürün/araçtır. Değerli olduğu içindir ki editörlüğünden redaksiyonuna, çeviri editörlüğünden son okumasına, resimlenmesinden tasarımına (ki korkarım kitabın bu açıdan da çok başarılı olduğunu söylemek mümkün değil), yayınevine girişinden matbaadan çıkışına dek her aşamasında ona hak ettiği değeri vermek gerekir. Bu koşulları sağlayabilirsek ancak kitabın hak ettiği okur kitlesiyle buluşacağı umudunu  taşıyabiliriz.

Yoksa? Yoksa, Jodok Jodoklanır.

Dünya Yuvarlaktır Peter Bichsel Resimleyen: Kevser Akçıl  Çeviri: Kolektif Aylak Adam Yayınları, 73 sayfa

Dünya Yuvarlaktır Peter Bichsel Resimleyen: Kevser Akçıl
Çeviri: Kolektif Aylak Adam Yayınları, 73 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz