İyi Kitap

Babam savaşa gitti…

Sedef PEKİN

Çizgili Pijamalı Çocuk ile çocuklara Yahudi Soykırımı üzerine unutulmaz bir anlatı armağan eden John Boyne, yeni kitabı Olduğun Yerde Kal’da I. Dünya Savaşı’na ve küçük bir çocuğun gözünden savaşın “sıradan” olumsuzluklarına odaklanıyor.

Yahudi Soykırımı üzerine yazılmış en çarpıcı metinlerden biri olan Çizgili Pijamalı Çocuk romanıyla dünya edebiyatının çağdaş klasikleri arasına giren John Boyne, yeni kitabı Olduğun Yerde Kal’da bu kez I. Dünya Savaşı yıllarından bir öykü anlatıyor. Savaşın getirdiği yıkımı, tükenmişliği, çaresizliği, yoksulluğu, yoksunluğu ve ölümü bir mahalleye odaklanarak yansıttığı kitabının başkahramanı, Londra’da alt gelir seviyesinden bir ailenin tek çocuğu Alfie.

SAVAŞ HERKESİ ETKİLER Savaşın patlak vermesi tam da 28 Temmuz 1914’e, yani Alfie’nin beşinci yaş gününe rastlar. Annesi Margie, babası George, babaannesi, mahalle sakinlerinden Praglı baba-kız, savaş karşıtı Joe, Alfie’nin kendisi; hepsi başka türlü etkilenecektir bu savaştan. Babası George, ailenin tüm itirazlarına rağmen kendi rızasıyla orduya yazılır. Savaşı heyecanlı bir macera olarak görmektedir. Evden ayrıldıktan kısa süre sonra da ailesine mektuplar göndermeye başlar. Tıpkı bir oyun oynuyormuşçasına coşkuyla söz etmektedir yaşadıklarından. Fakat mektupların havası zamanla değişir. Fransa’ya gittiğinde gönderdiği mektupta asker arkadaşlarını ya da eğlenceli anları anlatmak yerine, sadece kendisinden ve hislerinden söz eder. İlk kez korkmuş, savaşın korkunç yüzüyle karşı karşıya kalmıştır. Onun bir parçası olmaktan çok pişmandır. Alfie’nin annesi, babasının bu mektubunu ve sonrakileri Alfie’den saklasa da Alfie onları bulur,  her birini satır satır okur. Ancak bir gün mektupların arkası bıçak gibi kesilir. Alfie artık babasının öldüğünden emindir.

SAVAŞ NEVROZU Annesi ise onun savaşı bitirecek gizli bir görevde olduğunu, o nedenle iletişimlerinin kesildiğini söylemektedir. Bu sırada mahallelerinde de çok şey değişmiştir. Zaman zaman askerler bir evin kapısını çalıp ailelere kara haber getirir. Alfie’nin en iyi arkadaşı Praglı Kalena ile babası casusluk suçlamasıyla sürgüne gönderilir. Alfie’nin babasının en yakın arkadaşlarından Joe Patience orduya katılmayı, yani savaşmayı reddettiği için hapse girer, yakın çevresinde bile aşağılamalara, alaylara maruz kalır. Alfie’nin annesi ise dört yılın ardından iyice sertleşmiştir, artık Alfie’yle oynamaz, sürekli yorgundur. Hep paradan bahseder çünkü kocası gittikten sonra çamaşırcılık, ardından bir hastanede hemşirelik yapmaya başladıysa da savaş koşullarında kıt kanaat geçinirler. Alfie annesine yardım etmek için Praglı komşularının dükkânlarında bıraktığı boya sandığını alıp tren istasyonunda gizlice ayakkabı boyacılığına başlar. Kazandığı paranın bir kısmını annesinin cüzdanına koyar –annesinin fark edebileceği kadar bir miktar olmadığı için yakalanmaz– bir kısmını ise zor günlere saklar.

Derken bir gün istasyonda bir doktorun ayakkabısını boyarken doktorun elindeki evraklar etrafa saçılınca, evraklardan birinin üzerinde babasının ismini görür. Demek babası ölmemiştir! Hastanededir. “Savaş nevrozu” adı verilen hastalıkla boğuşmaktadır. Alfie gizlice babasını ziyaret eder, babası ilkin onu tanımasa da Alfie’nin eski günleri çağrıştıracak bir hamlesiyle yıllardır görmediği oğlunu hatırlar. Kitabın bundan sonrası ise Alfie’nin babasını eve getirebilmek için verdiği mücadele, işlerin sarpa sarması ve nihayetinde savaşın bitmesiyle devam eder.

John Boyne, her yazdığı merak edilip okunan yazarlardan biri. Seçtiği konular, anlattığı etkileyici öykülerle çocuk ve gençlik edebiyatında özel bir yeri olduğu su götürmez. Olduğun Yerde Kal’ın ise diğer kitaplarına nazaran kimi zayıflıklar içerdiği, örneğin peri masalı denebilecek sonunun aceleye geldiği, kurgunun bazı düğüm noktalarını abartılı tesadüflerin oluşturduğu söylenebilir. Ancak yine de kitap, savaş, vicdani ret gibi zorlu konuların üstesinden gelmeyi ziyadesiyle başarıyor. Derdini çok net, detaylarda kaybolmadan anlatıyor; üslubu ve öyküsüyle ilgiyle okunup akılda yer ediyor. Yazarın en büyük başarısı ise küçük Alfie’nin ve küçük bir mahallenin öyküsüyle koskoca bir savaşa kafa tutmuş olması. Savaşkan hemcinslerimiz de birer edebiyat okuru olsaydı Alfie gibi savaştan nefret ederlerdi belki, kim bilir. İşte tam da bu yüzden, çocukların böyle kitaplarla büyümesi barışa dair umudumuzu arttırıyor.

Olduğun Yerde Kal Johne Boyne  Çeviren: Arif Cem Ünver Tudem Yayınları, 256 sayfa

Olduğun Yerde Kal Johne Boyne
Çeviren: Arif Cem Ünver Tudem Yayınları, 256 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz