İyi Kitap

Güzel bir başvuru kaynağı…

Güzel bir başvuru kaynağı…

Ecem Nida DİNÇTÜRK

Büyülü Fener Yayınları’ndan çıkan “Adım Adım” serisi, çocukların kafasında şekillenen soruları ciddiye alıyor ve onlara ansiklopedik bilgilerle yanıt veriyor. Kitaplar, çocuk okur için olduğu kadar, çoğu kez soruların muhatabı olan yetişkinler için de doyurucu bir kaynak.

Çok net anımsıyorum; 5 yaşındaydım. Her nerden duyduysam, uzayın sonsuz bir boşluk olduğunu öğrenmiştim. Sonsuz?.. 5 yaş için oldukça güç bir kavram. Sonsuzluk kavramını ve dünyanın dışında hiçbir duvara çarpmadan öylece, upuzun uzanan karanlığı düşün düşün, hiçbir olura varamadım. Zaman geçtikçe kafamı hırpalamaktan vazgeçtim. Ama bugün 24 yaşındayım ve hâlâ uzayın sonsuzluğunu ya da ışık yılını düşünürken aklımı kaçıracak gibi oluyorum. Yine aynı yaşlardayken, “Ben nereden geldim?” sorusunu da kendimce halletmiştim. İnsanların evlendikleri zaman (leyleği filan da aracı etmeden) otomatikman çocuk sahibi olduklarını düşünüyor, çocuk sahibi olmayanları ise kadere havale ediyordum.

Şimdi bu yazı benim otobiyografim olmadığına göre, çocukluğuma dair bunca kişisel bilgiyi afişe etmemin makul bir sebebi olmalı. O sebebi bize Büyülü Fener Yayınları veriyor. Yayınevinden çıkan “Adım Adım” dizisi benim az önce saydığım tüm kafa karışıklıklarına, “geçiştirmeyen” yanıtlar veren 12 kitap barındırıyor: İnsan Vücudu, Sağlık, Ortaçağ, Su, Arkeoloji, Gökyüzü, Uzay, Yaşam, Tarih Öncesi, Hayvanlar, İcatlar, Besinler. Her biri, başlığını taşıdığı konuya dair ansiklopedik bilgiler içeriyor. An- siklopedik dediysem, lafın gelişi demedim. Mesela İnsan Vücudu, hangi organın nerede olduğu ve ne işe yaradığını anlatmakla yetinmiyor. O olmasaydı ne gibi sıkıntılar yaşayabileceğimizi, tıp dünyasının tarihsel gelişimini, insanların kendi vücutları ile ilişkilerini bir bir anlatıyor. Üzerine bir de okuru, tıp dünyasının bir başka hazinesi olan Latince ifadelerle buluşturuyor. Yani, esasında hiçbir şeye şöyle uzaktan bakıp geçmenize izin vermiyor. Verilen her bir yeni bilgi, yeni bir soru doğuruyor ve o sorular çoğu zaman kitabın ilerleyen sayfalarında yanıt buluyor.

BEN NEREDEN GELDİM?

Örneği İnsan Vücudu kitabından vermişken, devam edeyim. Bu kitap, özellikle 8 yaş ve üzerine hitap eden bu serinin “imdat çekici”. Zira ergenlik arifesindeki genç okurun kafasında çoktan dönüp durmaya başlamış “çekingen” sorular, bu kitapta açık yüreklilikle yanıt buluyor. Ergenlikle vücutta baş göstermeye başlayan fiziksel ve duygusal değişiklikler anlatılıyor ve bir nevi ön telkin verilerek “Bunu hepimiz yaşadık, telaş etme!” deniyor. Devamında ise her ebeveynin korkulu rüyası olan ve senelerdir leylekleri zan altında bırakan o sorulara sıra geliyor: “Ben nasıl dünyaya geldim?” ya da “Çocuk nasıl yapılır?” Kadınla erkeğin birleşmesi, bir bebeğin oluşumu ve dünyaya gelişi anlatılırken, kitap birisinin neden ve nasıl erkek ya da kadın olduğuna da değiniyor. Ama en güzeli, lafı buraya kadar getirmişken, insanlığı cinsiyetlere hapsederek konuyu kapatmıyor. Türkiye’de yayımlanan çocuk kitaplarında yeni yeni yıkılmaya başlayan tabuya da dokunarak, eşcinselliğin ne olduğunu anlatıyor. Bu noktada, kitapların anlatımda benimsediği hassasiyet, söz konusu sorulara maruz kalan yetişkinler için de bir “imdat çekici” niteliği görebilir.

GÖKYÜZÜ NEDEN MAVİ?

Gelelim, insanlık için en gizemli konulardan birine, gökyüzüne. Tarihin ilk zamanlarından beri türlü türlü anlamlar yüklediğimiz, bugün bile karakterlerimizi bağlayıp geleceğimizi öngörmeye çalıştığımız burçlara ev sahipliği yapan gökyüzü, görünenden ibaret değil. Bu uçsuz bucaksızlık elbette çocuklar için de pek çok soru barındırıyor. Bu soruların önemli bir kısmı ise Adım Adım Gökyüzü kitabında yanıta erişiyor. Gökyüzünün neden mavi olduğundan, yıldızlara, “aydede”nin yaşamına, uzaylıların var olma olasılığına kadar çok sayıda kalıplaşmış soruya açıklamalı yanıtlar verilirken; insanlığın yüzyıllar boyu gökyüzüne atfettiği anlamlardan, yaşanan hava olaylarına, uzay yolculuklarından, dünyada hayat olduğunu diğer galaksilere haber vermek için evrene salınan mesajlara kadar dimağ genişletici bilgiler de burada aktarılıyor.

Son olarak, Adım Adım İcatlar’a değinelim, zira televizyonun ya da radyonun içindeki küçük adamları kurtarmak için aletleri açıp içine bakan bu neslin çocuklarının da ebeveynlerinden aşağı kalır yanı olduğu söylenemez. Adım Adım İcatlar, gündelik yaşamımızda kullandığımız hemen hemen her şeyin geçmişine, hangi ihtiyacın sonunda, nasıl ortaya çıktığına, gelişim ve kullanım süreçlerine ışık tutuyor. Tabii icatlar, tarihsel akış gözetilmeden konuşulabilecek bir konu değil. Kitap da bu fikirden uzaklaşmıyor ve insanlığın ateşi buluşundan uzaya gidişine kadar geçen süreci, öne çıkan tüm detaylara değinerek ve şaşırtıcı bilgiler paylaşarak aktarıyor.

Seride yer alan her bir kitap ayrı bir yazarın ve ayrı bir çizerin kaleminden çıkma. Fakat seri için oturtulan kurgu o kadar net ki her bir kitap hem anlatım hem de görsel içerik açısından bir bütünlük teşkil ediyor. Bu sırada, böylesine ansiklopedik bir seri için bol sayıda karikatürize edilmiş çizime ve olabildiğince fazla renge yer verilmesi, kitabın yolculuğunu daha da keyifli hâle getiriyor. Bu seriye “eğitici” niteliği veren en önemli detay ise kitapların sonunda yer alan testler. Her bir kitabın sonunda ortalama 20 soruluk bir test ya da “doğru mu yanlış mı” soruları yer alıyor. Böylece yüklenen onca bilginin pekiştirilmesi ve zihinde yerleşik hâle gelmesi sağlanıyor. Ayrıca anlatmanın yeterli kalmayabileceği bazı noktalarda (mesela Adım Adım Gökyüzü kitabında, atmosfer basıncı kavramı anlatılırken) çocuğun kendi deneyimi ile keşfedebilmesi için bazı deney önerileri de yer alıyor.

“Adım Adım” serisi gibi kaynak kitapların en önemli özelliklerinden biri, “Büyüyünce ne olacaksın?” sorularının sıklaştığı yaşlara hitap etmesi ve tam da bu noktada çocuğun büyüyünce ne olacağına karar verebilmesi için zihninde minik kıvılcımlar çakması. Ancak ben önceden uyarmış olayım: “Adım Adım” serisinin verdiği bunca bilgi, yepyeni yüzlerce soruya gebe ve etrafınızda “Peki ama…” diye başlayan yeni soruların ortaya çıkması muhtemel.

Adım Adım İnsan Vücudu  Pierre Beaucousin Resimleyen: Serge Monceau  Çeviren: Alican Tayla Büyülü Fener Yayınları, 82 sayfa

Adım Adım İnsan Vücudu
Pierre Beaucousin Resimleyen: Serge Monceau
Çeviren: Alican Tayla Büyülü Fener Yayınları, 82 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1990 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü’nden mezun oldu. İstemeyerek girdiği bölümden, bir meslek aşığı olarak çıktı. Dünya Gazetesi’nde editörlük ve muhabirlik yaparak başladığı meslek yaşamını, TRT’de çeşitli kültür sanat programlarında sürdü. Son olarak Sputnik Haber Ajansı’nda görev aldı ve hem akıl hem ruh sağlığı için daha çok yol almadan gazetecilik yapma hayalini rafa kaldırdı. Şimdi Milliyet Kitap, Milliyet Sanat, Agos Kirk ve İyi Kitap gibi yayınlarda edebiyat yazıları yazıyor, röportajlar yapıyor, diğer yandan blog yazarlığı meselesini çözmeye çalışıyor. Aklını başında tutabilmek için ise çocuk kitaplarına sığınıyor. Uzun yürüyüşlere, bisiklete, pikniğe tutkun; denize, güneşe, toprağa, meyveye ve toplara pek düşkün bir oğlana meftun.

Yorum yaz