İyi Kitap

Kuş sesleriyle anımsanan şiirler

Kuş sesleriyle anımsanan şiirler

Şeref BİLSEL

Şeref Bilsel çocuklar için seçtiğimiz şiir kitaplığından üç şaire ait dört eseri değerlendirdi. Refik Durbaş, Güngör Tekçe ve Ahmet Günbaş eşlik ediyor bu ay dizelerle yolculuğunuza. Şiir getirenleriniz bol olsun!

Refik Durbaş, çocuklar için yazmayı sürdürüyor, çünkü çocukları ve çocukluğunu seviyor. Kalemine çocukluğun toprağından çektiği sıcak, samimi bir mürekkeple yazıyor. 2014 yılında, çocuklar için kaleme aldığı iki şiir kitabı okurlarla buluştu.

Kırmızı Kanatlı Kartal ve Kar Üstünde Beyaz Bulut. Kırmızı Kanatlı Kartal iki bölümden oluşuyor: Kitaba adını veren ilk bölümün yanı sıra “Aydede’ye Alfabe” adlı bir başka bölüm daha var. İlk bölüm beş uzun şiirden oluşuyor. Bu şiirlerin her biri büyükler tarafından da okunabilecek özelliklere sahip. Hem yalınlık hem de çok anlamlılık bir arada. Okula giden çocuklar kadar okula gidemeyen çocuklara, ödevini bitirir bitirmez annesinin dizine başını koyanlara da sesleniyor şair. En çok da hem çalışan hem okuyan çocukların adını seviyor. Şiirler okulu merkeze alıyor ama okul üzerinden bir çocuğun gündelik hayatta karşılaşabileceği pek çok durum ve olaya da yer veriliyor. Böylece parçadan bütüne doğru bir hareketliliğin içinde buluyoruz kendimizi. Hayatın sesini, kokusunu doğa görünümleri içinde ustalıkla yansıtıyor Durbaş. Bir renkten hareketle bütün renklere ulaşmayı bir eşitlik duygusu gibi yayıyor sözcüklere.

EN ŞİŞMAN HARF “D”

Kitabın ikinci bölümü, alfabenin her bir harfine yazılmış, bazıları bir dizeden, bazıları birkaç dizeden oluşan kısa şiirlerden oluşuyor. Bazı sözcükleri (anne, cüce, iğne, masal, öpücük, taşra, yengeç vs.) şiirin içerisinden yeniden tanımlıyor. Ve “harflerin en son ziyaretçisi” dediği “zaman”la bitiriyor kitabını. Kırmızı Kanatlı Kartal kitabının ilk bölümündeki uzun şiirler, kitabın adındaki ses düzeninde (“k” seslerinin yarattığı aliterasyon) olduğu gibi, anlatacakları uğruna sesten ödün vermiyor, sözcük seçimindeki titizliği öne çıkarıyor: “El sallıyorum/ sevinç nakışlı karanfillerden/ kartal uçışlı yüreklerden/ gülnar kokulu gülüşlerden.”

Durbaş’ın Kar Üstünde Beyaz Bulut adlı kitabı on yedi şiir barındırıyor. Renklerin kardeşliğinden, karanlığı yalnız bırakmayan yıldızlardan, ağlayınca dünyayı sular altında bırakan çocuklardan bize umudumuzu güzelleştirecek haberler taşıyor. Halk şiirinin bazı özellikleri (tekerleme, kafiye, hece ölçüsü vs.) bu şiirlerin bir kısmında karşımıza çıkıyor. Şiirleri okuyanlar şiirin sonunu merak etmeye başlıyor. Bazen bir bulmaca gibi başlıyor şiir, aradığımızı son dizede buluyoruz. Hemen her şiirde yaşama sevinci, ev içlerinin çocuk sesleriyle sokağa taşan cıvıltısı, hayatın akışı karşılıyor bizleri. En güzel oyunun “elim sende” olduğunu söylüyor şair, çünkü kimsenin eli dışarıda kalmıyor. Paylaşmanın, el ele vermenin, arkadaşlığın önemi ve etrafa yaydığı aydınlık, dizeler arasından gelip buluyor bizleri. Refik Durbaş şiirinde dar alanda sıkışmış insanların birer özne olarak işleyip durduğu bilinir. Görmezden gelinenleri, haksızlığa uğrayanları şiirlerine taşır. İnsanı hayatın içinde görünür kılar.  Çocuklar için yazdığı şiirlerde de bu duygulara rastlıyoruz: “Donup kalmış ağzında sözü/ alınteriyle yoğrulmuş özü”.

UÇACAĞIM, DEDEM GİBİ

Güngör Tekçe’yi okurlar daha çok şiir, anı ve antoloji kitaplarıyla hatırlar; oysa onun çocuklar için yazdığı şiirler de çok değerlidir. Büyüklere Kuşlu Mektuplar kitabı hınzırlıklarla, zekâyla yüklü bir bakışı şiir üzerinden bize taşıyor. Her şiirin sonunda bizi şaşırtan, yer yer hepimizi iğneleyen dizeler karşımıza çıkıyor. Bir taraftan buluşlarla ilerleyen şiirin peşine takılıyoruz, diğer taraftan şiirin bizi hangi kıyıya çıkaracağını merakla bekliyoruz.

Oturmuş, uzun uzun dinlenmiş, ne söyleyeceğine karar vermiş bir şairin içinden dökülenler bunlar. Sözcüklerin yan ve mecaz anlamlarını ustalıkla kullanıyor; her şiirde bir çocuğun bakışını göz ardı etmeden, çocukluğun dünyasını ıskalamadan söylüyor söylemek istediklerini. Alışkanlıkla birikmiş kültüre, dilin içinden bir karşı cephe açıyor. Böyle durumlarda ironi, alay devreye girmekte gecikmiyor. Karşıtlıklardan ustalıkla yararlanıyor. Ev içinde olup bitenleri özneler (anne, baba, babaanne, dede, amca) üzerinden çok güzel yansıtıyor. Herkesin çocukluğuna dokunmuş anları, durumları şiir üzerinden yeniden görünür kılıyor Güngör Tekçe. Ben bu şiirleri Ege’de bir kasabada ilk kez –şairin kendi sesinden– dinlediğimde çok etkilenmiştim. Şiirlerin yeniden basılıp okurla buluşması sadece şair için değil iyi okurlar ve okurların içinde dinlenen çocukluk için de bir şans bence. Çünkü “mektup”, gönderen kadar gönderilene de aittir. Şairin hepimizin çocukluğuna gönderdiği bir mektup gibi okunuyor bu şiirler. “Kıyıya indik/ Deniz şimdi dinleniyor/ Yazın oynayacak bizimle.”

Edebiyatımızın birçok şubesinde başarılı eserler ortaya koyan Ahmet Günbaş’ın çocuklar için kaleme aldığı son eseri Balkonumda Kuşlar adını taşıyor. Günbaş bu sefer “balkon”dan hareketle karşımıza balkonun belleğinde kalmış birçok görüntüyü, olayı çıkartıyor. Çoğu zaman balkon evlerin ağzı gibi açılır sokağa, kuşları ağırlar, çiçekleri büyütür, sonbaharın ardından el sallar. İşte bu verimli mekândan hareketle şairin kaleme aldığı şiirler, bize evlerin dışında olup bitenlerin aslında içimizde boy verdiğini, hâtıralarımıza sindiğini gösteriyor. Başta teşhis (kişileştirme), intak (konuşturma) sanatları olmak üzere pek çok edebi sanata dair bereketli örnekler sunuyor bize şair: balkonda bir telaş, balkon unutmuyor, balkon desen ağlamaklı, balkon meraktan çatlayacak… Ağaçlar, çiçekler, serçeler, uçan halılar ve daha neler neler, balkona kayıtlı olarak gelip dökülüyor şiire. Balkonu bir düş ülkesine çeviriyor şair. Bir sözcük üzerine odaklanarak oradan bahçeye, gökyüzüne, göç eden kuşlara doğru yeni sözcükler peşinde yol alan şiirler bunlar. Her şiirin odağında insan var. Kaybolup gitmiş değerleri, yalnızlığın, yabancılaşmanın getirdiği bozguna uğramış çevreyi de hatırlatıyor bize şair. Yalnız kalmasın diye balkona asılan “ıslak mendil” şiire bakanlara el sallıyor. Balkonun üzerinden mevsimler geçiyor, tıpkı insanın üzerinden geçtiği gibi. Ve balkon unutmuyor; ses alıp ses veriyor dünyaya doğru.

Kırmızı Kanatlı Kartal Refik Durbaş Resimleyen: Vaqar Aqaei  Can Çocuk Yayınları, 56 sayfa

Kırmızı Kanatlı Kartal Refik Durbaş Resimleyen: Vaqar Aqaei
Can Çocuk Yayınları, 56 sayfa

Kar Üstünde Beyaz Bulut Refik Durbaş Resimleyen: Özge Ekmekçioğlu  Can Çocuk Yayınları, 48 sayfa

Kar Üstünde Beyaz Bulut Refik Durbaş Resimleyen: Özge Ekmekçioğlu
Can Çocuk Yayınları, 48 sayfa

Büyüklere Kuşlu Mektuplar  Güngör Tekçe  Resimleyen: An-Su Aksoy  Can Çocuk Yayınları, 80 sayfa

Büyüklere Kuşlu Mektuplar
Güngör Tekçe
Resimleyen: An-Su Aksoy
Can Çocuk Yayınları, 80 sayfa

Balkonumda Kuşlar Ahmet Günbaş Resimleyen: Murteza Albayrak  Top Yayınları, 64 sayfa

Balkonumda Kuşlar Ahmet Günbaş Resimleyen: Murteza Albayrak
Top Yayınları, 64 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz