İyi Kitap

Altmışın üzerinde çocuk kitabı yazmış olan Edith Nesbit’in Demiryolu Çocukları adlı klasikleşmiş romanı, insanın temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra geride kalan her şeyin fazlalık sayılabileceğini çok güzel anlatıyor.

Betül DÜNDER

Klasikleşmiş bir kitap bazı kalıcı duyguların da sigortası gibi sanki. Edith Nesbit’in Demiryolu Çocukları adlı romanının hümanist bakış açısı, kitabın hem bir klasik hem de bir başucu kitabı olabilmesinin başlıca sırrı olsa gerek. Birkaç yüzyıl öncesinin gözde kavramı olan hümanizm bugün ışıltısını hemen hemen kaybetmiş gibi gözükse de, günlük yaşamın hayhuyu içinde küçücük bir jest bile bizi eskilere götürebiliyor. O eskilerde çocukluğumuz var elbette. Daha fazla nezaketin, empati kurabilmenin, dayanışmanın ve belki de iyiliğin mahalle aralarında var olduğu zamanları ömrüne toplayan bir çocuğun trenleri sevmemesi pek mümkün değil gibi geliyor bana.

YAZAR BİR ANNE

Demiryolu Çocukları’nın klasikleşmesinin bir nedeni de Nesbit’in okurun merakını sürekli canlı tutabilmesi olabilir. Çocuklar için yazılmış macera serilerini düşünürsek, bu kategoriye sıkıştırılmayacak bir metin var elimizde ve hayat tecrübesine dair çok fazla şey içeriyor. Beklenmedik olaylarla yön değiştiren bir hayata ve yaşanan olumsuzluklara nasıl direnilir? Ya da nasıl uyum sağlanır? Bu soruları yanıtlamak için de ipuçları veriyor Demiryolu Çocukları.Üç kardeşin (büyük abla Roberta, ortanca Peter ve en küçük kız kardeş Phyllis) anneleriyle birlikte Londra’da zenginlerin oturduğu bir mahalleden taşınıp, hiç kimseyi tanımadıkları Üç Bacalar’da yoksul bir köy hayatı sürmeye başlamaları ve birtakım adamların bir gece babalarını alıp götürmesi ailenin hayatını aniden değiştirir. “İnsan yaşadığı yere benzer,” demişse de şair, insan nereye giderse gitsin, ilk evinde aldığı kültürel kodları beraberinde götürür. Nitekim çocukların köydeki insanlarla kurdukları ilişkilere bakınca, rol çatışmalarının yaşanmadığı sakin bir aile ortamında, edebiyatçı bir anne tarafından yetiştirilmelerinin olgunluk düzeylerini belirlediğini görüyoruz. Annenin güvenilir, kültürlü ve cesur bir kadın olduğunun örnekleriyle defalarca karşılaşıyoruz romanda. Babalarının neden gittiğini çocuklarından sır gibi saklayan ve yazdığı öykülerin telifleriyle evi geçindirmeye çalışan kadın karakterin çocuklarıyla olan diyalogları, kendi merkezinden çıkıp çocuklarına varamayan günümüz ebeveynlerinin kendini sorgulaması için bir fırsat. Yazarın, romanı idealize edilmiş bir aile yaşantısı üzerine kurduğu ve toplumsal rollerin alışıldık referanslarının dışına çıkmamaya özen gösterdiği çok açık. Baba gittikten sonra Peter’ın evin erkeği rolünü üstlenmesi, kız kardeşlerinse annenin yükünü hafifletmeye çalışması ve köydeki doktorun her müdahalesinde “hemşire” rolünü üstlenivermeleri bunun en açık örneklerinden. Altmışın üzerinde çocuk kitabı yazmış olan Edith Nesbit’in bu romanı, insanın temel ihtiyaçlarını karşıladıktan sonra geride kalan her şeyin fazlalık sayılabileceğini göstermesi açısından da önemli bence. Gözü dönmüş bir tüketici haline gelen insana azda karar kılınabileceğini, doğaya onu yakıp yıkmadan da sahip çıkılabileceğini, başkalarını mutlu etmenin mutluluk verici olduğunu ve yaş hiyerarşisi gözetmeksizin dost olunabileceğini hatırlatıyor kitap. Evet, farkındayım çok naif olduğunun ve bu hoyrat yüzyılda bir “iyilik atlası” gibi durduğunun… Ama siz yine de okuyun bu kitabı, evin küçüklerine de okutun. Dilimize ilk defa çevrilmesinin üzerinden onlarca yıl geçti. Özensiz basımlarıyla da karşılaştık, özet olarak yayımlanmış parça pinçik hâliyle de. Son olarak Kırmızı Kedi Yayınları tam metni Aylin Kayapalı çevirisiyle bizlere sundu. Kitaplığınızda ona yer açın. Kitabı ilk kez otuz yıl önce okumuştum. Bu mesafeden bakınca nelerin değiştiğini fark etmek de başka türlü bir deneyim ki bunu da tavsiye ederim. Ayrıca yazan bir kadının anneliği hakkında ipuçları taşıyan eserin izdüşümünü çıkarırken, çocukların annelerine yazı yazdığı sırada gösterdikleri özeni kıskanmamak elde değil…

Demiryolu Çocukları Edith Nesbit Çeviren: Aylin Kayapalı Kırmızı Kedi Yayınları, 224 sayfa

Demiryolu Çocukları
Edith Nesbit
Çeviren: Aylin Kayapalı
Kırmızı Kedi Yayınları, 224 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz