İyi Kitap

Luca Bloom’un Sınıf Meydan Savaşı adlı kitabı, bir öğretmen ile öğrencisi arasında gelişen ve sonu şiddete varan gerilimli bir öykü anlatıyor. Yazarın bir gazete haberinden yola çıkarak kaleme aldığı roman, böyle bir savaşta kazanan taraf olmadığını gösteriyor bize.

Yankı ENKİ

Sınıf, hayatımızın önemli bir kısmını geçirdiğimiz bir yerdir. Liseyi bitirmek sadece okulu bitirmek değil, hayatımızın bir dönemini bitirmek anlamına gelir. Artık yeni, temiz bir sayfa açılacaktır önümüzde. Peki, ama kapattığımız sayfa ne kadar temizdir?

İNTİKAM ÖYKÜSÜ

Alman yazar Luca Bloom, okul ortamını gerçekçi bir dille ele aldığı Sınıf Meydan Savaşı adlı sürükleyici romanında temiz bir sayfa açmıyor önümüze. Öğretmen-öğrenci arasındaki ilişkiye dair olan kitap, sevgi, güven, bağlılık üzerine kurulu bir ilişkiyi değil, nefret ve intikam hırsıyla örülü bir ilişkiyi resmediyor. Öğretmen de olsa, öğrenci de olsa insanın içindeki güç arayışının, iktidar arzusunun nasıl sonuçlar doğurabileceği üzerine, şiddet ögesinin de eksik olmadığı sert bir öykü anlatıyor. Gazetede okuduğu, “Lise öğrencisi öğretmenini dövdü,” başlıklı bir haberin ardından bu romanı kaleme aldığını söyleyen Bloom’un böyle sert bir intikam öyküsü yazmasına şaşırmamak gerek.Kitaba adını veren meydan savaşı, çocukların eğitimine pek önem vermeyen, sadece ezbere dayalı bir eğitim anlayışı olan ve öğrenciler arasında pek de sevilmeyen öğretmen Bay Zinn ile okulun belalı tiplerinden David Mickner ya da herkesin andığı ismiyle “Mick” arasında geçiyor. Önce karşılıklı tavır ve sözlerle soğuk bir savaş başlıyor, ancak gerek öğretmenin gerekse öğrencinin tutumu bu gerilimi en sonunda kan dökülecek noktaya getiriyor.

PSİKOLOJİK GERİLİM

Yazar Luca Bloom, her iki kahramanına da eşit mesafede durarak anlatıyor öyküyü. Öğretmen Bay Zinn’in ya da öğrencisi Mick’in tarafını tuttuğunu söyleyemeyiz. Yazarın kendisinin de bir öğretmen olduğunu düşününce, kitap daha da ilginç bir hâl alıyor okur için. Kimseyi aklamaya ya da karalamaya çalışmıyor Bloom, daha ziyade şiddete yatkın insanın, hangi yaştan ve hangi sosyal sınıftan olursa olsun, başkalarının hayatını nasıl cehenneme çevirebileceğini gösteriyor. O nedenle, öğretmen-öğrenci arasındaki düşmanlığı anlatan bir kitapmış gibi görünse de, Sınıf Meydan Savaşı’nın aslında tamamen bireysel, psikolojik bir öykü anlattığını iddia etmek mümkün. Bay Zinn ve Mick gibi insanlar, ne yazık ki gerçek hayatta da karşımıza çıkabiliyorlar, hatta kitabın bize hatırlattığı gibi, bir öğretmenimiz ya da sınıftaki sıra arkadaşımız olarak tanıyabiliyoruz onları. Okulda olmasa, başka bir yerde savaş çıkaracak karakterler onlar. Ancak Bloom, okulun kendisi bir savaş meydanına döndüğünde, bu gerilime tanıklık edenlerin nasıl davrandığını da anlatıyor romanında. Aynı zamanda anlatıcımız olan Johannes, olayları dışarıdan gözlemleyerek anlatırken, birden kendisini Bay Zinn ile Mick arasındaki savaşın ortasında buluyor.Yaşanan olaylar hayat tecrübemize uzak olsa bile, romanı Johannes’le özdeşleşerek okuduğumuzda bizi huzursuz eden olayların ortasında buluyoruz kendimizi. Dehşetin çok uzak olmadığını hissediyoruz çünkü, Bay Zinn ve Mick gibi insanların ne kadar yakınımızda olduğunu tekrar tekrar düşündürüyor yazar. Bir gençlik romanı da olsa, bu kitaptan asıl ders çıkaracak olanlar öğretmenler. Ne de olsa her öğretmen bir zamanlar öğrenciydi. Yazarın bize olayları ağzından aktardığı Johannes de “tarafsız” bir öğrenci olduğu için, kitabı okurken buluşacağımız ortak payda öğrencilik olacaktır. Her savaşın olduğu gibi Bay Zinn ile Mick arasında geçen savaşın da bir sonu var. Görünürde kazanan ve kaybeden taraflar olsa da, asıl savaşın kendi içimizde olduğunu düşündürüyor Luca Bloom şu satırlarla: “Kimileri için okul bir savaş meydanı. Bazen öğrenciler birbirleriyle, bazen de öğretmenler ve öğrenciler düşman olarak karşılaşır burada. Kimileri yaralanır bu savaşta. Kimi yaraların izi durur hep, kimileri ise silikleşir. Çok az yara tamamen kaybolur.”

Sınıf Meydan Savaşı Luca Bloom Çeviren: Diman Muradoğlu On8 Kitap, 144 sayfa

Sınıf Meydan Savaşı
Luca Bloom
Çeviren: Diman Muradoğlu
On8 Kitap, 144 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1980’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi bölümünü bitirdikten sonra aynı üniversitede Kültürel İncelemeler yüksek lisans programında Gotik edebiyat üzerine hazırladığı teziyle master derecesini aldı. Gotik ve fantastik edebiyat hakkındaki yazıları Virgül, Özgür Edebiyat, Patika, Parşömen, Roman Kahramanları gibi dergilerde yayımlandı. Çeşitli yayınevlerinde editörlük ve yayın yönetmenliği yaptı. İyi Kitap, Sabitfikir, Remzi Kitap Gazetesi ve 221B gibi dergilerde yazarlık yapmaya devam ediyor.

Yorum yaz