İyi Kitap

Okullardaki geleneksel eğitim sisteminin 21. yüzyıl çocuklarının gereksinimlerine hangi ölçüde yanıt verdiği önemli bir tartışma konusu. Peki, ama geleneksel modele karşılık hangi alternatifler var? Farklı modelleri irdeleyen iki kitabı inceledik…

Ece ATAER

Gerek dünyada gerekse ülkemizde eğitim sistemi üzerinde sık sık yapılan değişiklikler “eğitim ve okul” kavramlarını yeniden sorgulamamıza neden oluyor. 21. yüzyılın okulları, gerçek dünyada sağlıklı ve başarılı bireyler yetiştirmeye elverişli mi? Geleneksel okullar ile ilgili rahatsızlıklar, aileleri ve eğitimcileri yeni arayışlara mı itiyor? Alternatif okullar bir seçenek oluşturuyor mu? Kime, niçin, nasıl eğitim verilmesi gerekir? Pegem Akademi, yayımladığı iki kitapla bu iki kavrama farklı açılardan bakmamızı sağlıyor.

HAYAT BOYU ÖĞRENME

Mustafa Bektaş ve M. Barış Horzum’un hazırladığı Otantik Öğrenme, bu yüzyılın okullarının çocuğa üst düzey becerileri kazandırmada yetersiz kaldığı görüşünü savunuyor. Çünkü çocuğa dört duvar arasında, sadece okul içinde verilen eğitim, gereken ihtiyacı karşılayamıyor. Kitapta, Dewey’nin “Eğitim, hayata hazırlık değil, hayatın bizzat kendisi olmalıdır,” düşüncesinden yola çıkılarak otantik okullar üzerinde duruluyor. “Aslına uygun ve eskiden beri sahip olduğu özellikleri sürdüren,” anlamını taşıyan “otantik” sözcüğünün öğrenmeyi nitelemek için kullanıldığı kitapta, okulların temel özellikleri şöyle sıralanmış: Özgün, orijinal, sahici ve güvenilir. Aslında otantik öğrenmenin strateji olarak eğitimde kullanılması yeni bir kavram değil. Usta-çırak ilişkisini anımsatıyor. Öğretmen usta, öğrenci ise çırak rolünde. Tek fark, bu yüzyılda öğrenci sayısı fazlalaştığı için stratejinin bir çırak yetiştirme programı gibiuygulanması. Amaç, bireyin doğrudan bir konuyu öğrenmesi değil, gerçek dünya problemlerine çözüm üretmesi. Öncelikle problem sahici olmalı ve birey, problemi ya da problemleri çözmek için konuyla ilgili gerekli bilgi ve becerileri edinmeli, araştırma ve sorgulama yapmalıdır. Analiz, sentez, tasarlama, kurgu ve değerlendirme gerektiren bu süreçte, mutlaka disiplinler arası ilişki beklenir. İhtiyaç duyuluyorsa dış çevre de bu sürece dâhil edilmeli ve ürün mutlaka sosyal ortam içinde paylaşılmalıdır. Doğru kaynak kullanımı ve yapılandırılmış destek, verimliliği artırma açısından önemlidir. Eleştirel ve yaratıcı düşünme, araştırma, iletişim, problem çözme, girişimcilik, karar verme gibi becerileri kazandırmayı temel alan etkinlikler tasarlamak ve uygulamak, otantik öğrenme için bir zorunluluktur. BAŞKA

BAŞKA TÜRLÜ BİR OKUL

Otantik öğrenme hayat boyu devam ettiğinden, hem eğitim kurumları içinde hem de dışında gerçekleşen bir süreç olması diğer modellere göre avantaj sağlıyor. Otantik öğrenme için gerekli tüm eğitim basamakları sağlıklı uygulandığında, gerçek dünyaya uyumlu insan yetiştirmek bu eğitim modeliyle mümkün görünüyor. İnayet Aydın tarafından hazırlanan Alternatif Okullar kitabında ise geleneksel okulların bu yüzyılda çocukların ihtiyaçlarına karşılık vermediği görüşünü savunanyazar bu düşünceden yola çıkarak “alternatif okul” kavramını sorguluyor. Batı’da her geçen gün, geleneksel modele göre daha aktif ve özgür eğitim veren Montessori, Waldorf, Paideia Okulları, Sözleşmeli, Mıknatıs ve Küçük Okullar yaygınlaşmakta. Geleneksel okul malumumuz. O halde, alternatif okul nedir? Kısaca, kamu sisteminin parçası olan okullarda başarısız olan öğrencileri, akademik olarak besleyip destekleyen diğer okullar olarak tanımlanabilir. Bu okullar, öğrencilerin farklılıklarını ve özel gereksinimlerini dikkate alır. Öğrenci sayısı azdır. Tüm okul sıkı ilişki içindedir ve bu da bireyin sosyalleşmesi bakımından önemlidir. Alternatif okullara devam eden öğrencilerin bireysel özellikleri dikkate alınır ve özel programlar düzenlenir. Bu okullar eşitlikçi bir anlayışa sahiptir. Aile ve toplum eğitimin içindedir. Toplumsal hizmet çalışmaları eğitimin bir parçasıdır. İyi tanımlanmış standartlar ve kurallar vardır. Bu da ölçme ve değerlendirmeyi sağlıklı kılar. Ve tabii sürekli bir denetim söz konusudur. Kitap, alternatif uygulamaları tek tek tanıtıyor; uygulandığı ülkeleri ve tercih edilme nedenlerini, sorunları ve sonuçlarını gözler önüne seriyor. Bunlardan biri, ev okulu uygulaması. Amerika’da 20 yıldır bazı idealist aileler devletin kanunlarına uymayarak çocuklarını evde eğitiyor. Montessori sistemi, doğumdan yetişkinliğe kadarki süreci kapsayan, doğal öğrenme eğilimine dayanan ve çocuğu kendi seçimleri ile öğrenme etkinliklerine davet eden bir model. Waldorf okullarındaysa amaç, çocuğun zihnini, vicdanını ve ellerini bütün olarak geliştirmek. Öğrencinin ne düşüneceği değil, nasıl ve ne zaman düşüneceği önemli. Sözleşmeli okullarda, okul yönetimi ile aile, çocuğu belli bir başarı düzeyine getirebilmek için farklı yöntemler dener. Çocuk başarılı olmazsa sözleşme feshedilir. Küçük okullar, az sayıda öğrenciyle sağlıklı bir eğitim yapılacağını savunan, çeşitli eğitim modellerinin denendiği okullardır. Mıknatıs okullarsa ırk ayrımcılığının önlenmesi için kurulmuştur. Özel bir tema ya da bir öğretim yöntemine dayalı birleştirilmiş bir programa sahiptirler. Her mıknatıs okul, özel bir eğitim felsefesini benimser. Çağımızda, giderek büyüyen eğitim sorunlarını çözmek için tüm ülkeler çeşitli eğitim reformları gerçekleştirmeye çalışıyor. Bu iki kitap, her çocuğun gereksinimlerine uygun okul ve eğitim koşullarını tanıtmak, farklı alternatiflerin varlığını göstermek açısından önemli birer kaynak niteliğinde.

Otantik Öğrenme M. Barış Horzum Mustafa Bektaş Pegem Akademi Yayıncılık 96 sayfa

Otantik Öğrenme
M. Barış Horzum
Mustafa Bektaş
Pegem Akademi Yayıncılık
96 sayfa

Alternatif Okullar İnayet Pehlivan Aydın Pegem Akademi Yayıncılık 175 sayfa

Alternatif Okullar
İnayet Pehlivan Aydın
Pegem Akademi Yayıncılık
175 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz