İyi Kitap

Herkes okula gitmek zorunda! İyi ama neden? Öğrencilik hayatına yeni adım atan Filo, okulun ilk günü bu sorunun yanıtını arıyor. Çocuklar için kaleme aldığı felsefe kitaplarıyla tanıdığımız Oscar Brenifier de Filo’nun öyküsünde bu güç sorunun yanıtı vermeye çalıyor.

Yıldıray KARAKİYA

Ben asla iyi bir öğrenci olmadım ama kesinlikle profesyonel bir öğrenciydim. Eğitim hayatımı elimden geldiğince uzun tuttum. Eğer ilkokula başladığım gün SSK primi ödemeye de başlasaydım, üniversite yaşantımı sonlandırmadan önce emekliliğe hak kazanır, kıdem tazminatıyla da kendime iş kurardım. Öğrenci olduğum (sonu gelmeyecekmiş gibi görünen) yıllar boyunca neden okula gitmek zorunda olduğumu, okulda öğrendiklerimin ne işe yarayacağını sorup durdum. Yine de okula gitmemezlik edemiyordum. Öyle ki, okulu kırdığım bazı günler dönüp zamanımı okul kütüphanesinde geçirdiğim bile olmuştur. Evet, hemen fark ettiniz, yakalanmamak konusunda özel bir beceriye sahiptim. Kahramanımız Filo içinse okulun ilk günü henüz. Benimki gibi bir “yakalanmama becerisi” edinmesine de, bu beceriyi geliştirmesine de çok zaman var yani. Buna rağmen aklı benimki kadar karışık Filo’nun. Daha okul kapısından içeri ilk adımını atmadan, eşik bekçisi gibi kapıda dikilen öğretmene sorduğu sorudan belli: “Söylesenize öğretmenim, neden okula gitmek zorundayım?” İlginçtir, öğretmen şaşırmıyor bu soruya. ayırmadığı oyuncağı Zof işi ele alıyor. “Madem öğretmen cevap vermiyor, soracak başkalarını bulalım,” diyor ve Filo’yu elinden tuttuğu gibi okula sürüklüyor. Oyuncaktaki iradeye bakın! Eh, oyuncak sağlam irade sergilerse ziller, merdivenler dile gelir. İlk olarak okul ziline soruyor sorusunu Filo: “Neden okula gitmek zorundayım?” Okul zili bu, kapı zili değil; ekipler amiri edasıyla yapıştırıyor cevabı: “Herkes okula gitmek zorunda, işte bu kadar.” Merdivenin derdi başka, topun işi gücü eğlenmek, oyuncaklar yeni arkadaş peşinde. Sandalyeye göre, onun gibi sessiz sedasız oturup uslu uslu dersi dinlemek için gidiyoruz okula. Hey, bir dakika! Yoksa bunlar okullarda karşımıza çıkan belli başlı karakterlerin, bu karakterlerden gelebilecek olası cevapların temsilleri mi? Öyle olmalı. Ayrıca Filo’nun aldığı her cevaba karşılık, söylediklerini eleştirel ve nesnel bir bakış açısıyla ele alıp yine Filo’nun yüzüne çarpan ve onu kendine karşı dürüst olmaya davet eden eşsiz oyuncak Zof ’a selam olsun! Takıldığımız tek konu kaldı: Kapıdaki öğretmen neden geçiştirdi ki bu çocuğun sorusunu? Niye doğru dürüst bir yanıt vermedi? Öğretmenlik bu mu? Bir saniye duralım, derin bir soluk alıp atarlanmaktan vazgeçelim; zira kitabın sonunda öğretmen ile Filo ve elbette Zof tekrar karşılaşıyorlar. Meğer öğretmen gün boyu Filo’nun sorusunu düşünmüş ve bir cevap hazırlamış: “Okula gitmek zorunda olmamızın nedeni aklımıza takılan soruları sormayı öğrenmek ve o soruların cevabını bulmaktır.” Evet, biliyorum, bu kitap Türkiye’de yazılmamış, bizim memlekette işler böyle yürümüyor ve bu kadar iyimserlik yerli bünyeye fazla. Olsun, ideal olan hakkında fikir sahibi olmaktan ne zarar gelebilir ki? Hem belki bu kitabı kırk kere okursak, bizim okullarda da soru sormak ve soruların cevabını bulmak gerçekten amaç olur. Şu yazıyı yazmak için döktüğüm terleri, daldığım düşünceleri sobada bir güzel yaktıktan sonra fark ettim ki okula neden gitmemiz gerektiğini hâlâ bilmiyorum. Tek başına bu durum bile okulu değerli kılıyor aslında. Ne de olsa, okulu kırdığım gün dönüp dolaşıp okula gitmenin ama yine de yakalanmamanın yolunu bulmamı sağladı bu soru, öyle değil mi?

Küçük Filozof Neden Okula Gitmek Zorundayım? Oscar Brenifier Resimleyen: Delphine Durand Çeviren: Müge Erel Tudem Yayınları, 28 sayfa

Küçük Filozof
Neden Okula Gitmek Zorundayım?
Oscar Brenifier
Resimleyen: Delphine Durand
Çeviren: Müge Erel
Tudem Yayınları, 28 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz