İyi Kitap

Sığırcıktan ve dedemden öğrendiğim…

İrlandalı yazar Gillian Perdue’nun uzun öyküsü Dostum Sığırcık, dokuz yaşındaki Adam’ın hayatını aile içi ilişkiler, okul ortamı ve akran zorbalığı üzerinden anlatan bir uzun öykü.

Şiirsel TAŞ

Halk dilinde “akran” karşılığı olarak kullanılan bir sözcük var: taydaş. Taydaş sadece yaş değil, meslek, toplumsal durum vb. açısından da birbirine eşit olanlardan her biri manasına geliyor. Taydaşların en fazla bir araya geldikleri ortam ise hiç şüphesiz okul. Okul çatısı altında gelişen taydaş ilişkilerinde türlü çeşit dinamikler var. Bunlardan biri de bizim “akran zorbalığı” dediğimiz, kendi içinde aslında bir oksimoron oluşturan tamlama. Zorbalığın olduğu bir ilişkide eşitlik ortadan kalkar zira. Bir kefede zorba, diğerinde kurban vardır ve kefeler dengede durmaz. İrlandalı yazar Gillian Perdue’nun uzun öyküsü Dostum Sığırcık, dokuz yaşındaki Adam’ın hayatını aile içi ilişkiler, okul ortamı ve akran zorbalığı üzerinden anlatan bir uzun öykü. Okur, Adam’ın yaşantısına huzurevinde kalan dedesi, işini kaybetmek üzere olmanın gerginliğini yaşayan annesi ve gece vardiyasında çalıştığı için birlikte pek vakit geçiremediği babasıyla tanışarak dâhil oluyor. Bir de Adam’a kol kanat geren kuzeni Danny var. Okulu bırakıp aşçı olmak istediği için bir meslek okulu kursuna devam eden, aynı zamanda bir lokantada çalışan on sekizindeki Danny, ailede ona belki de en fazla yaklaşabilen kişi. Peki ya sığırcık? Sığırcık bu öyküde tatlı bir esinti gibi. Kimi zaman yolda, kimi zaman okulda Adam’ın karşısına çıkıyor. Umut gibi bir şey sığırcık, bir görünüp bir kayboluyor. Ama ortalarda görünmediği anlarda dahi kendini hep hissettiriyor ve kendini en çaresiz hissettiği anda Adam’a içinde var olan gücü hatırlatıyor. Huzurevindeki büyükbabanın belleği geçmişte yaşıyor. O da zamanında akran zorbalığına maruz kalmış, yetmemiş, haksız yere müdürden dayak yemiş. Büyükbaba o gün hangi anı parçasına tutunmuşsa, torununu o anda kimin yerine koymuşsa, Adam hiç bozuntuya vermeden yaşlı adama bu “bellek yanılsaması oyunu”nda eşlik ediyor. Gillian Perdue, akran zorbalığını ele alırken, meseleye hem içeriden (Adam’ın gözünden) hem de dışarıdan (Adam’ın yakın çevresinin gözünden) bakarak, her bakış açısının kendince ürettiği çözümleri okura aktarmış. Dahası, bu dışarıdan bakışla getirilen çözüm önerilerinin kurban için gerçekten de bir çözüm olup olmayacağını öykü içerisinde Adam’ın perspektifinden sorgulamış. Adam’ın annesi örneğin, “Onu birazcık hırpaladıklarını biliyorum, ama Adam sertleşmek zorunda. Herkes biraz sataşmayla nasıl başa çıkacağını öğrenmeli,” sözleriyle ifade ediyor yaklaşımını; babasıysa, “Onlara kaybolmalarını söyle! Ya da daha iyisi kimsenin bakmadığı bir anda onlara çelme tak!” diyerek. Adam ise başlangıçta “En iyisi işime bakmak ve onların buna bir son vereceğini ummak,” diye düşünüyor. Çok sevdiği öğretmeninin dahi bu konuda kendisine yardım edebileceğine inanmadığı gibi, herhangi bir müdahalesinin daha da büyük felaketlere yol açacağından endişeleniyor. Danny ise sorunu kendine has yöntemlerle çözebileceğini düşünüyor. Kendilerinden daha güçlü birinin gözdağı vermesi, zorbaları sindirecektir ne de olsa. Danny’nin kız arkadaşı Linda’nınsa daha analitik bir yaklaşımı var. Zorbalığın çeteleşmeye giden bir yapı içinde nasıl serpildiğini açıklıyor: Bir elebaşı vardır, bir de işe koşulan, kabadayılık edip elebaşının ufak tefek işlerini gören ayakçılar. “Elebaşını bul ve kendini savun,” tavsiyesinde bulunuyor Adam’a, “büyük ihtimalle bunu sadece bir kez yapman gerekecek.” Dostum Sığırcık aşama aşama gerçekleşen bir dönüşüm sürecini anlatıyor. Adam’ın ne yapacağını bilemediği, bilip de uygulamaya cesaret edemediği, yüzleşme sırasında çark ettiği, zorbalara kızdığı, kendine kızdığı, öfkeyi içinde büyüttüğü, kimi zaman da sığırcıktan cesaret aldığı anları da içeren bir süreç bu. Gillian Perdue’nun bir başka kuşu değil de sığırcığı seçmesinin özel bir nedeni var mı bilmiyorum. Ama binlerce sığırcığın eşi benzerine rastlanmadık bir eşgüdüm içerisinde gökyüzünde raks etmesine denk geldiyseniz, ne demek istediğimi zaten anlarsanız. Denk gelmediyseniz de, akran zorbalığıyla ilgili söylenecek söze son noktayı koyabilecek güzellikte bir “taydaş olma hâli”ne hiç değilse bir fotoğrafla tanık olun istedik. İşte, aşağıda…

Dostum Sığırcık Gillian Perdue Çeviren: Şahika Tokel Yapı Kredi Yayınları, 148 sayfa

Dostum Sığırcık
Gillian Perdue
Çeviren: Şahika Tokel
Yapı Kredi Yayınları, 148 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz