İyi Kitap

Böyle canavara can kurban

Yark, klasikleşmeye aday o özel kitaplardan! Bir canavarın dönüşüm öyküsünü anlatan kitap, müthiş devler külliyatına, iyi çocukları mideye indirerek karnını doyurabilen, kötü çocuk yediğinde mide fesadına uğrayan, hem zalim hem de yufka yürekli bir canavar ekliyor.

Pelin ÖZER

Şiirin, zarafetin, düşüncenin, ironi ve kara mizahın kendine uygun toprağı bulduğu edebiyat yapıtları, işin içine bir de zıtlıkların iç içeliği girince, sanki üzerlerine fener tutulmuş gibi parıldıyor. Üstelik feneri tutanın, kendisinden memnun oluşunun halesiyle parlamadığı durumlarda okurlar, kapağı kapatmış dalıp giderken, içlerinden, “Güzelliği de burada işte,” diye geçiriyorlar. Yazan kişi, belagatten “yıldızlı pekiyi”yle geçmişse, bir de üstüne, zıtlık bilgisinden yola çıkarak, ondan güç alarak vurgunun dozunu ayarlamayı başarmışsa, ışık daha da güçlü aydınlatıyor zifiri kalmış şeyleri. Sadece mekânları değil, algıları, duyguları ve kaskatı kesilmiş pek çok düşünceyi de… Öyle ki bir gençlik kitabı, büyüklere de aynı oranda metafor şenliği, zenginliği sunmakla kalmıyor, siyasal gündemden fantastik mevzulara, Nietzsche’den unutulmaz beyazperde diyaloglarına ve dizelere dek pek çok hatıra ipucu, derinlik veriyor. Hangi yaş grubuna hitap ettiği fark etmiyor böylesi kitapların. Zira büyükler de epey meraklıdır kendilerinden esirgenen şeylerin üzerine bilhassa gitmeye. İlkgençlikte okunmuş kitapları hatırlamaya çalışalım; elbette çoğumuzun gözlerinin önünde kimi çok duygusal kimi çok didaktik, iyi, kötü, eh işte diyebileceği pek çok kitap geçit töreni yapar. Sağlama yapmaksa aslında çok kolay; insan, olgunluğa yaklaşırken, o her şeyi bildiğini varsayarak ahkâm kestiği ukala ve hafif ayarı bozuk gençlikten uzaklaşıp olabildiğince sakinleşmiş, hiç değilse dozunu daha iyi ayarlayabildiği bir okurluğa terfi ettiğinde birkaç kitap öne çıkar ve kütüphanede, yıpranmış baskısıyla sık sık ele alındığından, tozlanmadan kalmayı başarır. Onlar, bir bakıma, büyümekte olan çocukları bekleyen, taşındıklarında belki beraberlerinde götürüp kendi çocuklarına devretmek isteyecekleri kitaplardır.

ÖDÜLLÜ CANAVAR

2014’te çocuklar tarafından verilen Kilalu Ödülü’ne değer görülen ve edebiyatseverleri olduğu kadar, sürükleyici bir maceranın peşine düşmek isteyen her yaştan okuru da avcunun içine alan Yark, birkaç kuşağa devredilebilecek böylesi kitaplardan. Büyülü Fener etiketiyle yayımlanmış kitap; bir canavarın değişim hikâyesini anlatırken, öylesine çarpıcı zıtlıklarla, zekice darbelerle ve duygusallık dozunda bile işi zalimliğe vardırarak öylesine deşiyor ki okuyanı; gülmekten kırılsa mı, öfkeden çatlasa mı, yoksa oturup bir güzel ağlasa mı, bilemiyor zavallı muhatap. Resimlerin metne layığıyla pek güzel eşlik ettiği bu kitabın marifeti, müthiş devler külliyatına, sadece iyi çocukları mideye indirerek karnını doyurabilen, kötü çocuk yediğinde mide fesadına uğrayan, zalim ama bir o kadar da yufka yürekli yepyeni bir karakter eklemesi. Sadece bu da değil; canavarını, azametinden tek porsiyon eksiltmeden, ne yazık ki yeryüzünde kontenjanı son zamanlarda bir hayli dolup taşmış katıksız kötülükten çekip alıyor ve aşk mucizesiyle, sevgi dolu, yaratıcı ve yardımsever iyiliğe terfi ettiriyor. Ve bunu kahramanına ders vererek değil de kaçınılmaz bir kader gibi yaşatıyor. Bertrand Santini’nin bir çağa, bir zaman dilimine vurgu yapmadığı hâlde aynı zamanda epeyce zamane olabilmesi belagatindeki sağlamlıktan olduğu kadar, kıvrak geçişlerinden, manevra kabiliyetinden ve yazarken hem kılı kırk yarıp hem de epeyce eğlenmesinden kaynaklanıyor olsa gerek. Öğreten adam olmadan nasıl avcunun içine alabilirdi başka türlü o zalim yaramazları. Hani, çocuklar, gençler pek de meraklı değillerdir ya kendilerini sorgulamaya, zalimlikleriyle yüzleşmeye… Ama işte bir yazar gelir, John Locke’un 1693’te altına imza attığı şu cümleyi alıp kitabının başına nakşeder ve insan yavrusunun değişmez sanılan yazgısını aşk marifetiyle nasıl tek hamlede alt edeceğinin sürükleyici macerasını bir solukta, gözünün yaşına bakmadan yazıp fırlatıverir canavarca: “Çocuklarda çok sık gözlemlediğim bir davranış, güçlerinin yettiği bütün zavallı yaratıklara eziyet etmeye yatkın olmalarıdır.”

Yark Bertrand Santini Resimleyen: Laurent Gapaillard Çeviren: Siren İdemen Büyülü Fener Yayınları, 76 sayfa

Yark
Bertrand Santini
Resimleyen: Laurent Gapaillard
Çeviren: Siren İdemen
Büyülü Fener Yayınları, 76 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz