İyi Kitap

Çocukluğum, Cin Ali ve oğlum

Orta yaş kuşağının belleğinde ilkokul çağının kült kitapları olarak iz bırakmıştır Cin Ali serisi. Anadolu’da ilkokul öğretmenliği yapmış olan Rasim Kaygusuz’un yarattığı bu kahraman, serinin tıpkıbasımı sayesinde 1970’li yıllardan bugüne ulaşıp çocuklarımızla buluşuyor.

Erdal ATEŞ

Okulu seven biri ol(a)- madım. Olmayınca olmuyor işte. Mustafa Kemal İlkokulu’na başladığım yıl aklım fikrim okul dışındaki hayattaydı. Hoş, sonraki yıllarda da bu durum çok değişmedi. Bir kitapta okuduğum –ve tam olarak hatırlayamadığım– şu sözler ne kadar etkileyiciydi: “O kalın matematik kitaplarındaki aptal bilgileri değil, ateş yakmayı öğret bana…” Ben de ateş yakmayı öğrenmek isteyenlerden(d)im. İlkokul yıllarım hüzün doluydu. İçime kapanıktım. Yaptığım ve sevdiğim tek şey resimdi. Bugün de aynı şey geçerli. İlkokul yıllarıma dönüp baktığımda bana hoş gelen şeyler yok muydu? Elbette vardı. Bunlardan birisi de Cin Ali kitaplarıydı. Kitabın yazarı, öğretmen Rasim Kaygusuz’du. Okulumuzdaki müdür yardımcısının adı ise Ali Kaygusuz… Yıllar sonra, yazarın kızından müdürümüzün amcası olduğunu öğrenecektim. Yazar okulumuza da gelmiştir belki. SAHAFTA BİR CİN ALİ Cin Ali kitapları neden yakın geliyordu bana? Sanırım bu kitaplar bizdendi. Hele o resimler!.. O güne değin böylesini görmemiştim. Cin Ali kitaplarını sevmem okulda başarılı bir öğrenci yapmadı beni. Başarılı olmak gibi bir çabam ve isteğim yoktu. Kitaplardaki küçük öyküler bana çekici geliyordu. Çoğu okul dışındaki hayatla ilgiliydi. Kitapların kahramanı Cin Ali de ilgilendirmiyordu beni. Yakınlık duymuyordum bu “cin gibi” çocuğa. O çalışkan, uyumlu bir çocuktu. Bense tam tersi. Beni Cin Ali’nin atı, arabası, topu, topacı, kuzusu ile yaptıkları çekiyordu. Ben de okul dışında buna benzer şeylerle oynayarak zaman geçiriyordum. Ama Cin Ali gibi uslu uslu değil. Daha vahşice! Yıllar sonra da Cin Ali kitaplarına duyduğum yakınlık azalmak şöyle dursun, daha da çoğaldı. Bir gün sahafta iki Cin Ali kitabı buldum. Yüklü bir para ödedim. Meğer bu kitaplar altın değerindeymiş artık. Bulunmuyormuş. Bulunsa da ateş pahasına satılıyormuş. Kitapların kapakları biraz yırtılmış, iç sayfalarına yazılıp çizilmişti. Bunlar bana küçük bir çocuğun minicik ellerinin sıcaklığını duyumsatıyordu. Bu kitapları oğlum Rengim’in ulaşamayacağı bir yere sakladım. Oğlumun envai çeşit çocuk kitabı vardı. O rengârenk büyüleyici kitapların yanında Cin Ali kitapları sönük kalırdı. Daha doğrusu oğlumun böyle düşüneceğini ve hissedeceğini sanıyordum. Bir gün kıymetli Cin Ali kitaplarımı çıkardım. “Rengim,” dedim. “İşte bunlar da benim çocukluğumun kitapları.” Eline aldı kitapları. “Bunların kapağını kim yırttı?” diye sordu. Yalan söyledim. “Ben yırttım,” dedim. Güldü. “Baban kızdı mı?” dedi. “Kızdı,” dedim bir suçlu gibi büzüşerek. Çok hoşuna gitti yaramazlığım belli ki. Ağız dolusu güldü. Kitapları aldı, kaçırdı. Kitaplar çok kirliydi. Onları bu yüzden Rengim’e vermek istemiyordum. Belki de içten içe, bu yorgun kitapların darmadağın olmasından korkuyordum. Bilmiyorum. O günden sonra gittiğim sahaflara Cin Ali kitaplarını sordum hep. Rengim’i sevindirmek istiyordum başka kitaplarla. Ne yazık ki bulamadım. Derken bir gün, yıllar sonra Cin Ali kitaplarının tıpkıbasımı yapıldı Yayınevine kitaplardan edinmek için gittim. Yolda giderken kafamda kitapların yazarı ve illüstratörü vardı. Vardığımda sanki beni onlar karşılayacaktı. Çocuksu bir heyecan vardı içimde. Yayınevine kendim için mi, yoksa oğlum için mi gidiyordum? Sanırım ikimiz için de. Rengim’e alacaktım bu kitapları. Ben de özlem giderecektim. Oğlum kitapları görünce çok sevindi. Havalara uçtu. Geceleri onun seçtiği iki kitabı annesi okuyor. Öyle uyuyor. Sabahları da ben iki kitap okuyorum oğluma. Bir keresinde, işim olduğu için hızlıca bitirmek istedim. Bir sayfayı atladım. Anladı. “Orayı da oku,” dedi. Yüzü başka tarafa dönüktü. Ona rağmen anladı. Öykünün akışını belleğine kazımış gibiydi. Kitaplardaki bazı yerlere her defasında gülüyor. Güldüğü yerler daha çok görsel anlatılar. İllüstrasyonları çok seviyor. Ne kadar ilginç! Çocukluğumda okuduğum, baktığım kitaplarla oğlumun da tanışması ve onları sevmesi… Biliyorum, o da büyüdüğünde unut(a)mayacak bu sevimli kitapları. Belki o da kendi çocuğuna/ çocuklarına okuyacak Cin Ali kitaplarını. Kim bilir…

Cin Ali Serisi Rasim Kaygusuz Resimleyen: Selçuk Seymen Cin Ali Yayınları 10 kitap – 160 sayfa

Cin Ali Serisi
Rasim Kaygusuz
Resimleyen: Selçuk Seymen
Cin Ali Yayınları
10 kitap – 160 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz