İyi Kitap

Kaplumbağanın sırtındaki dünya

Fantastik edebiyatın üretken yazarlarından Terry Pratchett’ın Diskdünya külliyatının ilk iki kitabı Büyünün Rengi ve Fantastik Işık, Delidolu baskısıyla raflarda… Sınırsız bir hayalgücüyle şekillenen Diskdünya’nın hiç eskimeyeceği besbelli…

Yankı ENKİ

Fantastik edebiyatın en önemli ve üretken yazarlarından biri olan ve Türkçeye de çevrilmiş birçok eseri bulunan Terry Pratchett’ın ünlü Diskdünya serisi okurlarla yeniden buluşuyor. Bugünlerde İngiltere’de serinin 41. kitabı beklenirken, ilk iki roman Büyünün Rengi ve Fantastik Işık, Delidolu etiketiyle raflara çıkıyor. Diskdünya, 1980’li yıllarda fantastik edebiyat dünyasına bomba gibi düşmüş, her yaştan okura hitap edebilmeyi başarabilmiş, eğlenceli, sürükleyici bir seri. Hem gençlerin hem de yetişkinlerin zevkle okuyabileceği romanlara imza atmak her yazarın ulaşabileceği bir başarı değil. Fantastik edebiyatta bunu başarabilen Neil Gaiman ve Jim Butcher gibi yazarların yanında, Terry Pratchett da uzun soluklu bir serinin mimarı olarak öne çıkıyor. İlk iki romanın okurla aynı zamanda buluşması da önemli, çünkü ikinci roman Fantastik Işık, tam da ilk kitap Büyünün Rengi’nin bıraktığı yerden devam ediyor öyküye. Büyünün Rengi ve Fantastik Işık’ın tek bir roman gibi okunabileceğini belirtelim.

FANTASTİK ŞÖLEN

Diskdünya, sınırsız bir hayalgücüne sahne oluyor. Pratchett’ın hayal dünyasının ne kadar zengin olduğunu gösterirken, diğer yandan yazarın mizah unsurlarıyla süslü ama bir o kadar da derin meselelere eğilen, yaratıcı bir kalemi olduğunu da kanıtlıyor. Büyüler, ejderhalar, kılıç dövüşleri, sihirli varlıklar, yaratıklar, canavarlar, konuşan ağaçlar, troller, gizemli tanrılar gibi, bir fantastik edebiyat okurunun aklına gelebilecek her türlü unsur var Diskdünya’da ama bu unsurlar akla hayale gelemeyecek detaylarla süslü. Kendine has bir mitolojisi de var bu dünyanın. J. R. R. Tolkien ve Ursula K. Le Guin gibi usta yazarların eserlerinde sıklıkla karşılaştığımız, fantastik edebiyatın olmazsa olmazı yolculuk teması ilk iki romanın omurgasını oluşturuyor. Aslında Terry Pratchett’ın Diskdünya’yı yazarken birçok mitolojik öyküden, fantastik edebiyatın diğer yazar ve eserlerinden ilham aldığını ya da göndermeler yaptığını görmek mümkün. Bu nedenle bu göndermeleri, esinlenmeleri keşfedecek olan okurlar büyük olasılıkla Diskdünya’nın daha çok tadını çıkaracaktır. Bir kaplumbağanın üzerindeki dört filin sırtladığı bir diskten oluşuyor bu dünya. Bir haftasında sekiz gün, ışık spektrumunda sekiz renk olan bu dünyada sekiz, sihirli ve gizemli bir sayı. Bu kutsal sayının ağza bile alınmaması gerekiyor. Spektrumdaki sekizinci renk de aynı şekilde sihirli. İşte ilk romana adını veren rengin, büyünün renginin gizemi de burada saklı.İlk sayfasından itibaren bir macera fırtınasına dönüşen öykümüz, iki başkahramanımızdan biri olan İkiçiçek’in, Ankh-Morpork adlı ikiz şehre gelmesiyle başlıyor. Oldukça meraklı, iyi niyetli ve saf biri olan İkiçiçek’in, aslında Diskdünya’nın ilk turisti olduğunu öğreniyoruz. Elbette her turist gibi onun da bir rehbere ihtiyacı var ve bu şanslı kahramanımız da Rincewind adlı heyecanlı, uçuk ve okuldan atılmış başarısız bir sihirbaz. Rincewind, hiç görmediği kadar altına sahip olan ve yeni geldiği bu şehirde ne kadar zengin olduğunun farkına varmayıp adeta çevresine para saçan İkiçiçek’in bir ahmak olduğunu düşünse de, rehberliğini yapmaktan geri kalmıyor ve bu ikili birlikte sürükleyici maceralara atılıyor, daha doğrusu birer mıknatıs gibi tehlikeleri üzerlerine çekiyorlar. Her macerada yanlarında olan ilginç bir kahramanımız daha var: sayısız ayağı olan gizemli bir sandık. Diskdünya’daki filozoflar Büyük A’Tuin adlı kaplumbağanın nereye gittiğini tartışırken, kimileri de onun çiftleşip yeni diskdünyalar yaratıp yaratmayacağını merak ediyor. Bir de geleceği değiştirmek isteyen ve Rincewind’in peşine düşmek için oldukça geçerli bir sebebi olan sihirbazlar var. İşte bu meselenin, kahramanlarımızın macera dolu yolculuklarının kaderiyle ilgili olduğunu görüyoruz sayfalar ilerledikçe. Başarısız bir sihirbaz olan Rincewind’in neden başarısız olduğu ilk iki romanın da ana temalarında biri aslında. Sekiz büyük büyünün yer aldığı kitaba bakarken, büyülerden biri çıkıp Rincewind’in zihnine yerleşiyor.Ancak Rincewind bu büyünün ne olduğunu bilmiyor, çünkü kullanmadıkça bilemeyeceği, korkutucu ve gizemli bir büyü bu. Zihni bu büyüyle kaplıyken başka sihirleri, büyüleri de yapamıyor Rincewind, o yüzden de başarısız bir sihirbaz olarak tanınıyor. Büyünün Rengi’ni okurken, kahramanlarımızı nasıl bir sonun beklediğini öğrenmenin heyecanından kaçınmak mümkün değil. Macera boyunca, ölümden hep kıl payı kurtulan Rincewind’in ve yoldaşının içine düştüğü tehlikeli durumları dengeleyen saf bir kahraman olan İkiçiçek’in romanın finalinde neyle ya da kimle yüzleşeceği, okur için büyük bir sürpriz olacak.

EVE DÖNÜŞ…

Öykümüz, bu sürprizin ardından ikinci romanda hızla ve sürükleyici bir şekilde kaldığı yerden devam ediyor. Rincewind, sahip olduğu ama kullanmadığı büyüyü keşfedip kullanacak mı? Okurun cevabını en çok merak edeceği soru bu olacak herhalde. Diskdünya’yı sırtında taşıyan kaplumbağanın nereye gittiğini çözmeye çalışanlar sorularının cevabını bulabilecek mi? İkiçiçek, yoldaşıyla ve gizemli kutusuyla maceralarına devam mı edecek, yoksa geldiği yere geri mi dönecek? Rincewind atıldığı okula geri dönüp yeni büyüler öğrenebilecek mi? İşte Fantastik Işık tüm bu soruların cevaplarıyla baş başa bırakıyor okuru ve serinin üçüncü kitabı için de iştah kabartıyor. Fantastik Işık’ın sona erdiği noktada, Pratchett’ın yolculuk temasını oldukça derinlikli bir şekilde işlediğine şahit oluyoruz. Her yolculukta olduğu gibi, önemli olanın “eve dönmek” olduğunu hatırlatıyor bize yazar: “Hatırlayacak çok şeyin olmasında asıl önemli olan, daha sonra onları hatırlayabileceğin bir yere gitmek… Evine dönene kadar gerçekte hiçbir yere gitmemiş oluyorsun.”

Büyünün Rengi Terry Pratchett Çeviren: Niran Elçi Delidolu Yayınları, 240 sayfa

Büyünün Rengi
Terry Pratchett
Çeviren: Niran Elçi
Delidolu Yayınları, 240 sayfa

Fantastik Işık Terry Pratchett Çeviren: Niran Elçi Delidolu Yayınları, 240 sayfa

Fantastik Işık
Terry Pratchett
Çeviren: Niran Elçi
Delidolu Yayınları, 240 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1980’de İstanbul’da doğdu. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Ekonomi bölümünü bitirdikten sonra aynı üniversitede Kültürel İncelemeler yüksek lisans programında Gotik edebiyat üzerine hazırladığı teziyle master derecesini aldı. Gotik ve fantastik edebiyat hakkındaki yazıları Virgül, Özgür Edebiyat, Patika, Parşömen, Roman Kahramanları gibi dergilerde yayımlandı. Çeşitli yayınevlerinde editörlük ve yayın yönetmenliği yaptı. İyi Kitap, Sabitfikir, Remzi Kitap Gazetesi ve 221B gibi dergilerde yazarlık yapmaya devam ediyor.

Yorum yaz