İyi Kitap

Paylaştıkça güzel!

Rachel Bright’ın Sevgi Canavarı, her ölümlünün hayatında defalarca karşılaştığı ikilemi yaşıyor. Kolay verilebilecek bir karar değil, söz konusu olan bir kutu çikolata! Her yaştan herkese önemli şeyler söyleyen bir kitapla karşı karşıyayız. Dikkat, itiraf zamanı!

Didem ÜNAL BİÇİCİOĞLU

Sevgi Canavarı ve Son Çikolata, “bencilliğin hiç de iyi bir şey olmadığını” anlatan kitaplardan. Paylaşmak güzeldir; sahiplenmenin ötesinde bir haz verir; arkadaşlar önemlidir; hatta onlar için fedakârlık da yapmak gerekir. Ancak doğrusunu söylemek gerekirse, Sevgi Canavarı’nın durumuna (ikilemine) şahsen düşmüşlüğüm çoktur. Yanlış karar vermişliğim de olmuştur. Ama kaç kişi bu tür ikilemlerden sağ salim çıkmayı kolaylıkla başarabilir ki? Bu uğurda, uzun ruhsal yolculuklardan, tekâmüllerden, felsefi/ dinsel öğretilerden, olgunlaşmadan söz ederken, bencillikten uzaklaşmanın yollarını ararken, empatiden bahsederken, diğerkâmlığı önemserken… Sevgi Canavarı çıkıp her şeyi bir çırpıda özetleyiveriyor neredeyse. Koskoca bir felsefeyi, bir resimli öykü kitabına sığdırıveriyor. Üstelik her şeyi “çocuğa anlatır gibi” anlatıyor. Arada bir kendi kendimize de okusak ya da kimi yakınlarımıza, hiç fena olmaz… Yetişkinlerden başladım ama dört yaşındaki kızımın bayıldığı, hem konusunu sevdiği hem çizimlerine çok güldüğü bir kitap Sevgi Canavarı ve Son Çikolata. Aslında kahramanımızı önceden tanıyoruz. Kitapçılarda bu güzel kitabın yanında Sevgi Canavarı ile Sevgi Canavarı ve Mükemmel Hediye de durmakta! Canavarımız, bu kitaptaki kendi küçük evreninde, aslında dünyanın ortak meselesine el atıyor. Bencilliğin, insanın iç dünyasında yüz yüze gelebileceği en karanlık, en ham, en derin hâlini, alabildiğine sevimli bir üslupla ifade ediyor.

NE ŞİŞ YANSIN NE KEBAP!

Patlak gözlü, kısa boylu, sivri dişli, seyrek tüylü canavarımız tatilden döndüğü gün evinin kapısında bir kutu çikolata bulur. Bunun sevinciyle hayallere dalar. (Kutuda hangi çikolataların olabileceğini hayal ettiği sahne, çok kişinin ağzını sulandıracak ve şekerleme dünyasının yaratıcılığına yaratıcılık katacak gibi görünmekte.) İlk andaki mutluluk sarhoşluğu geçip de yavaş yavaş kendine gelmeye başladığı sırada, canavarımız arkadaşlarını anımsıyor. Şimdi çikolatayı paylaşması gerekecek! İşte en kritik sorular: Ya herkese yetecek kadar yoksa? Ya en sevdiğimi başkası yutarsa? Ya bana kalmazsa? Ya da en kötüsü, bana kala kala en sevmediğim kalırsa? (Herkes bilirmiş ki meğer, canavarlar kahveli çikolatadan nefret edermiş!) Bu ikilemden iç dünyamıza ışık tutan harika bir sonuçla çıkar canavar: Hiç kimse üzülmesin diye kutuyu saklayıp çikolataların hepsini evde kendi yiyecektir; bunun herkes için en iyisi olacağını düşünür. Sonra yine o tanıdık duygu, o huzursuzluk kaplar içini, arkadaşları aklına gelir. Nihayet razı olur kaderine. En sevdiği çilekli çikolatadan bile vazgeçer, kutuyu hiç açmadan koşturur yanlarına. Ve hayat (aslında arkadaşları) ona en güzel cevabı verir: “Seni öyle özledik ki, sen tatildeyken bu kutudaki son çikolatayı sana ayırdık!” (Hani sevdiklerimizin, “Sen yokken boğazımızdan geçmedi,” dediği şey,) Kutuda bir tanecik çikolata vardır, o da Sevgi Canavarı’nın en sevdiği, çilekli olandır! Özlü söz de bu anda gelir: Bazen diğerlerini düşünmeyi unuttuğunuzda, onların sizi ne kadar düşündüğünü fark edersiniz. Rachel Bright’ın bencillik, paylaşma ve fedakârlık gibi kavramları yetişkinlere de pek cazip gelecek “çikolata” üstünden anlatması manidar olmuş. Yediden yetmişe herkese bir şeyler söyleyen ve her yaştan okuru gülümsetebilme kapasitesine sahip bu kitap için The Guardian’ın yorumuna katılmamak imkânsız: “Sevgi Canavarı gerçekten de türünün en iyilerinden.”

Sevgi Canavarı ve Son Çikolata Rachel Bright Çeviren: Meltem Özdemir 1001 Çiçek Kitaplar, 36 sayfa

Sevgi Canavarı ve Son Çikolata
Rachel Bright
Çeviren: Meltem Özdemir
1001 Çiçek Kitaplar, 36 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz