İyi Kitap

Çocukça düşler fuarı: Bolonya

Çocuk kitaplarına ilgi duyan herkes için sihirli bir çekiciliği vardır Bolonya Çocuk Kitapları Fuarı’nın. 2015 yılı fuarın ellinci, Alice’in Harikalar Diyarı’na gidişininse 150. yıldönümüydü. Biz de çocuk kitaplarının “Harikalar Diyarı”na bir göz atalım dedik…

Doğan GÜNDÜZ

Bolonya Çocuk Kitapları Fuarı ilk kez 4 Nisan 1964 tarihinde açılmış. İki yıl sonraki fuarda illüstrasyon ödülü verilmiş, 1967 yılındaysa illüstrasyon sergisi yapılmış. Bu iki adım Bob Noorda, Maurice Sendak, Bruno Munari gibi ünlü çizerlerin de fuara katılmasını sağlamış. Fuar bugün çocuk kitapları üzerine çalışan çizerlerin, yazarların, editörlerin, uzmanların, yayıncıların, ajansların bir araya gelerek kitaplarını, projelerini, deneyimlerini paylaştıkları, tanışıp bağlantı kurdukları, yayın haklarını alıp sattıkları önemli bir buluşma yerine dönüşmüş durumda. Bolonya fuarının heyecanı sadece fuar alanıyla da sınırlı kalmıyor; çağlayıp, yüzlerce yıllık binaların korunageldiği şehir merkezine, kitapçılara, kütüphanelere de taşıyor. 30 Mart – 2 Nisan tarihleri arasında gerçekleştirilen fuar açısından 2015 yılı, gerek çocuk kitapları için verilen ödüllerin 50. yılı olması, gerekse Alice Harikalar Diyarında kitabının yayımlanışının 150. yıldönümüne denk gelmesi nedeniyle özel bir yıldı. Fuarın giriş yoluna serilmiş, üzerinde Alice’in içine düştüğü “Harikalar Diyarı”nı yöneten Kupa Kraliçesi’nin resmedildiği kırmızı halı, fuarın harikalar diyarına götürüyor ziyaretçileri. İçeriye girer girmez illüstratörlerin iletişim bilgilerinin, portfolyolarının, çalışmalarından küçük örneklerin asıldığı uzunca birkaç pano karşılıyor bizi. İrili ufaklı, rengârenk, yüzlerce, belki de binlerce not, resim, kartvizit yan yana izleyicilere göz kırpıyor. Ziyaretçilerin kimisi beğendiği için, kimisi fuar hatırası olarak, bir kısmı da gerçekten çizeriyle bir çalışma yapma düşüncesiyle topluyor kartları. Bu panoların karşı sırasında fuarın 50 yıllık ödül tarihi içinde seçilen kitapların yer aldığı “sihirli” bir sergi vitrini var. Sihri de yazarların, çizerlerin, editörlerin, yayıncıların, akademisyenlerin, fuar organizatörlerinin bunca yıllık emeğini, çabasını, heyecanını derleyip bugüne taşımasında gizli. Yetmişten fazla ülkenin, 1200’ü aşan yayıncının katıldığı fuar, Babil Kulesi gibi her dilden her kültürden insanı bir araya toplamış. Ancak Babil’in tersine burada insanların anlaşabildiği, heyecanlarını paylaşabildiği ortak bir dil var: çocuk kitapları.

KİTAPLAR VE TOHUMLAR

Mayıs ayında Milano’da yapılacak olacak Expo 2015 adlı uluslararası serginin “Dünyayı Doyurmak, Yaşam İçin Enerji” başlıklı teması, Bolonya Kitap Fuarı’nda da “Kitaplar ve Tohumlar” bölümüyle yansımasını bulmuş. Burada doyurmak sözcüğü sadece karnın doymasını değil, aynı zamanda kültürel bir doygunluğu, tüm yiyecek ve kitaplara eşit ulaşabilme hakkını da kapsıyor. Tam da bu doğrultuda Frigo Vide (Boş Buzdolabı) kitabına “Kitaplar ve Tohumlar” ödülü verildi. Gaëtan Dorémus tarafından yazılıp çizilen bu kitap, aynı apartmandaki komşuların buzdolabında kalan birer parça yiyeceği bir araya getirip, herkesin karnını doyurabileceği nefis bir tarta dönüştürmelerini anlatıyor. Tabii diğer apartmanlarda da aynı şey yapılınca her yere yayılan bir şehir sofrası kuruluyor. Doremus bu kitabı yazıp çizerken Türkiye’deki Gezi olayları sırasında kurulan uçsuz bucaksız sokak ve meydan sofralarını görmüş müdür bilinmez ama anlattığı böylesi güzel bir hikâye. Bu yıl fuarın onur konuğu Hırvatistan’dı. Tanıtım broşüründe “Slav mitolojisine göre suyun bitkinliği alıp götüren, dirilten ve görüşü keskinleştiren bir özelliğe sahip olduğu, çocuk hikâyelerindeki anlatımlarda da özel bir içtenlik sağladığı, anlatıcı ile dinleyenin ruhları arasında ömür boyu sürecek bir birliktelik oluşturduğu,” belirtiliyor. Bu yaklaşımla Hırvatistan’ın teması “Denizlerde Yaşamak, Hikâyelerde Yaşamak” olarak seçilmiş. Fuarın en güzel bölümlerinden biri de çizerlerin sergileri. Ünlü isimlerden sanat okulu öğrencilerine, illüstratörlerden bu alana yeni adım atan sanatçılara, 60 ülkeden 3000 adayın 15.000 eseri arasından 300’ü, ünlü çizer Svjetlan Junaković ve Charles Kim’in de yer aldığı jüri tarafından seçilerek sergilendi. Catarina Sobral’ın “Deniz Kızı ve Âşık Devler” sergisi, 2014 yılında H. C. Andersen ödülünü kazanan ve bu yılın illüstrasyon kataloğunun kapağında resmi yer alan Brezilyalı çizer Roger Mello’nun sergisi, yazısız kitap diye de adlandırabileceğimiz “Silent Book” sergileri, ziyaretçilerin en çok uğradığı yerler arasındaydı. Japon çizer Yoko Imoto’nun “Teşekkürler Bolonya” adlı sergisiyse, insanı tatlı düşlere çağıran sakin bir köşe olarak fuara renk kattı. Hırvatistan’ın 150 yıllık illüstrasyon tarihini gösteren “Çocukluğun Derin Suları ve Limanları” başlıklı sergi de fuarda özel bir yer tutuyordu. Bolonya Çocuk Kitapları Fuarı’nda çocuk kitabı üretimini teşvik etmek amacıyla birçok ödül veriliyor. Bu yıl 42 ülkeden toplam 1250 eser başvurmuş. Kurgu dalındaki ödül, Lizi Boyd’un The Flashlight (El Feneri) adlı kitabına verildi. Kitabın, küçük bir çocuğun korkularına ağır basan merakını anlatan sade ama çınlayan bir hikâyesi olduğunu belirten jüri, kitabı görsel bir şiir olarak değerlendirdi. Kurgu dışı kitap dalındaki ödülü ise Anne-Margot Ramstein’ın yazdığı, Matthias Aregui’nin resimlediği Avant Après (Önce Sonra) adlı kitap aldı. Jürinin kitapla ilgili yorumu, “Akıp giden zamanın hoş yöntemlerle zekice resmedildiği” şeklindeydi. “Yeni Ufuklar” dalındaki ödülü Ruth Kaufman ile Raquel Franco’nun yazıp Diego Bianki’nin resimlediği, alfabenin harflerini fiil merkezli anlatan Abecedario adlı kitap aldı. “İlk Eser” ödülü ise Portekiz’den Maria Ana Peixe Dias ve Inês Teixeira do Rosário’nun ortak çalışması olan La Fora (Dışarıda) adlı kitaba verildi.

ZENGİN BİR FUAR

Fuardaki, en heyecan verici konulardan biri ise İsveç tarafından verilen ve kısaca ALMA olarak bilinen Astrid Lingren Ödülü’nü kimin alacağıydı. Kazananın açıklanacağı saatte tıklım tıklım dolu olan salonda nefesler tutuldu. İsveç’teki ödül törenine canlı bağlantı yapıldı ve jüri başkanı ödülün PRAESA’ya verildiğini açıkladı. Güney Afrika’da  okuma yazma ve çok dilli öğrenimi geliştirme üzerine çalışan bağımsız bir araştırma ve geliştirme birimi olan PRAESA, Cape Town Üniversitesi’yle birlikte çalışıyor. PRAESA’ nın çocukların okuma yazmayı öğrenmesi, kitaplara ulaşabilmesi için yaptığı çalışmalar nedeniyle bu ödülü aldığı belirtildi. Ayrıca fuar programındaki sayısız panel, toplantı, tartışma ve atölye çalışmaları katılımcılar için bulunmaz fırsattı. Jürilerin ödül verirken seçimi hangi kriterlere göre yaptıklarına ilişkin açıklamaları; alanın önde gelen isimlerinin, genç yazar ve çizerlere yönelik olarak üretim sürecine ve sonrasında ürettiklerini nasıl yayımlatabileceklerine dair deneyimlerini paylaşması; elektronik kitapların üretimi ve dağıtımı, dünya çocuk kitapları yayıncılığındaki son durum, interaktif uygulamalar, çocuk kitaplarında engellilik ve farklılık temalarının işlenişi, çocuk ve felsefe gibi pek çok konu üzerine yapılan toplantıların her biri ufuk açıcıydı.

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Doğan Gündüz 1966’da İstanbul’da doğdu. Kitapları: Kaçan Uykuların Peşinden (Can Çocuk, 2013), Sahi Benim Annem Hangisi? (Can Çocuk, 2014), Kayıp Çocuklar Bahçesi (YKY, 2015), Unutma Oyunu (YKY, 2015), Alaturkadan Alafrangaya Zaman Osmanlı’da Mekanik Saatler (Ege Yayınları, 2015), Acayip Bir Hediye (Can Çocuk, 2015), En Sevdiğim Oyuncak (YKY, 2016), Fare Adlı Kedi (Can Çocuk, 2016), Bisküvi Kutusundaki Martı (Can Çocuk, 2016), Denize Mektuplar Atan Çocuk (YKY, 2018), Ailenin En Yaramazı (Can Çocuk, 2018)

Yorum yaz