İyi Kitap

Masal masalı doğururken…

Yüzyıllardır uykumuzu getiren ya da kaçıran masallardan bir tutam… Ama her biri farklı bir şair/ yazar tarafından yeniden yazılmış. Bir Masal Anlat’ta asıllarından günümüze uyarlanmış masallar artık ülkenin birinde değil, Gezi Olayları ve Barış Gelini’nin yaşandığı “bu” diyarda geçiyor.

Sima ÖZKAN YILDIRIM

Bir masalı “evvel zaman, kalbur saman içinden” bugünlere taşıyabilen şey nedir? Sanırım bu sorunun cevabı anlatılan masallar kadar çeşitli. Ama benim bulduğum yanıt, masalların doğurganlığı ve dili, çünkü bu iki noktanın hem çocukları hem de yetişkinleri aynı anda ilgilendirdiğini düşünüyorum. Masallar yüzyıllardır uykumuzu getiriyor ya da kaçırıyor. Hangimiz çocukken anne babamızın anlattığı –yeniden yazdığı– masallarla uykuya dalmadık ki? Bazen de gözümüze uyku girmedi ve “Bir daha anlat!” diye başlarının etini yedik. Babamın Yedi Cüceler’den uyarladığı Küçük Tencere masalını nasıl unutabilirim ki! Ertesi gün bıkıp usanmadan yine aynı masalı dinlemek isterdim. Tüm masal anlatıları gibi o da bir ritüel hâline gelmişti. Zaten mutlu sonla biteceğini bildiğimiz masallar kendimizi daha da güvende hissetmemizi sağlardı. Üstüne üstlük, “bir” zamanlar, ülkenin “birinde” yaşayan “bir” prensesin başına gelmişti her şey. Yeri, zamanı, kişisi belirsizdi. Beni bulacak hâlleri yoktu ya. Gözlerimi yumabilir; uykuyla uyanıklık arasındaki o tatlı anlarda masalın tekrarlarla süslenen lirik diline kendimi bırakabilirdim.Elimdeki kitap, her biri farklı bir yazar/şair tarafından, farklı üslup ve ritimle yeniden yazılmış on beş masal içeriyor. Her birinin, masalın doğurganlığından faydalanarak ön plana çıkarmak istediği nokta başka. Örneğin Faruk Duman, Hansel ile Gretel kardeşlerin eve dönmekten vazgeçip ormandan daha iyi bir yuva bulamayacaklarını anlamalarını ve büyük bir dönüşüm geçirdiklerini vurgulayarak metinde mutlu sona şöyle ilerliyor: “YOKSUL ÇOCUKLAR SESSİZCE BÜYÜR. Çiy düşer üzerlerine. Büyümüş olarak uyanırlar uykularından.” Doğan Yarıcı, İstanbul’un kurtulamadığı çevre sorunlarına dikkat çekerek çamı baltayla kesilmekten kurtardığı “Kuyruğu Zilli Tilki” adlı halk masalının girişinde okura şöyle sesleniyor: “Bu tuhaf masalı anlatayım ben sana, sen de İstanbul’u verirsin bana. Ben İstanbul’u gezerim, sen de gelir misin yanım sıra?” Bu anlatı, bildiğimiz tüm masalların aksine okura gitgide yaklaşıyor, yaşadığımız şehri kendine mekân seçiyor. Yukarıdaki örneklerde olduğu gibi, masalların yeniden yazılmaya son derece açık olması sayesinde kitapta Grimm Kardeşler’in, Andersen’in, La Fontaine’in masallarını Türkçeleşmiş bir üslupla okuyabiliyoruz. Böylece masallardan yeni masallar doğarken gerek dilsel gerekse kültürel açıdan güncel yerel versiyonlar türetilmiş oluyor. Karakterlerin adları korunsa da işlevleri değişiyor. İyiyle kötü arasındaki kutuplaşma, öpenle öpülen arasındaki toplumsal cinsiyet kalıpları alaşağı ediliyor. Elif Sofya’nın “Kurbağa Prens” masalında,çirkin bir adama dönüştürülen kurbağa prensin, içindeki güzelliğin ortaya çıkması için kurbağa prenses tarafından öpülmesi bu şekilde okunabilir. Yeniden yazılmış bu masalları okuldaki edebiyat kulübünden çocuklarla paylaştığımda aldığım en güzel tepki, Betül Dünder’in “Rapunzel” masalına üçüncü sınıflardan Asya’nın yaptığı yorumdu: “Rapunzel masalının değişiklikleri ilginç ama beğendim.” O da benimle aynı kaygıyı taşıyor: “Bu masalda biraz zor kelimeler olabilir. Küçük çocuklar da anlamayabilir.” Belki de bu konuda kaygılanmak yerine, masal yazımında kullanılan zengin dilin önemini düşünmeliyiz. Zira bu kitapta yer alan kelime ve üslup çeşitliliği sayesinde, alışılagelen tek boyutlu karakterlere bir dış görünüş, sosyal bir arka plan, geçmiş ve gelecek de katılıyor. Masalların salt bir metinden ibaret olmadığı, yaşayan, değişen, büyüyen ve büyüten bir edebi tür olduğu gerçeğini çocukların gözünde somutlaştırıyor. Hem, bir çocuğun kelime dağarcığını genişleten şey, başkalarının anlattığı hikâyelerden duyduğu kelimeler değil midir?

Bir Masal Anlat Hazırlayan: Filiz Özdem Resimleyen: Emine Bora Yapı Kredi Yayınları, 156 sayfa

Bir Masal Anlat
Hazırlayan: Filiz Özdem
Resimleyen: Emine Bora
Yapı Kredi Yayınları, 156 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Sima Özkan, 1988 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümlerinde, yüksek lisans öğrenimini ise Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde tamamladı. Çeşitli yayınevlerine, özellikle çocuk edebiyatı çevirileri ve editörlüğü yaptı. Notos Öykü, Sözcükler, Ç.N. gibi dergilerde edebiyat eleştirileri, şiir çevirileri yayınlandı. Bir yıl kadar, okul öncesi İngilizce öğretmenliği yaptığı dönemde, günlerinin tamamını çocuklara kitaplar okuyarak, onlarla kitaplar ortaya çıkararak geçirdi. Çocuklar için yazdığı resimli kitap serisi Gece ile Gündüz, Final Kültür Sanat Yayınları’ndan çıktı. Şu an Beta Kids’te editörlük yapıyor, çevirmenliği sürdürüyor ve yeni kitapları üzerinde çalışıyor.

Yorum yaz