İyi Kitap

Sözsüz ama sessiz değil!

Metin içermeyen resimli çocuk kitaplarının iyi örnekleri bambaşka ve çok etkin bir ifade gücüne sahip. Nerede Bu Fil, insanın doğa karşısındaki kibrini incelikle ve tek söz etmeden eleştiren, zekice tasarlanmış bir kitap.

Şiirsel TAŞ

Bu aralar “kibir” sözcüğünü kafamda evirip çeviriyorum. Daha doğrusu, “insanın doğaya karşı kibri” ifadesini. Tevazu hemen her alanda neredeyse terk edilmiş bir kavram. Çünkü var edip sürdürdüğümüz, üstüne de tüy diktiğimiz bu hayat içinde başka türlüsü olanaksız değilse bile çok zor. Girişimcilik ruhu, kendini pazarlama becerisi, hafif şişkin bir ego olmaksızın, altta kalanın canı çıksın mantığıyla eleyerek işleyen sistem içinde nasıl var olacaksınız ki? Parmaklar, kendini tevazu ile terbiye etmiş olana hep aynı yönü gösteriyor: Ormanı.

HEPİMİZ BURADAYIZ!

Fransız illüstratör Barroux, Nerede Bu Fil adlı “sessiz” ve mütevazı kitabında tek bir insan çehresi dahi göstermeden, sözünü ettiğim kibrin gelmişini geçmişi öykülemiş. Çizerlerin elinden çıkan bu tür yapıtlar, metin içermediği için “sessiz kitap” olarak adlandırılıyor. Nitekim Barroux’nun kitabında da, ilk sayfalarda okuduğumuz “Nerede bu fil? Nerede bu papağan? Nerede bu yılan?” soruları dışında metne rastlamıyoruz. Ancak bu tür kitaplar yazılı metin içermemekle birlikte, anlatmak istediğini insanın “kafasına çakacak” kadar net bir ifade gücüne sahip; dolayısıyla belki “sözsüz” ama kesinlikle “sessiz” değil, hatta bağırıyor! Üstelik “sözsüz kitap” olarak tanımlamayı tercih edeceğim bu kitapların, çocukla resimli kitaplar üzerinden diyaloğa giren yetişkinler(!) için eğitici rolü olabilir. Kitabı elinize aldığınızda, henüz okuma bilmeyen çocukla ona kitap okuyabilecek konumda olan yetişkini bir anda eşit kılan kitaplar bunlar, çünkü okuyabileceğiniz bir metin yok. Görsel algının beslediği, bütünüyle düşünsel bir arenada çocukla ve kitapla baş başasınız. Peki, Barroux’nun kitabı ne diyor? İnsan eli değmemiş bir ormanda başlıyor öykü. Doğal ortamında kamufle olmuş üç hayvan var: Fil, papağan ve yılan. Sayfada her üçünün de yerini bir çırpıda bulmanız zor. Doğada kamuflajın gücünü sayfalarca yazıp anlatsam bu denli etkili olmaz. Bu üç hayvanın yeri sayfaları çevirdikçe değişiyor; gelgelelim onları bulmanız giderek kolaylaşıyor çünkü kamufle olabilecekleri zemin gitgide küçülmekte. İnsan çehresi yok bu kitapta dedim ama insan elinin değdiği yerler, sayfanın sol alt köşesinden kendini belli etmeye başlıyor: Önce kesilmiş birkaç ağaç gövdesi, derken bir ev, birkaç ev, bir araba, birkaç araba, yükselen katlar, kıvrılan yollar, pek çok ev, pek çok araba… Kent yayıldıkça orman küçülüyor; fil, papağan ve yılan avuç içi kadar bir yaşam alanına sığışmaya çalışıyor. Ta ki koca ormandan geriye tek bir ağaç kalana kadar. Derken insanın görünmez eli son ağacın kaldığı noktaya bir hayvanat bahçesi inşa edip, cengelin üç hayvanını parmaklıklar arkasına koyuyor. Neyse ki öykü burada bitmiyor. Nerede Bu Fil çocuklar için ufuk açıcı bir kitap. Erişkinler için ufuk açıcı bir kitap olan Bilgi Ağacı’ndan* bir alıntıyla bitirelim: “New York’taki Bronx Hayvanat Bahçesi’nde primatlara ayrılmış özel bir bölüm vardır. Orada şempanzeleri, goriller ile Yeni ve Eski Dünya’dan gelen pek çok maymunu görebiliriz. Ne var ki dikkatimizi bu bölümün arka tarafındaki bir kafes çeker. Kafes kalın parmaklıklarla çevrilmiştir ve üzerinde ‘Dünyanın En Tehlikeli Primatı’ tabelası bulunmaktadır. Parmaklıkların arasından baktığımızda şaşkınlıkla kendi yüzümüzü görürüz; alttaki açıklamada ise insanın, bilinen bütün hayvan türlerinin yok ettiğinden daha fazla türü yok ettiği yazar.” “Ayna, ayna! Söyle bana. Benden daha kibirli tür var mı dünyada?”

*Bilgi Ağacı, Humberto R. Maturana ve Francisco G. Varela, Çeviren: Mahir Ünsal Eriş, Metis Yayınları, 2010.

Nerede Bu Fil? Barroux Çeviren: Turgay Bayındır Redhouse Kidz Yayınları, 32 sayfa

Nerede Bu Fil?
Barroux
Çeviren: Turgay Bayındır
Redhouse Kidz Yayınları, 32 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz