İyi Kitap

Çınar ağacının dalındaki hikâye

Mehmet Atilla’nın fabl geleneğinden beslenen yeni kitabı Yapboz Çocukları, iki kardeşin hayata tutunma mücadelesinin, tarlalarda çalışan mevsimlik işçilerin, şehirde sokak çeteleriyle vücut bulan sömürünün öyküsünü anlatıyor.

Nilay KAYA

Geçtiğimiz aylarda Türkçe edebiyatının dev çınarı Yaşar Kemal’i kaybettik. Yaşar Kemal, yazdığı onlarca esere rağmen aslında tek bir roman yazdığını söylüyordu. Yoruma çok da ihtiyaç duymayan bir ifadeydi bu. Kendi açıklamasını da göz önünde bulundurarak onun biricik romanının doğaya, onun özünü her şeyden üstün tutanlara, adalete, merhamete ve sevgiye dair olduğunu; her alanda ezilenlerin yanında yer aldığını; kötünün ve mağdurun mümkünse edebi/ilahi bir adaletle her daim hak ettiğini aldığını söyleyebiliriz. Bu biricik romanın en değerli özelliklerinden biri, geçtiği coğrafyanın doğasının, toprağının, bitkilerinin, hayvanlarının da dile gelmesidir. Tansel Tozan Serüvenleri, Kalbimdeki Kelebek, Balıklar Tiyatro’da gibi eserleriyle tanıdığımız üretken yazar Mehmet Atilla’nın yeni kitabı Yapboz Çocukları, Yaşar Kemal edebiyatının kök saldığı topraktan beslenen bir eser. Yaşar Kemal dev bir çınarsa, Mehmet Atilla tabiri caizse o çınarın dallarına konan bir kuş oluyor; ağaçla konuşuyor, onun meselelerine orta koluyor, o meseleleri doğadan seslerle dillendiriyor. Yapboz Çocukları fabl geleneğinden de beslenerek hayvanları kişileştiriyor; romanın başlıca anlatıcıları 222 yaşındaki zeytin ağacı Mentor, Arap bülbülü Kirke, kırlangıç Kalipso, güvercin Hermes, serçe Nausika. Antalya’daki Aspendos antik kenti civarında yaşayan zeytin ağacı Mentor, “mentor”un sözlük anlamına yaraşır biçimde görmüş geçirmiş, bilge, mütevazı ve kendi deyimiyle “çenebaz”; anlatmayı olduğu kadar yol göstermeyi, yardıma muhtaç olanlara yardım etmeyi seven bir karakter. Sadece anlatıcılarımızın özelliklerine, isimlerinin göndermelerine, romana mekân olan Aspendos ve çevresinin ele alınışına bakarak dahi romanın doğaya ve antikiteye bir övgü niteliği taşıdığını söyleyebiliriz.

ROJİN İLE REVAN

Peki, bu çenebaz zeytin ağacı ve kuşlar çetesi bize ne mi anlatıyor? Rojin ve Revan adındaki iki kardeşin birbirine kavuşma çabasını, hayatta kalma mücadelesini, onları sömürmek suretiyle boyunduruk altına almaya çalışan yetişkinlere karşı duruşlarını. Anneleri ölen, babaları tarafından terk edilen iki kardeşin yolları mecburen ayrılıyor ve roman, Rojin’in erkek kardeşi Revan’ı arayış serüvenine bizleri ortak ediyor. Halası Fatin’le birlikte mevsimlik işçi olarak tarlalarda çalışan Rojin (Tanıdık geldi mi? Yaşar Kemal çınarının dallarına konduğumuzu belirtmiştik), Aspendos’u gezmeye gelen bir grup şehirli öğrenciyle karşılaşıyor ve şehirde bir hastane önünde mendil sattığını düşündüğü Revan’ı bulmaları için onlardan yardım istiyor. “Çocuğun hâlinden çocuk anlar,” misali, kardeşini bulmak için mücadelesinden ve ısrarından vazgeçmeyen bu güçlü kıza ilk yardım eden de nitekim “şehirli çocuklar” İştar ile Talay oluyor. Roman boyunca “şehirli çocuklar”ın karşısında karın tokluğuna mevsimlik işçi olarak çalışmak zorunda kalan, patronların sömürüsüne maruz kalan çocuklar ve kadınlarla karşılaşıyoruz. Sömürü sadece tarlalarda değil, şehirde kimsesiz kalan çocukların hayatında da sokak
çeteleriyle vücut buluyor. Atilla’nın romanının en kayda değer özelliği, çocuk işçiler, farklı etnik kökenler gibi çetin ve hassas meseleleri, tamamen sürükleyici bir kurgu içinde ve insanlığın gülümseten taraflarını sergileyerek, ağaçlarla kuşların tatlı tatlı atışması ve ağaçların önderliğinde kurulan kuş çetelerinin yardımıyla, hiçbir duygu sömürüsüne ya da kalıp söyleme başvurmadan anlatabilmesi. Atilla, konduğu çınar ağacının dalını yeniden yeşertiyor, Yaşar Kemal’e selam gönderiyor, çocukların hep gülümsediği bir dünyanın
umudunu aşılıyor.

Yapboz Çocukları Mehmet Atilla Tudem Yayınları, 208 sayfa

Yapboz Çocukları Mehmet Atilla Tudem Yayınları, 208 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz