İyi Kitap

Dostluk üzerine… Bir de yalnızlık…

Dostluk, çocuk edebiyatındaki önemli temalardan biri. Bink ve Gollie serisi, sıkı dostluk öykülerine unutulmaz iki karakter daha ekliyor. İki yazarla bir çizerin ortak ürünü olan seriyi okurken yüzünüzde güller açacak.

Şiirsel TAŞ

Çocuk edebiyatının yalnız çocukları vardır. Roald Dahl’ın Mathilda’sı gibi ya da Michael Ende’nin Bitmeyecek Öyküsü’ndeki Bastian Balthazar Bux gibi. Bu çocuklar kimsesiz değilse bile “dostsuzdur.” Bir çocuk için bu da bir tür kimsesizlik sayılmaz mı? Yetişkin hayatı nihai yalnızlığı pek güzel öğretir insana ama en azından çocukken yalnızlık uzak olmalı herkesten ve hiçbir çocuk kendini “bir başına” hissetmemeli. Belki de bu yüzden dostluk, çocuk edebiyatında bu denli önemli bir tema. Birgitta Sif’in Oliver’ını hatırlayın ya da Steinhöfel’in Rico ve Oskar’ını veya Åsa Lind’in Kumkurdu’nu (o da başka türlü, biraz türler ötesi, biraz hayalî ama çok sıkı bir dostluktur sonuçta). Bu sıkı dostluk öykülerine bir yenisi eklendi: Kate DiCamillo ile Alison McGhee’nin yazıp, Tony Fucile’in resimlediği Bink ve Gollie serisi. Yıllardan beri arkadaş olan iki yazar kafa kafaya verip bir dostluk öyküsü kurgulamaya karar vermiş. Serinin kitabındaki dokuz öykü, iki yazarın bir araya gelerek yürüttüğü ortak çalışmadan kahkahalar arasında doğmuş. Çok ama çok gülmüşler birlikte çalışırken ve kendi ifadelerine göre ikisinin de tek dileği, öyküleri okurken çocukların da aynı ruhu yakalayıp doya doya gülmesi.

SENSİZ OLMAZ!

İki yazarın aynı metin üzerinde çalışması ilginç bir yaratım süreci olsa gerek. Yayıncılık dâhil, artık hayatın hemen hiçbir alanında dirsek teması hâlinde, yüz yüze çalışmak söz konusu değil. Ama bakın, bu iki yazar ne yapmış! Öyküler üzerinde ayrı ayrı çalışmayacaklarına dair söz vermişler birbirlerine, hatta bir süre sonra e-posta üzerinden fikir alışverişi ve düzelti yaptıklarını fark edince, verdikleri sözü tutup kitapla ilgili yazışmaya hemen son vermişler. DiCamillo ile McGhee ikilisinin anlattığı öykülerin içtenliği ve çocuk dünyasını güçlü biçimde yansıtabilmesi bir yana, çizer Tony Fucile’in Bink ve Gollie serisine kimliğini kazandırmadaki rolünü yabana atmamak lazım. Bunun nedeni, metnin minimal olması ve her sayfada görsel bulunması değil sadece; Fucile Laurel ile Hardy gibi unutulmaz iki karakter yaratmış. Uzun yıllar animasyon alanında çalıştıktan sonra çocuk kitapları alanına geçen, Aslan Kral ve Ratatouille gibi unutulmaz animasyonlarda imzası olan Fucile’in bu alandaki geçmişinin bariz etkisi hissediliyor kitaplarda. İki yazar bir çizerden oluşan ekibin karakter tasarımı üzerinde nasıl bir çalışma yaptığı merakımı mucip oldu pek tabii. Zira darmadağınık, sapsarı, kirpi gibi saçları ve kısacık boyuyla yüzünden hınzırlık akan Bink ile daha ağırbaşlı bir tip olan servi boylu Gollie, hık demiş iki yazarın burnundan düşmüş. DiCamillo ile McGhee, işin başında karakter tasarımına dair tek ipucu vermişler çizere: Biri kısa, diğeri uzun boylu olacak. Gerisini bütünüyle çizerin yaratıcılığına bırakmışlar. Bink’in DiCamillo gibi gürültücü, sürekli aç ve doyurulmaya muhtaç; Gollie’nin ise McGhee gibi macera dolu yolculuklara meraklı, krep düşkünü bir tip olması tesadüf değil herhâlde.

KISKANIRIM SENİ BEN

Bink ve Gollie Kate DiCamillo, Alison McGhee Resimleyen: Tony Fucile Çeviren: Özlem Özarpacı 1001 Çiçek Kitaplar, 88 sayfa

Bink ve Gollie Kate DiCamillo, Alison McGhee Resimleyen: Tony Fucile Çeviren: Özlem Özarpacı 1001 Çiçek Kitaplar, 88 sayfa

Bink, dev bir ağacın dibindeki küçük kulübesinde yaşıyor, Gollie’yse aynı ağacın üzerindeki, modern döşenmiş gayet şık bir ağaç evde. İki ev arasında, ağacın gövdesi boyunca yükselen merdiven iki dostun yaşadığı mekânları birleştiriyor. Evet, Bink ile Gollie canciğer kuzu sarma ama ikisinin de kendi evi, kendine ait bir dünyası var. Dostluğun keyfini sürerken bir yandan da yakın olmanın sancılarını çeken, kimi zaman çekişen, çatışan ama eninde sonunda uzlaşmanın yolunu bulan bir ikili Bink ve Gollie. Bink küçük bir çocuk gibi görünüyor, Gollie ise ergenliğe daha yakın duruyor; yaşları bu denli samimi arkadaş olabilmelerine pek uygun değilmiş gibi görünse de huyu suyu birbirinden çok farklı bu iki çocuğun “her şeye rağmen” yakın dost oldukları vurgusunu pekiştiren bir özellik de olabilir fiziksel görünümlerinin hissettirdiği yaş farkı. Bink’in bayıldığı “delicesine parlak renkli çoraplar” Gollie’yi çılgına çevirebiliyor ya da Gollie, arkadaşını bir balıktan kıskanabiliyor. Kraliyet soyundan geldiğini öğrenen Gollie, salt Gollie olmak yerine kraliçeliğe soyununca asaletin bedelini Bink’siz, yani yalnız kalarak ödüyor ve biricik dostundan vazgeçemeyeceğini anlayınca da tacı tahtı bir kenara bırakıyor.

YALNIZLIK VE KİMSESİZLİK

Bink ve Gollie – İkisi Birden Kate DiCamillo, Alison McGhee Resimleyen: Tony Fucile Çeviren: Özlem Özarpacı 1001 Çiçek Kitaplar, 88 sayfa

Bink ve Gollie – İkisi Birden Kate DiCamillo, Alison McGhee Resimleyen: Tony Fucile Çeviren: Özlem Özarpacı 1001 Çiçek Kitaplar, 88 sayfa

Bink ve Gollie - İki Can Dost Kate DiCamillo, Alison McGhee Resimleyen: Tony Fucile Çeviren: Özlem Özarpacı 1001 Çiçek Kitaplar, 88 sayfa

Bink ve Gollie – İki Can Dost Kate DiCamillo, Alison McGhee Resimleyen: Tony Fucile Çeviren: Özlem Özarpacı 1001 Çiçek Kitaplar, 88 sayfa

Bink ile Gollie’nin imrenilesi dostluğunu bu yazıya döküp yanı başımdaki koliye dönüyorum. Baharın geç muştusu martı Marduk, kolinin içinde yazıyı bitirip kendisine hamsi vermemi bekliyor sabırsızlıkla. Bir civciv olarak geldiği evde yarkalığa doğru ilerlemekte. Kendi başına idare edebilir hâle geldiğinde sahilde “dostlarının” arasına karışacak. Her şey yolunda giderse olayların nasıl bir seyir izleyeceğini biliyorum. Bir sabah banyo kapısını açtığımda onu koliden çıkmış, banyonun her tarafını itinayla sıvamış bulacağımı; “Artık kedilerle başa çıkabilirim,” mesajını vereceği o gün koliden bahçeye terfi edeceğini; bahçedeki kedilerin bir déjà-vu yaşadıklarını sanıp “Hay canına yandığımın, yine mi martı?” diye homurdanacağını; Marduk’un giderek görkemli yetişkin bir martıya dönüşmesini hayranlıkla seyredeceğimi… hepsini biliyorum. Belki de bu yüzden, bu evi ve bahçeyi geride bırakıp denizdeki dostlarının arasına karışacağı günü dört gözle bekliyorum. Denize ve dostlarına kavuşunca, şu anda bize rağmen yaşadığı yalnızlığı unutacağı ama aramızda kurulan türler ötesi dostluğu hatırlayacağı umuduyla gagasına bir hamsi daha
uzatıyorum. (Hayır Bink, bu senin balığın Fred değil!)

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz