İyi Kitap

Marslı Spartaküs’ün hikâyesi

Genç yazar Pierce Brown’un “Kızıl İsyan” üçlemesinin ilk kitabı Kızıl Yükseliş, geleceğin renk kodlarıyla sınıflandırılmış toplumunda geçiyor. İşçi sınıfını oluşturan kızıllar, Mars’ta kurulacak yeni koloni için gezegeni yaşanır hâle getirmeye çalışıyor. Derken isyan patlak veriyor!

Arzu ÇUR

Yirmi otuz yıl önce insanlık uzay çağına ilişkin teknolojik gelişmeler beklerken, gözlerimiz yıldızlara dikiliyken bilimkurgu da altın çağını yaşıyordu. Fakat uzay yolculuğumuzla ilgili ilerlemeler gecikti. Bilim o kadar dallanıp budaklandı ki herhangi bir yazarın bilimsel gelişmeleri harmanlayıp, hayal edip yazacak donanıma sahip olması neredeyse imkânsız hâle geldi. Diğer yandan sınırların ortadan kalkacağını, tüm insanların birleşik bir dünyadan bilim ışığında evrene yayılacağını hayal ederken tersi oldu. Devletler giderek güç kazandı, dinsel ya da spiritüalist akımlar yaygınlık kazanmaya başladı. Savaşlar, açlık, kuraklık tehdidi derken, yani kapitalizm almış başını giderken, bilimkurgu da tahtını fantastik kurguya kaptırdı. Günümüzde fantastik kurgunun özellikle gençler arasında popülerlik kazanması göz ardı edilecek gibi değil. Bu popülerleşmede sinema, televizyon ve bilgisayar oyunları da önemli rol oynuyor. Çoksatar kitaplar hızla sinemaya uyarlanıyor, dizileri çekiliyor, hatta bilgisayar oyunlarına ilham veriyor.

FANTASTİK VE BİLİMKURGU

Hâl böyle olunca, fantastik kurgunun bu hızlı yükselişi bilimkurguyu da etkisi altına aldı. Nicedir bilimkurgu olarak okuduklarımız aslında fantastik kurgular. Aralarındaki tek fark, bilimkurgu olarak lanse edilen kitaplardaki olayların uzak bir gelecekte ya da başka bir gezegende geçiyor oluşu. Oysa bilimkurgu, bilimsel kanunlar çerçevesinde önermelerde bulunmak zorundadır. Fantastik kurguda ise böyle bir zorunluluk yoktur. Fantastik kurgu eserlerde büyücülere, sihirli var oluşlara rastlayabiliriz ve bu bize garip gelmez. Ama bilimkurguda olayları gökten inen bir mucizeyle çözemezsiniz. Dolayısıyla bilimkurgu yapıtları ister bin yıl sonrasını anlatsın isterse çok uzak bir galakside geçsin, mantık çerçevesinde olaylar ve karakterlerle örülmek durumundadır. Bütün dünyada ilgiyle karşılanan, ülkemizde de yeni yayımlanan “Kızıl İsyan” serisinin ilk kitabı Kızıl Yükseliş bu açıdan bilimkurguya yakın. Bir kere kitap uzay maceramızın başladığı günden bu yana aklımıza taktığımız şu meşhur “Kızıl Gezegen”de, Mars’ta geçiyor. Yazarın kurguladığı teknolojik evrime ilişkin öngörüler de ilginç ve kendi içinde tutarlı.

TANIDIK KAHRAMANLAR

Gelecekte insanlık, renk kodlarıyla adlandırılmış sınıflara bölünmüştür. En altta yer alan kızıllar işçi sınıfını oluşturmaktadır. Yönetici sınıf ise altınlardır. Altınlar, Mars ekosistemini yaşanılır hâle getirmek amacıyla kızılları gezegene yollar. Bu işçilere, insan soyunun yeni bir aşamaya ulaşmasını sağlayacak kahramanlar oldukları söylenir. Görevleri, gezegenin fersahlarca altında koloniler kurarak, gezegeni yaşanır hâle getirecek helyum-3 çıkarmaktır. Çalışma koşulları cehennemsi, yaşam süreleri kısa, yiyecekleri kısıtlı, yönetici sınıfın baskısı ise dayanılmazdır. Çok iyi bir işçi olan kahramanımız Darrow yine de mutludur. Karısına âşıktır çünkü ve gözü başka bir şey görmez. Babasının idam edilmiş olması bile onda itaatsizliğe yol açmamıştır. Fakat bir gün karısı da idam edilince Darrow başkaldırır. Romanın bundan sonrasını anlatmak heyecanını kaçıracağından fazlaca teferruata girmeyelim ancak şunu söylemeden de geçmeyelim: Kitabın başarısı aslında akıllıca bir taktikte yatıyor. Yazar Pierce Brown, Kızıl Yükseliş’te edebiyat tarihinin en başarılı hikâye kalıplarını, kalbimizde yer etmiş kahramanlarını alıp hepsini yeni bir potada eritmiş. Tanıdık kahramanlar yeni isimlerle bu kitapta can bulmuş. Darrow’da Spartaküs’ü, Prometheus’u, kitabın bizzat anıştırdığı üzere Büyük İskender’i, Martin Eden’i, Matrix’in Neo’sunu, Açlık Oyunları’nın Katniss’ini, fatihleri, dev- rimcileri ve peygamberleri bulmak mümkün. Ölümü pahasına isyanın şarkısını söyleyen Eo’da Victor Jara’yı, Dansçı’da V for Vendetta’nın maskeli kahramanını fark etmemek elde değil. Keza, gözünüzde canlanan sahneler size Star Wars, Underground, Braveheart ve, Matrix ile daha nicelerini anımsatabilir. Hikâyeyi işçi sınıfının isyanı olarak da okuyabilirsiniz, bir diktatör nasıl doğar sorusuna cevap olarak da. Ve elbette kadim destan İlyada… En çok da İlyada’yı

Kızıl Yükseliş Pierce Brown Çeviren: Selim Yeniçeri Pegasus Yayınları, 448 sayfa

Kızıl Yükseliş Pierce Brown Çeviren: Selim Yeniçeri Pegasus Yayınları, 448 sayfa

anımsıyorsunuz kitabı okurken. Sürükleyici, heyecanlı, tanıdık bir kitap Kızıl Yükseliş. Sevdiğiniz masalları bir kez daha, yeni bir kahramanla yeniden okumak isterseniz raflarda sizi bekliyor.

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz