İyi Kitap

Yeni okuma öğrenenlere…

İtalyan çocuk edebiyatının ünlü ismi Gianni Rodari’den okumaya yeni başlayanlar için ilk okuma kitapları: Kolezyumu Çalan Adam, Küçük Kerevit ve Çizgi Roman Faresi. İranlı Ali Mafakheri ise Bayan Elma ve Bay Karpuz’da çocukluğun hayalgücüne dokunuyor.

Banu AKSOY

İtalyan çocuk edebiyatı denince kuşkusuz akla gelen ilk isimlerden biri Gianni Rodari… 1920 yılında dünyaya gelen Rodari, II. Dünya Savaşı’nın ardından gazetecilik mesleğini bir kenara bırakıp kalemini çocuklar için kullanmaya başlamış. Altmış yıllık ömrüne onlarca çocuk kitabı sığdıran Rodari, bu alandaki kariyerini 1970 yılında aldığı Hans Christian Andersen Ödülü ile taçlandırmış. Yazdığı öykü, masal ve romanlarda yaşama dair en keskin gerçekleri dillendirmekten kaçınmayan ama hayalgücünden de asla vazgeçmeyen yazarın pek çok yapıtı dilimize de çevrildi. Rodari kitaplarına geçtiğimiz günlerde yeni bir seri eklendi. Can Çocuk Yayınları’nın ilk okuma kitapları dizisinden çıkan bu kısa öyküler, okumayı yeni sökmüş genç okurlar için ideal.

ÇAL ÇAL BİTMEZ

Kolezyum’u Çalan Adam sıradışı bir hırsızlık öyküsünü konu ediyor. Öykünün kahramanı açgözlü ve bencil bir adam. Bu adamın hayattaki biricik amacı Kolezyum’u çalmak! Adam Kolezyum’u o kadar çok sevmektedir ki bu güzelliği başkalarıyla paylaşmaya katlanamaz. Ama koskoca Kolezyum’u çalmak kolay mı? Kahramanımız bu zor meseleyi şıp diye çözer. Kolezyum’u bir seferde çalamayacağına göre parça parça çalacaktır. Böylece işe koyulur ve her gün ünlü yapının orasından burasından söktüğü irili ufaklı taşları çantasına doldurup evine taşır. Bir yandan da yaptığı “uyanıklığı” düşünüp diğer insanların arkasından kıs kıs güler. Yıllar geçtikçe adamın evi taşlarla dolup taşar. Ne var ki Kolezyum’da en ufak bir değişiklik bile olmamıştır. Hesaplarında bir hata mı yapmıştır acaba? Adam içinde kaybolduğu bencil düşüncelerin farkına vardığındaysa artık her şey için çok geçtir. Kolezyum’u çalmaya çalışan adam için olumsuz da olsa bir “kararlılık öyküsü” diyebiliriz. Rodari, aynı seriden çıkan bir diğer kitabı Küçük Kerevit’te bambaşka bir kararlılık öyküsü anlatıyor. Öykünün kahramanı olan küçük kerevit, tıpkı ailesi ve diğer kerevitler gibi geri geri yürümektedir. Ama o, tıpkı kurbağaların yaptığı gibi ileriye doğru da pekâlâ gidilebileceğine inanır, hatta bunu denemeye başlar. Gizli gizli çalışır, çabalar ve sonunda ailesi ve diğer kerevitlerden farklı olarak ileri doğru yürümeyi başarır. Tıpkı kurbağalar gibi. Ancak bunca çabanın karşılığında aldığı tepki, annesinin acı dolu gözyaşları ve babasının “Ya bizim gibi yürü ya da git ve bir daha geri gelme!” tehdidi olur. Küçük kerevit cesaretini yitirmez ve yoluna “ileri doğru” devam eder. Alaylarla karşılanır, saygısızlıkla itham edilir, geri dönmesi ve diğerlerinin yaptığını yapmaya devam etmesi telkin edilir ama o yolundan dönmez. Kitap birtakım sorularla noktalansa da aslında tam anlamıyla sona ermiyor. Küçük kerevitin başına ne gelmiş olabileceği tamamen okurun hayalgücüne bırakılmış.

ÇİZGİ DÜNYASINDAN GERÇEĞE

Yine Rodari serisinden bir kitap olan Çizgi Roman Faresi de bir farklılık ve dışlanma öyküsü anlatıyor. Gazetenin sayfaları arasında oturmaktan sıkılan bir çizgi roman faresi, artık kâğıt yerine peynir tatmak istediği için gazeteden fırladığı gibi kendini gerçek dünyanın içine atar. Kedi kokusu alınca “Skuaş!” diye bağırır. Çıkardığı “Bumm, güm, gulup!” sesleri diğer fareleri rahatsız eder. Fareler çizgi roman faresini anlamaya, zavallı çizgi roman faresi de bildiği tek dil olan çizgi roman dilinde bir şeyler anlatmaya çalışır: “Zoong, floş, skuart!”
Bir süre sonra etten kemikten fareler çizgi roman faresine daha fazla katlanamadıkları için onu yapayalnız bırakıp ortadan kaybolurlar. Sırf yabancı olduğu, kendilerinden farklı olduğu için… Hemcinsleri arasında ötekileştirilen çizgi roman faresinin yalnızlığı, karşısına umulmadık bir yoldaşın çıkmasıyla son bulur. Bu yoldaş, tıpkı onun gibi bir çizgi romandan çıkmış, etten kemikten kediler gibi miyavlamayı beceremeyen bir çizgi roman kedisinden başkası değildir. İranlı yazar ve illüstratör Ali Mafakheri’nin yazıp resimlediği Bayan Elma ve Bay Karpuz ise bir çocuğun hayalgücünün ne kadar uçsuz bucaksız olabileceğini gösteriyor. Şahperi salonda oyun oynarken her çocuk gibi etrafa kulak verir ve annesiyle babası arasında geçen konuşmadaki bir söze takılır: “Dünya ne garip hale geldi. Her şey tersine dönüyor!” Akşam olup da yatağına yatınca Şahperi bu sözleri düşünmeye başlar. Her şeyin tersine dönmesi ne demektir? Uykusunu kaçıran bu sözlerin anlamını oyuncak ayısını baş aşağı çevirerek çözmeye çalışır. Oyuncak ayı ise Şahperi’ye işin kolayını öğretir: “Bu zor değil. Kafanda her şeyin yerini değiştir.” Şahperi bu öneriden öyle hoşlanır ki bildiği her şeyi ters yüz etmeye başlar. Fanustaki balıkla gökyüzündeki Ay’ın yerini değiştirir önce. Bu sayede balık için öykü anlatabilecek, Ay’ın resmini yapabilecektir. Hem böylece gökteki yıldızlar balıkla arkadaşlık edebilecek, kedi de Ay’ı yiyemeyecektir. Şahperi parktaki kaydırakla gökkuşağının, kuşlarla tren vagonlarının, zürafa ile giysi dolabının, arabalarla bulutların yerlerini değiştirir. Her değişiklikte yeni bir bakış açısı kazanır. Annesiyle babasının evlilik fotoğrafını anımsayınca onların elbiselerini değiştirir. Annesinin en hoş damat, babasının en çirkin gelin olması fikriyle çok eğlenir. Kitap bu aşamaya kadar –birkaç ifade bozukluğunu saymazsak– belli bir mantıkla ilerlerken sonrasında biraz farklılaşıyor. Bunca hayalgücü antrenmanı yapan Şahperi, sıra kedisine gelince onun hiçbir şeyi yapamayacağına karar veriyor. Ardından, “Elma ağacına karpuz aşılansa ne olurdu?” sorusuna, ağaçta yeşil erik yetişirdi yanıtıyla karşılık veriyor ki bu kitabın başlığıyla ilişkilendirilebilecek tek kısmı. Derken sabah oluyor ve Şahperi uyanıp tüm erikleri yiyor. Kitap “Ne güzel bir gündü. Küçük ayıcık bir yıl önce doğmuştu,” cümlesiyle ve Şahperi’nin annesinin eteğine resimler yaptığı ve bütün günü resim yaparak geçirdiği bilgisiyle sona eriyor. Mafakheri’nin iyi başlayan ama aynı şekilde devam edemeyen öyküsünde kurgu sonlara doğru anlayamadığım biçimde başka bir yöne sapıyor. Kurgudaki bu sapma, öyküde bir yanlışlık yapılmış olabileceği hissini uyandırdı bende. “Her şeyin tersine dönmesi” fikrinden ne zaman ve niye vazgeçildiğiyse benim için cevaplanamayan bir soru olarak kalacak.

Çizgi Roman Faresi Gianni Rodari Resimleyen: Nicoletta Costa Çeviren: Tülin Sadıkoğlu Can Çocuk Yayınları, 24 sayfa

Çizgi Roman Faresi Gianni Rodari Resimleyen: Nicoletta Costa Çeviren: Tülin Sadıkoğlu Can Çocuk Yayınları, 24 sayfa

Bayan Elma ve Bay Karpuz Ali Mafakheri Çeviren: Fulya Alikoç Evrensel Çocuk Kitaplığı 28 sayfa

Bayan Elma ve Bay Karpuz Ali Mafakheri Çeviren: Fulya Alikoç Evrensel Çocuk Kitaplığı 28 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

MSGSÜ’de Sanat Tarihi eğitimi aldım. Çeşitli kültür sanat ve çocuk programlarında metin yazarlığı ve senaristlik yaptım. 2010’dan beri eşim Yıldıray’la birlikte Bir Dolap Kitap adlı blogda sevdiğimiz çocuk kitapları hakkında yazıyor, Açık Radyo’da aynı isimli programı sürdürüyoruz. Son iki yıldır genel kültür dergisi Dünyalı’nın ekibindeyim. Az sayıda kitabım, çok sayıda hayalim var. İki küçük oğlumdan fırsat bulur bulmaz yazmaya, seramik ve origami yapmaya ve bisiklete binmeye kaldığım yerden devam edeceğim.

Yorum yaz