İyi Kitap

Zebranın pasaportu olmayınca…

Bir amca, bir yeğen ve bir zebra… Amca anlatıyor, yeğen dinliyor, zebraysa bu absürt öyküde başrolü oynuyor. Müzisyen kimliğiyle tanıdığımız Genç Osman Yavaş’tan, iki şarkının eşlik ettiği bu keyifli öyküyü gene müzisyen olan Sumru Ağıryürüyen kaleme aldı.

Sumru AĞIRYÜRÜYEN

Bu yazıyı tepemizde gök delinmiş, şimşekler çakarken yazıyorum. Aklıma çocukluğumun filmi Neşeli Günler’deki sahne geliyor: Kural tanımaz mürebbiye Maria’nın, gökgürültüsünden korkan yedi çocuğu, ünlü “My favorite things” şarkısıyla sakinleştirdiği sahne. Siz de hatırladınız mı, “Korktuğunda, en sevdiğin şeyleri getir aklına!” diyen şarkıyı?.. Artık küçük bir çocuk olmadığıma göre korkacak değilim şimşekten filan. Yine de en sevdiğim şarkıları, filmleri, kitapları düşünebilirim korkarsam. Zaten size eğlenceli bir kitaptan söz etmek için oturmuştum bilgisayarın başına: Kitabımız, Genç Osman Yavaş’ın kaleme aldığı Amcam ve Ben – Havaalanında Bir Zebra. Lafı daha fazla uzatmadan konuya dalayım. “Amcam ve Ben” serisinin ilki olan Havaalanında Bir Zebra, yazarın da ilk kitabı. Aynı zamanda müzisyen olan Genç Osman Yavaş’ı Mavi Sakal ve Hindiba gruplarından ya da kendi albümü Gökyüzü Masmavi’den hatırlayanlar olacaktır mutlaka. Eh, yazar müzisyen olunca kitaba iki de şarkı eşlik etmiş. Bildik çocuk şarkısı kalıplarına uymayan ve iyi ki de uymayan bu şarkıları dinlemek için ya kitaptaki karekodlardan yararlanıyor ya da verilen internet adresi üzerinden yayınevinin sitesine ulaşıyorsunuz. Kitaptaki resimlere gelince… Nalan Alaca’nın ustalıklı çalışması, öykünün diline çok uygun ve çok şey katıyor bence. Alaca’nın çizimleriyle daha önce tanışmamış olduğuma hayıflanmadım desem yalan olur.

KUYRUKLU YALAN

Yalan demişken, matrak amcamızın yeğenine anlattıklarının gerçeklikle en ufak ilişkisi yok gibi. Yani, amcanın havaalanında bir zebraya rastladığına; Avrupa’da yakınlarının yanına gitmek isteyen ama pasaportu filan olmayan bu zebrayla arkadaş olup onu akla hayale gelmeyecek bir numarayla uçağa soktuğuna; zebraların aslında ot filan değil, menemen, çikolata, muhallebi, hatta dondurma sevdiğine; kılık değiştirip bakkala gidebileceğine inanmak için ancak çocuk olmanız gerekir. Amcanın numarasını size açıklayacak değilim tabii, nasıl olsa kitabı okuyacaksınız. Ve eminim, amcanın hayalgücüyle tanıştığınızda şu meşhur “Dört fil bir vosvosa nasıl sığar?” sorusunun yanıtını dahi makul bulacaksınız. Zaten yeğeni bile bir yere kadar kuşkuyla bakıyor amcanın maceralarına. Hatta ressamımız, amcanın anlattıklarının kuyruklu yalan olduğunu ima edercesine kitap boyunca zebranın kuyruğunu dolandırıp duruyor.Bu bir ilk kitap olsa da Genç Osman Yavaş’ın yazın dünyasına hiç yabancı olmadığını, klasik Alman edebiyatı gibi zorlu bir alanda Goethe, Rilke gibi yazarlardan çeviriler yaptığını ekleyeyim. Çocuklar için öykü anlatmak ise bambaşka bir ustalık istiyor elbet. İşte bu konuda Yavaş’ın hakkını teslim etmeli. Yazarın ilk kitaptaki özenli yaklaşımının, serinin diğer kitaplarında çok daha yetkinleşeceğini düşünüyorum. Öte yandan kitap, çocuk edebiyatı alanında kalem oynatan yazarlarımızın pek ilişmediği ve benim de pek sevdiğim absürt öykü dilinden sesleniyor. Kendisini tanımasam da yazarın müzisyen, uğraştığı müzik türününse rock olmasının, bu türün yaşam kültürü açısından bakıldığında, kitaptaki “aykırı” amca tipinin şekillenmesinde etkili olduğunu tahmin ediyorum. Yavaş da kitabını yeğenlerine ithaf etmiş zaten. “Amca”nın, yazarımızdan izler taşıdığına dair bir ipucu olmalı bu. İşte böyle… Amcanın yeni maceralarını merakla bekliyorum ben. Bir de şimşekli havalarda, çocukların zebra dostumuzun eğlenceli öyküsünü hatırlamalarını diliyorum.

Amcam ve Ben – Havaalanında Bir Zebra Genç Osman Yavaş Resimleyen: Nazan Alaca Final Kültür Sanat Yayınları, 64 sayfa

Amcam ve Ben – Havaalanında Bir Zebra Genç Osman Yavaş Resimleyen: Nazan Alaca Final Kültür Sanat Yayınları, 64 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz