İyi Kitap

Tüm kavramların ters yüz edilip silkelenebildiği, herkesin kendi anlam dünyasından kalkarak
yeniden bir kavramsallaştırma yapabildiği bir çağda, dürüstlük ve patavatsızlık bir madalyonun iki ayrı yüzü olmayabilir…

Sema ASLAN

“Yengeç Yazar” içinde yaşadığımız gerçeklikle oyun oynayarak başka bir gerçekliğin kurgulanabilir olduğunu gösteren, hikâyeleri eğip büken, ezberleri bozan, çocuk okura yepyeni soruların kapısını aralayan bir kitap. Hayvanlar âlemi ile ilgili “bildiğimiz” doğruları her bir hikâyede yeniden kurgulayan Koray Avcı Çakman; başka bir âlemdeki gerçekliğin insan topluluğuna uyarlanmasına imkân sağlayarak, hayatla/dünyayla kademe kademe tanışan çocuk okuru, ona uzun süre eşlik edebilecek nitelikte bir kitapla buluşturuyor. “Yengeç Yazar” on kısa hikâyeden oluşuyor. Her bir hikâyenin kahramanı bir başka hayvan. Onlar, bazen güç, bazen azim, bazen kurnazlık gibi kendilerine atfedilmiş özellikleriyle pek çok kez hikâyelere konu oldu, oluyor. Belki hepsi aynı ormanda yaşıyor, belki hikâyeler farklı coğrafyalardaki ormanları dolaşıyor. Ama biz, hikâyeye konu olan hayvanların çok büyük bir ormanda hep birlikte yaşadıklarını hayal edebiliriz. Böyle hayal edince aralarındaki ilişkiyi, daha yukarıdan bakıldığında da bu evrene dair sosyolojiyi ve hatta politikayı izleyebiliriz. Koray Avcı Çakman ahlakî bir sabit yaratarak ideal bir evren kuruyor. Güçlünün zayıfı  ezdiği, kurnaz olanın diğerlerinin hakkını gasp ettiği, “ben yaptım oldu” diyenin sorgusuz sualsiz kabul gördüğü bizlerin gündelik gerçekliğinde bu ahlakî sabitin bir değeri var kuşkusuz. Çocuk edebiyatının daha çok yetişkin dünyasına bir nanik yapmak, onun en temel bilgisini su yüzüne çıkarmak için birebir olduğunu söylemek bugün artık bir klişedir belki ama “Yengeç Yazar”, insanın yürürlüğe koyduğu ilişki/ilişkilenme üslûbunu tatlı tatlı sarsıyor işte. Mesela “ormanların kralı ille de aslan mı olmalıdır?” demek yerine, bir adım ileri giderek “bir krala ihtiyacımız var mı sahiden?” diye soruyor. Üstelik bu soruyu sorarken, kral olmanın tekdüzeliğini, zoraki konumlanışını ve elbette sıradanlığını da krallığa soyunan aslana hatırlatıyor. Ha, aslanın olmadığı yerde bu kez de korkutucu ejderha soyunabilir krallığa, nihayetinde onun gücü de rakipsiz. Fakat ormanın tüm canlıları birleştiğinde ve doğanın kendi ritmine saygı gösterdiğinde ejderhalar da ancak  masal kahramanı oluveriyor. Benzer bir sorgulama, başka kavramlar ve durumlarla ilgili olarak da çıkıyor karşımıza. Diyelim, eşitlik hangi koşullarda gerçekten eşitliği çağrıştırabilir? Ya da dürüstlük bize neyi anlatır? Tüm kavramların ters yüz edilip silkelenebildiği, herkesin kendi anlam dünyasından kalkarak yeniden bir kavramsallaştırma yapabildiği bir çağda, mesela dürüstlük ve patavatsızlık bir madalyonun iki ayrı yüzü olmayabilir; bu iddianın kendisi de bir ezber, bir ön kabul olarak suçlanabilir. Sonunda yazarlığa soyunan yengecin gözü kara dürüstlüğü sadece bir komedi olarak da okunabilir tabii… Fakat orada da ahlâki bir sabit çıkıyor karşımıza: Kimse dış görünüşü veya doğuştan taşıdığı özellikleri nedeniyle küçümsenemez. Istakozun kıskaçları, denizanasının yüzme stili ya da mürekkep balığının şişman yüzü yengeç yazara malzeme olamaz, olamıyor da. Zaten empati yoksunu yengeç de yazar olamıyor! Hikâyelerin en göze çarpan ortak özelliği orman canlılarının kendiliğinden hayata geçirebildikleri ortak bilinçleri, tavırları. Her durumda, belli bir deneyimin ardından “Bu iş böyle yürümeyecek,” diyerek ve mutlaka ortak hareket ederek, güç birliği yaparak çözüm üretebilmeleri. Dayanışmanın doruğa çıktığı hikâyeyle bitirelim: “Yavaş Kaplumbağa”, malum, yavaş. Arkadaşları çeşitli zamanlarda büyük, yemekli partiler organize ediyor. Kaplumbağa, ne yapsa ne etse bu partilerden hiçbirine zamanında yetişemiyor. Sonunda bir gün, arkadaşları o çok eğlenceli partilerden birini kaplumbağanın ayağına götürmeye karar veriyor. Çizer, Cihan Dağ da kaplumbağanın sevincine bizi ortak ediyor.

Yengeç Yazar Koray Avcı Çakman Resimleyen: Cihan Dağ Tudem Yayınları, 80 sayfa

Yengeç Yazar Koray Avcı Çakman Resimleyen: Cihan Dağ Tudem Yayınları, 80 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1978 Berlin doğumlu. Sosyoloji ve iletişim okudu, gazetecilik yaptı. “Benim Kitaplarım / 35 İsim 35 Kütüphane” (Doğan Kitap) ve “Kozalak” (İletişim Yayınları) isimli iki kitabı bulunmakta.

Yorum yaz