İyi Kitap

Küçük Feministle kadın tarihinde yolculuk

Kadınların kendi güçlerini keşfetmeleri, hakikatlerini gür bir şekilde haykırabilmelerini arzulayan kitap, son bölümlerde toplumsal hayatın dayatmalarına karşı koymanın kimi tatlı yöntemlerini de paylaşıyor.

Karin KARAKAŞLI

Çocuk kitaplarının büyüsü ayrıdır. Bazen küçükken okuduğumuz bir kitabın içindeki çizimler, bir kahramanın rastgele söyleyiverdiği bir cümle, bir ömür peşimizden gelir. Sözünün sonuna gelen pek çok yetişkinin
kitabevlerinin çocuk kitapları raflarında dolanması bundandır. Kaybettiği bir şeyi bulma umudundan. Hazırsa da yüzyüze gelir ihtiyacı olanla. Bir kız çocuğu olarak elinize ‘Küçük Feministin Kitabı’nın geçtiğini hayal edin şimdi. Feminist mi, o da ne? Sassa Buregren’in o yalın anlatımlı kitabını ele aldığımda, küçükken böyle bir kitapla karşılaşarak büyümüş olmanın ne demeye geleceğini hayal ettim. Kadınlığıma her kastedilmeye yeltenildiğinde, küçüklüğümden kalma bu kitabı okşayabildiğimi. Güçlendiğimi… “Çalışma hayatım bitmeyen bir keşif yolculuğu. Resim ve yazı, dünyayı anlamak için kullandığım araçlar. Benim için kelimeler ve resimler birbirini besleyerek el ele giden iki dil…” ‘Küçük Feministin Kitabı’nın yazarı Sassa Buregren kendini, edebiyatını bu sözlerle tanımlıyor. Güldünya Yayınları’ndan çıkan kitap, tam da yazarının bu anlayışının ifadesi. Kendi çizimleriyle bütünlediği kitabında, Ebba’nın bu dünyayı yönetenlerin neden hep takım elbiseler içinde sıkıcı görünümlü yaşlı erkekler olduğunu sormasından yola çıkarak bir keşif yolculuğu anlatıyor; görmezden gelinen bir kadın tarihi keşfini. Ebba, büyük yeğeni Jorinda, arkadaşları ve özellikle de anneanne Kerstin ile birlikte koyulduğu yolculuğunda her şeyin bir soru ile başladığını gösteriyor öncelikle. “Haksızlığı görmek iyi bir başlangıçtır. Sonraki adım, bunu nasıl değiştireceğini düşünmektir” diyor Jorinda ve Ebba, neyi neresinden değiştirebileceğini bulmak üzere kendisinden önce bu haksızlığın peşine düşen kadınların hikâyelerini araştırıyor. Küçük bir kızın bilgi arayışı çerçevesinde iki yüzyıl öncesine giderek Mary Wollstonecraft’tan başlayarak kadınların eşit eğitim ve çalışma hakları ile oy verme mücadelesine tanıklık ediyoruz. “Tarih kitapları, çoğunlukla savaşlardan ve krallardan bahsettiği için annelerimizin ataları hakkında bilgilenmemiz yok” diyen anneanne Kerstin, aslında kadınların tarih boyu nasıl görünmez kılındıklarını da ifşa etmiş oluyor.

BEN BENİM

Sassa Buregren kitabın akışını kendi memleketi İsveç’te kadın hakları için verilen mücadelenin tarihini de aktaracak şekilde düzenlemiş. Son derece yalın, sade bir anlatımla hazırlanan bilgilendirme bölümleri küçük okurların dikkat eşiği de gözetilerek en temel noktaları derli toplu ve akıcı bir özet şeklinde aktarıyor. İktidar kavramı, Simone De Beauvoir eşliğinde varoluşçuluk felsefesi ve ‘ikinci cins’ olarak kadına ayrılan bölüm toplumsal cinsiyet rollerine ilişkin pek çok soru sorduruyor insana. Buregren’in vurguladığı bir diğer konu da eşitlik ve özgürlüğün sadece yasalarla mümkün olamayacağı. Davranış, düşünce ve eğitim sisteminin de değişmesi gerektiğini belirtenyazar erkek egemen sistemi sarsmanın kolay olmadığını belirterek şu çıkarımda bulunuyor: “Bunun içindir ki, bir hardrock müzik grubundaki kız, pop müzik grubunda şarkı söyleyen kızdan daha fazla çaba göstermek zorunda. Bale yapmak isteyen bir delikanlı da, halterci olmak isteyen birinden daha güçlü olmalı.” Kadınların kendi güçlerini keşfetmeleri, hakikatlerini gür bir şekilde haykırabilmelerini arzulayan kitap, son bölümlerde toplumsal hayatın dayatmalarına karşı koymanın kimi tatlı yöntemlerini de paylaşıyor. Her şeyiyle sınıf ortamlarında tartışılmak üzere tasarlanmış izlenimi veren ‘Küçük Feministin Kitabı’ aslında en çok da kendisini minik öğrencilerle tanıştıracak cesur öğretmenleri bekliyor. Keza yine bu kitap bana bu toprakların kadın hakları mücadelesini de benzer bir üslupla çocuklara anlatmanın nasıl da elzem olduğunu düşündürüyor. Gerisi hep bu küçük feminist Ebba’ nın peşine takılan size kalmış. Yolculuğun sonu yok, yeter ki siz cesaret edin.

Küçük Feministin Kitabı Sassa Buregren Türkçeleştiren: Ünzile Tekin Güldünya Yayınları, 128 sayfa

Küçük Feministin Kitabı Sassa Buregren Türkçeleştiren: Ünzile Tekin Güldünya Yayınları, 128 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz