İyi Kitap

Çocukluğumuza bir bilet

Ninemin Yemekleri Dedemin Oyuncakları duru Türkçesi ile sizi keyiflendirirken, hitap ettiği yaş gurubunu gözeten sade, kısa ve anlaşılır cümleleri Mehmet Güler’in edebiyatçı kimliğinin yanı sıra eğitimci yönünü de öne çıkarıyor.

Elçin KUZUCU

Doğan ya da ninesi ve dedesinin seslenişiyle Doğan Can, sizi çocukluğunuza kendi ellerinizle yaptığınız bez bebeklere, çamurdan fırınlara, tel arabalara götürürken bir yandan da ninelerinizin evindeki mis gibi çaya, çorbaya, ekmeğe çağırıyor. Sayfalar arasında ilerledikçe bazen burnunuzun ucunda hafif bir sızı duyarken, bazen dudaklarınızın kenarında minik bir tebessüm yakalıyorsunuz. O eski salatalıkların, domateslerin tadı geliveriyor damağınıza aniden. Günümüzde dört duvar arasına sıkışmış çocuklara üzülüp kendi çocukluğumuzun ne kadar da keyifli geçtiğini hatırlarken; bir bakıyorsunuz geçmişin o bahçeli, sokak oyunlu anıları saklı çekmecelerden çıkıvermiş.
Hazır gıdaların, hormonlu sebze ve meyvelerin, tüketim çılgınlığının dörtnala koştuğu günümüz dünyasında gerek çocuk okuyucuya gerek çocuk kitabı severlere tatlı bir mola fırsatı tanıyor Ninemin Yemekleri Dedemin Oyuncakları. Duru Türkçesi sizi keyiflendirirken; hitap ettiği yaş gurubunu gözeten sade, kısa ve anlaşılır cümleleri Mehmet Güler’in edebiyatçı kimliğinin yanı sıra eğitimci yönünü de öne çıkarıyor.

İLGİNÇ YEMEKLER
Kitabın konusunu oluşturan yaz macerasında Doğan Can, bir bakıyorsunuz ninesinin güzelim yemeklerini yiyor keyifle, bir bakıyorsunuz dedesiyle mühendislik harikası oyuncaklar yapıyor.
İlginç isimler, diyor Doğan Can; mıhlama, analıkızlı, kulak çorbası gibi yemeklerin, höşmerim ve sütlü huriye gibi tatlıların tadına bakarken. Yemeğini yer yemez, başlıyor dedesiyle maceradan maceraya koşmaya. Ninesi ve dedesinin yanına ilk geldiğinde, uzaktan kumandalı arabası bozulduğu için hissettiği üzüntü dedesiyle oyuncak yapımına başladıkları gün geçip gidiyor. Dedesinin içindeki çocuğun da ortaya çıkmasıyla coşku bir kat daha artıyor oyuncak yapımında. Nihayetinde siz de kendinizi, onlarla birlikte, sabır ve emekle yaptıkları arabayı
sürerken buluyorsunuz.
Doğan Can ilginç yemekleri tatmanın, balkabağından araba yapmanın keyfini sürerken; her serüvenin içine saklanmış somut bilgileri de eğlenerek öğreniyor. Yaparak, yaşayarak öğrenmenin kalıcı değerini görüyorsunuz hikâyede. Oyunun çocuklar için en güzel öğrenme aracı olduğunu hatırlıyorsunuz. Bütün bu serüven-bilgi örgüsü, okuyucu kitlenin gelişimine uygun bir dille, ustaca kurgulanmış.

SOMUT İŞLEMLER DÖNEMİ
8-12 yaş aralığındaki çocukların somut işlemler döneminde olması, hayal gücünün yüksek ancak soyut kavramların henüz kalıcı olmaması, bir eğitimci yazarın ustalığıyla tüm hikâyede gözetilmiş. Üstelik hissettirilmeden ve hikâyenin akışı bozulmadan.
Okuduklarımız sadece bir yaz serüveni olarak kalmıyor zihinde. Hormonu ve hormonsuz gıdayı Doğan Can’ın ninesinden dinlerken, adeta fen bilgisi dersinde buluyoruz kendinizi. Dedesine atölyede çıraklık yaparken tamir aletlerinden bilmediklerinizin isimlerini ve ne işe yaradıklarını
öğreniyoruz.
Kitap ilkokullarda, yaratıcı okuma ve yazma etkinliklerinde aktif ve etkili bir şekilde kullanılabilir. Yanı sıra, duru Türkçesi ve unutulmaya yüz tutmuş geleneksel değerlerimize dair içeriğiyle sadece çocuk okuyucunun değil hepimizin ilgisini çekecek bir eser.
Çocukların kendi ürettikleri her işin, aslında nasıl da hayal güçlerini beslediğini; emek verilerek yapılan işin kıymetini ve sabrın tatlı meyvesini sadece bir okur olarak değil, iki çocuk annesi bir eğitimci olarak
hissediyorum kitabın satırlarında.
Bütün bu zenginliklerle harmanlanmış hikâyenin sonunda, Doğan Can’ın hayallerini süsleyen ve gelecek yaz yapmayı planladığı araba; hepimizin içinde “acaba ben de bir oyuncak yapabilir miyim?” sorusunu
canlandırıyor.

nemin Yemekleri Dedemin Oyuncakları Mehmet Güler Nesin Yayınevi, 96 sayfa

Ninemin Yemekleri Dedemin Oyuncakları
Mehmet Güler
Nesin Yayınevi, 96 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz