İyi Kitap

Her şey doğru dili tutturmaya bakar

Bazen, mükemmel yaptığı şeyleri sırf hatırı kırılmasın diye, dolambaçlı yollardan ustasından öğrenirken görürüz ayıyı. Ya da tersinden her şeyi yüzüne gözüne bulaştırdığında, ustanın onu nasıl tatlılıkla teselli ettiğine şahit oluruz. Sonunda iş ikisinin ortak bir dil bulmasına varır.

Özlem TOPRAK

Kitap isimleri genelde, hikâyenin temel meselesine gönderme yapsa da en ilgi çekici başlıklar aslında içini bizim doldurabildiklerimizdir. John Yeoman’ın Hayy Kitap’tan çıkan Usta ile Ayı kitabı, ilk bakışta usta ile çırak, öğretmen ile öğrenci ilişkisine gönderme yapıyor gibi görünse de, esasen bir dostluk ve hatta bir yalnızlık hikâyesi.
Dostluk ile yalnızlık ilk bakışta nasıl da çelişkili iki kavram gibi duruyor değil mi? Oysa birbirini dost olarak seçenler, çoğunlukla çok insanı denemiş ve yalnızlığa razı gelmeye ramak kalmış insanlardır.
Bunlardan biri, bizim sakar ve sarsak ayımız. Hayatı iyi niyet sözcüğüyle özetlenebilir. Tek isteği ormandaki diğer hayvanlara yardım etmek ve onların dostluğunu kazanmak. Gel gör ki işin içine efsanevi sakarlığı ve tez canlılığı girdiğinde, bütün yardım girişimlerinin sonu hüsranla sonuçlanır.
Dolayısıyla ayının yalnızlığı bir seçim değil, dışlanmışlıktan kaynaklı. İyiliğinin kurbanı bir başka deyişle. Usta ise sanki seçerek vazgeçmiş hayattan. Bir mağarada sürdürdüğü inziva hayatında, zaman 1947 tarihli bir takvimde durmuş. Kimdir, nedir bilmiyoruz. Ama bir yandan da müthiş paylaşma arzusuna ve paslanmamış öğretme güdüsüne bakarak bir zamanlar öğretmenlik yapmış olabileceğini, bir sebepten insanlardan soğuyup kendisini bir dağ başında gönüllü münzeviliğe mahkûm ettiğini tahmin ediyoruz.
Ancak ne kadar seçilmiş olsa da yalnızlık da bir yere kadar. Ayı ve ustanın yolları, ustanın 15 yıl önce ağaca astığı ilanla kesişir. İlanda şöyle yazmaktadır: “Usta öğretmenden özel ders. Usta yalnızca bir öğrenci kabul ediyor. Tam pansiyon.
Uygun koşullar. Yeni kurs başlamak üzere. Şahsen başvurun.”
Gerisi tarifsiz bir ilişkidir. Ayı ne kadar sarsaksa, usta da bir ayıya öğretebilecekleri konusunda o derece acemidir. Sonuçta ikiliyi aşçılıktan spora, balık tutmadan iskambil oyununa, ilk yardımdan yemek yapmaya bir dizi ilgisiz alanda sınanan özel bir zamandan geçerken görürüz. İlk bakışta ilgisiz gibi duran bu alanlar, hayatın en temel meselelerine dair mesajların verilmesine vesile olur. Ve daha da önemlisi ayı ile usta, birbirlerine duydukları sevgiden sebep, orta yolda buluşmaya, eski alışkanlıklarından, en sevdikleri şeylerden ödün vermeye razı gelirler. Bunun doruk noktası ortak kahvaltıları sırasında ortaya çıkar; ballı yumurtalı omlet! Ve bu muhteşem lezzete karşı yorumları birbirleri için yapabileceklerinin göstergesidir: “’Mmmm,’ dedi Usta keyifle lokmasını yutarken. Aslında omleti balsız tercih ederdi ama Ayı’yı kırmak istememişti. ‘Evet, çok leziz,’ dedi Ayı. O da yumurtasız bir ballı omletin daha iyi olacağını düşünmekteydi.”

SINANMIŞ MUHABBET
Bu kitap dâhil otuzdan fazla eserinin neredeyse hepsini resimleyen Quentin Blake ile yoldaşlığın hakkını veren John Yeoman’ın, 26 yıllık öğretmenlik deneyimiyle öğretme eyleminin iktidarına ve hiyerarşisine dair anlatacağı çok şey var.
Bir an gelir ayıyı, sırf hatırı kırılmasın diye doğası gereği çok daha mükemmel yaptığı şeyleri dolambaçlı yollardan ustasından öğrenirken görürüz. Bir sonraki sahnede her şeyi yüzüne gözüne bulaştıran ayıyı ustanın nasıl tatlılıkla teselli ettiğine şahit oluruz. Dolayısıyla iş birbirileri için ortak bir dil bulmasına varır. Bunca macera sonunda usta sabrını, ayı ise hevesini sergilemiş olur.
Okura ise hüzünle gülümsemek kalır, zira her bir sınav hem komik hem acıklıdır. Son noktada ayı ile ustanın dostluk deklarasyonu gibi okunacak yeni bir ilanla baş başa kalırız: “Usta kendisiyle yaşayacak ve ufak tefek ev işlerine yardımcı olacak bir asistan öğretmen arıyor. Bu pozisyon Üstün Başarı Diploması Olan Bir Ayı için uygundur. Lütfen şahsen başvurun!”
Çocuk kitapları editörü Gökçe Ateş Aytuğ’un isabetli seçimi ve Sumru Ağıryürüyen’in çevirisi ile okuduğumuz hikâyeden geriye ise bu sıra dışı dostluktan ilham almak kalıyor. Ola ki bizim ustamız ya da ayımız da köşe başında fark edilmeyi beklemektedir.

Usta ile Ayı John Yeoman Resimleyen: Quentin Blake Türkçeleştiren: Sumru Ağıryürüyen  Hayy Kitap, 136 sayfa

Usta ile Ayı
John Yeoman
Resimleyen: Quentin Blake
Türkçeleştiren: Sumru Ağıryürüyen
Hayy Kitap, 136 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz