İyi Kitap

Neresinden bakarsan bak sevimli ve faydalı

Bir gözü mavi, diğeri kahverengi ama Sibirya kurdu değil, hatta kurt bile değil. Tam bir kırma o. Birkaç aylık minik bir yavruyken barınağa bırakılmış ve iki yaşına kadar da orada yaşamış. Her köpek gibi oyuncu her köpek gibi sevilmeye düşkün…

Burcu ARMAN

Hiç barınağa gittiniz mi? İçeri girdiğiniz anda varlığınızla bile
mutlu ettiğiniz onlarca köpek sarar etrafınızı. Bazıları kafeslerin arkasından hüzünlü gözlerle bakarken içinizi kıyar da birden hepsini yanınıza alıp ev sıcaklığını yaşamalarını istersiniz. Yine de eğer en azından bir köpeği sahiplenmek için oradaysanız ne mutlu ikinize de! Gökçe Gökçeer’in Pöti’si de bu mutluluğun gerçek hikâyesi.

PÖTİ’Yİ TANI
Önce Pöti’yle tanışın: Bir gözü mavi, diğeri kahverengi ama Sibirya kurdu değil, hatta kurt bile değil. Tam bir kırma o. Sahibinin iki yaşındayken barınaktan kurtardığı sevimli bir dişi. Birkaç aylık minik bir yavruyken barınağa bırakılmış ve iki yaşına kadar da orada yaşamış. Her köpek gibi oyuncu her köpek gibi sevilmeye düşkün… Bundan sonra yalnızca Pöti’nin hikâyesini, yalnızca ne kadar oyuncu olduğunu ya da nasıl haşarılıklar yaptığını kısacası, yalnızca başından geçenleri dinleyeceğinizi sanıyorsanız yanılıyorsunuz (en azından ilk kitap için). Zira Gökçeer’in kaleminden bir çocuğun köpekle nasıl iletişim kurabileceğine dair ipuçları var Pöti’de… Mesela, tatlının köpekler için ne kadar zararlı olduğunu biliyoruz ama yine de o sevimli bakışlarıyla size masum masum baktıklarında, bir lokmacık da mı vermeyeceğiz? Kuyruklarını ne zaman salladıklarını biliyor muyuz? Ya onlarla nasıl oynayacağımızı? O zaman öğrenmek için Pöti’ye biraz daha yakından bakın.

PÖTİ’YE KULAK VER
Zira biraz yakınlaşınca onun bir oyuncak olmadığından da emin olacaksınız. Köpeklere bakmanın eğlenceli olduğu kadar zor bir iş olduğunu da. Hediye niyetine çocuklarına köpek alıp, sorumluluğuyla başa çıkamayıp barınağa ya da sokağa bırakan o kadar çok aile varken bunu kesinlikle dikkate almak gerek. Hele ki petshoplarda minicik kafeslerde yaşam hakları resmen ellerinden alınmış olanları düşününce… Pöti’yi dinleyin; iyi köpek özel ırk demek değildir. Pöti’yi dinleyin; yalnızca bir köpeği evlat edinmek onun bir yuvası sizin de bir dostunuz, yoldaşınız olsun istiyorsanız bir barınağa gidin. Ona bakarsınız, o da size bakar ve işte tıpkı aşk gibi bir şeydir birbirinizi seçmek!
Uzun lafın kısası Pöti bilinçli minik hayvanseverler için. Bazı çocuk kitapları, çocuklara olduğu kadar yetişkinlere de mesaj verir. Okurken aklımdan parayla köpek alan, bakamayınca sokağa atanlar, sokakta yanınızda köpeğinizle karşılaştığınızda “gitme bak köpek ısırır” diye korkutanlar geçiyor… Sizin hayvanlara olan tavrınız elbette çocuğunuzun da davranışlarının temelini oluşturur. Bu yüzden önce yetişkinlerin Pöti’ye kulak vermeye ihtiyacı var sanki…
Bundan sonra Pöti’nin hikâyelerini dinlemeye devam edeceğiz elbette ama Gökçeer’in anlattıklarından sonra belki biraz daha bilinçli olarak… Bu arada kitabın çizeri Mustafa Gündem de Pöti’nin sevimliliğine sevimlilik katmış! Son olarak kitabı aldığınızda Yedikule Hayvan Barınağı’na bağış yapmış olacağınızı da not etmek gerekiyor… Kısacası neresinden bakarsanız sevimli, neresinden bakarsanız faydalı…

Pöti – Bir Barınak Köpeğinin Hikâyesi  Gökçe Gökçeer Resimleyen: Mustafa Gündem Redhouse Kidz Yayınları, 40 sayfa

Pöti – Bir Barınak Köpeğinin Hikâyesi
Gökçe Gökçeer
Resimleyen: Mustafa Gündem
Redhouse Kidz Yayınları, 40 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz