İyi Kitap

Öykü yazacak olana yürüyüş iyi gelir

Birbirinden güzel kitapları, sizi hiç yormadan kendi kendine yazan sihirli bir mürekkebe ne dersiniz? Bulut bu fırsatı kaçırmıyor elbette. Ama her şey istediği gibi gidecek mi?

M. Banu AKSOY

Kitap okumak büyülü bir iştir. Elinize iyi bir kitap geçti mi, büyünün devreye girmesi kaçınılmazdır. Sayfalar boyu sıralanmış sözcüklerin peşine
takılır ve kendinizi olmadık bir zamanda, olmadık yerlerde bulursunuz. Kitabın kahramanını bir gölge gibi takip edersiniz. Bazen nasıl olduğunu anlamadan, bir de bakmışsınız ki artık o kahraman olmuşsunuz. İyi bir kitap, güzel bir macera size olmadık şeyler yaşatır, olmayan şeyleri var eder zihninizde. Dedim ya, büyülüdür kitap okumak…
Bulut da yatma saatinde, ışıklar söndüğünde bile okumaya devam edecek kadar düşkündür kitapların büyüsüne. Sevdiği pek çok kitap vardır; ama en sevdikleri hep aynı yazara aittir. Kocaman gri bir sakalı, gri saçları, gri çerçeveli gözlüğü ve üzerinden hiç çıkmayan gri bir süveteri olan yazarın adı da Bay Gri’dir. Günün birinde Bulut, Bay Gri’nin yaşadığı kasabanın kütüphanesini ziyaret edeceğini öğrenir.
Bulut, etkinlik günü erkenden kütüphaneye gider. Kapıda beklerken iki fare geçiverir yanından. Kitaplarda ve filmlerde sıkça karşısına çıkan bu hayvanı ilk kez canlı olarak gören Bulut, bunun tam da Bay Gri’nin geleceği gün gerçekleşmesini hayra yorar. Sonunda etkinlik saati gelip çatar ve Bay Gri kitaplarından öyküler okumaya başlar. Sıra yazar olmak isteyen ve “hayallerinin peşinden gitmek için büyümeyi beklemeyen” bir çocuğun hikâyesine geldiğinde Bulut öykünün sonunu bekleyemeden fırlayıp gider. O da kendi hikâyesini yazacaktır!
Bütün gün ve gece yaptığı onlarca denemenin hiçbirinden memnun kalmaz Bulut. Tekrar Bay Gri ile karşılaşıp ona nasıl yazar olacağını sorduğunda aldığı yanıt “Biraz yürüyüş yap,” olur. “Yürü, yürü, yürü… Yolları arşınla. Sonra yolda ilgini çekecek bir şeyler bulursan, otur ve yaz. Ne hakkında olduğu önemli değil. Yeter ki yaz. Sadece yazmak için yaz.”
Bulut, bu yanıt onu tatmin etmese de, haftalar boyunca yazmaya çalışır. Sonunda yine başarısız hissettiği bir anda çıktığı yürüyüş onu bir antikacı dükkânına ve yaşlı dükkân sahibinin sihirli olduğunu iddia ederek ona sattığı mürekkebe götürecektir. Macera arayan küçük beyaz farenin masalını işte bu mürekkep sayesinde yazmaya başlar.
Bu ana kadar Bulut’un yaşamı etrafında dönen öykü, sihirli mürekkeple birlikte, yazdığı öyküye geçiş yapar. Ta ki mürekkep yarı yolda bitene kadar… Zeynep Alpaslan’ın yazdığı Bay Gri’nin İzinde, hayran olduğu yazarın izinden giden bir çocuk ile hayran olduğu gezginin izinden giden macera sever bir beyaz farenin ortak öyküsü aslında. Bulut öyküsünü yazarken beyaz farede kendini, gezgin Kaptan Bozbıyık’ta Bay Gri’yi anlatıyor. İki kahraman da aradıkları şey için uzun yollar kat ediyorlar ama uzakta aradıkları şeyin aslında hep yanı başlarında olduğunu keşfediyorlar.
Ne yalan söyleyeyim, her iki kahramanın da yaşadıkları hayatın sıkıcılığını karamsarlık derecesinde tekrar tekrar vurgulamasından biraz rahatsızlık duydum. Daha canlı karakterlerin olduğu, yan karakterlerle zenginleştirilmiş ve Bulut’un yazma sürecinde onu etkileyecek, yazısına yansıyacak olayların olmasını isterdim. Bulut’un öyküyü yazmasıyla başlayan hareketliliğin de yeterince işlenmediğini düşünüyorum. Sihirli mürekkeple çabucak çözülen yazma problemi, mürekkebin bitmesiyle yeniden ortaya çıkıyor. Bay Gri’nin ilk baştaki öğüdünün anlamını da Bulut ancak o zaman çözüyor. Tekrar –bu sefer sihirli olmayan mürekkeple- oturuyor masaya ve öyküsünü tamamlıyor. Ama keşke farelerin maceraları biraz daha yer bulsaymış kitapta. Her şey biraz hızlı olupbitti hissi yaşattı bende.
Öykü içinde öykü, kitap tasarımında farklı yazı karakteriyle görsel olarak ayrıştırılmış. Ancak farenin öyküsünden tekrar Bulut’a dönüldüğünde grafik bir hata yapılmış ve font farklılığı ihmal edilmiş. Kitabın illüstrasyonlarını yapan Nalan Alaca’nın çizgisi ise öykünün yalınlığını tamamlıyor.
Bay Gri’nin İzinde bir çocuğun yazı yazma macerasını konu ediyor. Ancak bundan daha önemlisi belki de pek çok çocuğa yazı yazma esini verecek olması. Bunun için ne sihirli mürekkebe ne de başka bir şeye ihtiyaç var. Bay Gri’nin de dediği gibi biraz yürümek yeterli.

Bay Gri’nin İzinde Zeynep Alpaslan Resimleyen: Nalan Alaca Final Kültür Sanat Yayınları, 64 sayfa

Bay Gri’nin İzinde
Zeynep Alpaslan
Resimleyen: Nalan Alaca
Final Kültür Sanat Yayınları, 64 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz