İyi Kitap

Şşşt, bir çıtırtı mı geldi?

Küçük bir tavsiye: Yeni bir çift ayakkabı alırken ya da şöyle yemyeşil bir elmayı ısırırken iki kere düşünün!

Olcay Mağden ÜNAL

Yalnızca Stephen King’in adını duymam bile dikkat kesilip mümkünse en yakın ışığın düğmesine bir el atma isteğiyle dolmama sebep olur. Ama çoğunlukla nutkum tutulduğundan olduğum yere mıh gibi çakılırım. Başarısız bir korku filminin bile üzerimde en az altı aylık bir etkisi varken çocukluk ve gençliğimin hatırı sayılır bir kısmını ne demeye kendisinin kitaplarında bıraktım bilemiyorum. Ama içimdeki merak hâlâ dinmemiş ve hayal gücüm de -neyse ki- gündelik hayatın egzoz dumanı altında yitip gitmemiş olacak ki kendimi farkında olmadan korku türünün yakınlarında ayak sürürken buluyorum, elbette yine kitaplar söz konusuysa ve bunlar belirli bir seviyenin üstündeyse. Dolayısıyla “Genç okurlara Stephen King tadında öyküler” sloganıyla çıkan bir kitaptan da uzak durmam mümkün olamazdı. Shaun Hutson’ın yazdığı ancak yarattığı karakterlerden Gece Yarısı Kütüphanesi müdürü Nick Shadow’un ağzından anlattığı, kütüphaneyle aynı adı taşıyan serinin Sesler isimli ilk kitabı üç hikâyeden oluşuyor: Sesler, Tam Ayağıma Göre ve Günde Bir Elma.

SESLER
İlk öykü hastane koridorlarında başlıyor ancak konuya girer girmez telaşlanmaya ve de gerilmeye lüzum yok. Çünkü kahramanımız Kate’in annesi -belirlenemeyen bir nedenden ötürü- hasta ve Kate de babasıyla birlikte annesini görmek için orada. Bu ziyaret sırasında annesi Kate’ten anneannesinin mezarına uğramasını ve doğum günü için ona bir çiçek götürmesini istiyor. Kate annesinin ricasını yerine getiriyor getirmesine ama mezarlığa girmesiyle birlikte kafasının içini, bir daha hiç boşaltmayacak olan, gaipten sesler doldurmaya başlıyor. Kızın normal seyrinde giden hayatı birden yoldan çıkıyor, geçmişten mi gelecekten mi geldiği belli olmayan sesler yüzünden uyku bile uyuyamaz oluyor ve sonunda bu sesler Kate’in hayatında öyle bir değişikliğe yol açıyor ki okur öykünün sonunda adeta duvara tosluyor.
Kitabın ikinci öyküsü Tam Ayağıma Göre yeni bir çift spor ayakkabı alan Justin’in hikâyesi. Justin o ayakkabıları aldığından beri kendini çok şanslı hissediyor. Mahalle maçında on iki gol birden atması da bunun sadece bir his olmadığını kanıtlar nitelikte. On iki gol, dile kolay… Meselenin tüyler ürperten yanıysa işte bu güzel haberden sonra başlıyor. Ayakkabılar boylarından büyük işlere kalkıyor, zan altındaki Justin kendine bir çıkış yolu arıyor ancak o yolun haritasını kimin çizeceğini bulmak için son sayfaya kadar cesareti yitirmemek gerekiyor.

ELMALARIN GİZEMİ
Son öykü Günde Bir Elma yeşiller içindeki bir çiftlikte, masmavi göğün altında geçiyor. Yani, ne kadar korkutucu olabilir ki? Ancak işte görüntünün aldatıcı olduğunu kanıtlayan sıradan bir durum daha. Tim büyükbabasının ölümünün ardından çiftlikten ayrılmayı reddeden büyükannesinin yanında keyifli bir tatil geçiriyor. Gerçi bu yaşlı kadının her konuyla ilgili oturaklı bir lafının ve tabii bir de inandığı bir sürü hurafenin olması biraz sıkıcı. Elma çekirdeklerinin yutulması halinde insanın içinde elma ağacının büyüyeceği mesela. Tim muzırlıkla –ve ufak tefek sıyrıklarla– geçen bir günün sonunda açlığına söz geçiremeyip evlerinin yanındaki çitlerle çevrili ağaçlık alana giriyor, ağaçların dallarındaki sert ve sulu elmalara karşı koymak güç ne de olsa. Ancak isteğine ulaşamıyor, çünkü ağaçlığın sahibi huysuzun biri. Büyükannesi her ne kadar Tim’e o ağaçlıktan uzak durmasını söylese de o ihtiyara birilerinin ders vermesi gerekiyordur ve bunu yapacak olan da Tim’in ta kendisidir. Yalnız ortada tek bir sorun var, o da Tim’in o çitlerin ardındaki ağaçların, dallarındaki elmaların ve onlara sahip olan adamın ardındaki gizemi bilmemesi.
Farklı mahlaslarla çoğunluğu yetişkinler için korku-gerilim türünde yazılmış altmışın üzerinde kitabın sahibi Shaun Hutson’ın çocuklar ve gençler için yazmış olduğu bu dizi için
“Stephen King tadında” ibaresi bir parça abartı da olsa kendisini özellikle öykülerin beklenmeyen ve ani gelişen sonlarından ötürü türünün iyi örnekleri arasına yerleştirebiliriz.

Gece Yarısı Kütüphanesi - Sesler  Nick Shadow - Shaun Hutson Türkçeleştiren: Petek Demir Altın Kitaplar, 112 sayfa

Gece Yarısı Kütüphanesi – Sesler
Nick Shadow – Shaun Hutson
Türkçeleştiren: Petek Demir
Altın Kitaplar, 112 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz