İyi Kitap

Sima Özkan YILDIRIM

Hayal adlı bir kasabada, artık kitaplarına alıcı bulamayan bir yayınevinin devredilmesiyle başlıyor olaylar. Tabii teknoloji çağında hayaller ve gerçekler çok çabuk değişebilir…

Kendisine gönderilen -hikâyeye dönüşmüş- her düşü değer verip yayımlayan bir yayınevi sanırım herkesin hayalidir. Bu yüzden de adı olsa olsa “Hayal Yayınevi” olur ve açılsa da ancak “Hayal” ismini taşıyan bir kasabada açılır. Yeşim Keleş’in yazdığı ve Kaan Bağcı’nın resimlediği Hayal Kasabası işte biz okurların bu hayalini gerçek kılıyor. Hayal Kasabası öncelikle hayal kurmanın önemine ve çocuklarla kitaplar arasında kurulan ilişkiye eğiliyor.

Zamanla çocukların tercihi kitaplardan bilgisayar oyunlarına yönelince Hayal Yayınevi’nin sahibi Hayaltoplayan, yayınevini Hayalseçen’e satar. Son derece seçici bir yayıncı olan Hayalseçen, kendisine yollanan kitapları kolay kolay basmayan, bastığı kitapları da çocuklara zorla satan, gözü paradan başka bir şey görmeyen bir adamdır. Ancak her yayınevi gibi, yeni adıyla “Kaliteli Hayal Yayınevi” de basılmamış kitap dosyalarıyla dolup taşar. Hayalseçen bu kitaplardan kurtulmanın tek yolunun onları yakmak olduğuna karar verir. Isınma işini de böylelikle bedavaya getirmiş olur. Ancak yaktıkları sadece kâğıt değildir. Başkalarının yazıya dökülmüş hayalleridir.

Kitaplar kelime kelime, cümle cümle yanar ve dumanı bir fısıltıya dönüşüp çocukların kulaklarından içeri girmeye başlar. Çocuklar geceleri bu fısıltıların renkli ve heyecanlı rüyalarını görmeye başlar. Hepsi bu hikâyelerin etkisinde bilgisayar oyunlarından bile uzaklaşmaya başlar. Ancak içlerinden biri sonunu göremediği bir rüyanın peşine düşer. Yolu Kaliteli Hayal Yayınevi’ne düşer. Yayınevine gittiğinde tüm bu olan bitenin sebebinin, sobada yanan, Hayalseçen’in güzel olmadığını düşündüğü hayaller olduğunu keşfeder. Tüm çocuklar bir olup yayınlanmamış hayalleri Hayalseçen’in elinden kurtarma planı yaparlar. Üstelik bu çocuklar bilgisayar oyunlarında kaçıncı seviyeye geldiklerinden başka bir şey konuşmayan, televizyon izlemekten gözleri şişen teknoloji çağı çocuklarıdır. Ama hayatlarında bir şeyin eksik olduğunu fark ederler: İşte bu eksik kitaplardır.

Hayalseçen’den kurtulduğuna inanan Hayal Kasabası sakinleri kitapların değerini yeniden hatırlayarak bir kütüphane kurarlar. Başına da Hayaltoplayan’ı geçirirler. Kitap okumak kasabalılar için yine keyif veren, hayal kurmak kadar özgürleştirici bir eylemdir. Ne var ki herkes intikam için geri dönen Hayalseçen’in, yaratıcılıklarını kullandıkları alanlara saldırdığını fark etmeyecek kadar mutludur. Ama onun bir planı vardır ve planı başlangıçta tıkır tıkır işler. Amacı çocukları okumaktan, yazmaktan, resimler yapmaktan soğutmaktır. Sonuç mu? Elbette ki mutlu son. Çocuklar hayallerine bir kez daha, bu sefer daha sıkı sarılırlar. Ama öykünün bu noktaya nasıl geldiğini anlatıp da sizleri okumanın o kalp atışlarını hızlandıran hazzından alıkoymak istemiyorum.

Çocukları kitap okumanın yaşattığı zevkten uzaklaştıran etmenler ve meselelerle uğraşan, bir yandan da yayıncılığa yakın mercekten bakan Hayal Kasabası’nın bence tek tökezlediği yer, çocukların kitaplardan vazgeçme nedenlerinden birinin filmlerin daha heyecanlı olması şeklinde vurgulanması. Filmleri neden suçlayalım? Onlar da başkalarının hayallerinin bir yansıması değil mi?

Teknoloji çağının “hayalci” çocukları için yazılan bu kitap, kimsenin başkalarının hayallerine kulak vermediği bugünlerde hayal kurmanın, işbirliğinin ve kitap okumanın paha biçilemez değerine dair kısa ama etkili bir hikâye. Kitabın illüstrasyonlarını yapan Kaan Bağcı da Hayalseçen’in hikâyeye kattığı gerilim unsurunu, karakterin o kılkuyruk çizimiyle desteklemekte son derece başarılı. Kendi küçük kütüphanemde bu kitabın son sayfalarına geldiğimde, bir an Hayalseçen’i karşımda görüp, “Küçüğüm, bunca kitabı okuyup vaktini boşa harcama, senden daha güzel kütüphaneleri olanlar var,” dediğini duyar gibi olmadım diyemem.

Hayal Kasabası Yeşim Keleş Resimleyen: Kaan Bağcı Elma Çocuk Yayınları, 52 sayfa

Hayal Kasabası
Yeşim Keleş
Resimleyen: Kaan Bağcı
Elma Çocuk Yayınları, 52 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Sima Özkan, 1988 yılında Bursa’da dünyaya geldi. Lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Amerikan Kültürü ve Edebiyatı, Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji bölümlerinde, yüksek lisans öğrenimini ise Bilgi Üniversitesi Karşılaştırmalı Edebiyat bölümünde tamamladı. Çeşitli yayınevlerine, özellikle çocuk edebiyatı çevirileri ve editörlüğü yaptı. Notos Öykü, Sözcükler, Ç.N. gibi dergilerde edebiyat eleştirileri, şiir çevirileri yayınlandı. Bir yıl kadar, okul öncesi İngilizce öğretmenliği yaptığı dönemde, günlerinin tamamını çocuklara kitaplar okuyarak, onlarla kitaplar ortaya çıkararak geçirdi. Çocuklar için yazdığı resimli kitap serisi Gece ile Gündüz, Final Kültür Sanat Yayınları’ndan çıktı. Şu an Beta Kids’te editörlük yapıyor, çevirmenliği sürdürüyor ve yeni kitapları üzerinde çalışıyor.

Yorum yaz