İyi Kitap

Kırmızı atkının ucu…

Şiirsel TAŞ

Feridun Oral kitaplarının sayfalarını çevirirken ağzınızdan “tablo gibi resimler” klişesinin çıkıvermesini engellemeniz pek zor. Bir ressamın elinden çıkan çocuk kitaplarında görsellerin tabloya benzemesi doğal olsa gerek.

Feridun Oral ile ilk kez Böğürtlen Cini ve Sarı Gaga adlı kitabıyla bundan tam on üç yıl önce karşılaşmıştım. Yanılmıyorsam Oral’ın yazıp resimlediği ilk çocuk kitabıydı bu. Şimdiyse elimde son kitabı Bu Kış Kimse Üşümeyecek var. Böğürtlen Cini ve Sarı Gaga “Soğuk ve karlı bir kış günü…” diye başlar ve Bu Kış Kimse Üşümeyecek’te olduğu gibi sıcacık bir öykü anlatır. Aradan geçen on üç yıl içinde Oral’ın yazıp resimlediği kitapların çoğunu okuma fırsatı buldum. Feridun Oral kitaplarının sayfalarını çevirirken ağzınızdan “tablo gibi resimler” klişesinin çıkıvermesini engellemeniz pek zor. Bir ressamın elinden çıkan çocuk kitaplarında görsellerin tabloya benzemesi doğal olsa gerek. Gelgelelim resimlerin öykünün fazlasıyla önüne geçtiği bazı kitapları bana bu niteliğin bir dezavantaja da dönüşebileceğini düşündürmüştür kimi zaman.

Bu Kış Kimse Üşümeyecek’te aslında çok bildik ve yalın bir öykü anlatıyor Feridun Oral. Bu kitapta öyküyle resimler tam bir denge ve ahenk içinde. Soğuk bir kış sabahına uyanan küçük kır faresinin yakacak çalı çırpı toplamak için ormana gidişiyle başlıyor öykü. Topladıklarıyla boyunu katbekat aşan bir yığın oluşturan küçük fare bu yığını tek başına çekip götüremiyor beklendiği üzere. Bundan sonrası “birlikten kuvvet doğar” teması üzerinden ilerliyor ve bir paylaşım öyküsü olarak son buluyor. Önce tavşan, ardından kızağıyla yardıma koşan tombul tilki, derken inine gidip yardım istedikleri koca ayı devreye giriyor. Birlikten kuvvet doğuyor gerçekten de ve hep birlikte asılınca kızağa yükledikleri çalı çırpı yığınını hareket ettirebiliyorlar. Ancak kızak bir ağaç köküne takılınca yığın devriliyor, bizimkiler de yığının altında kalıyor. Derken tipi bastırıyor ama altında kaldıkları çalı çırpı yığını dört hayvanın hayatını kurtarıyor.

Kitabın ön kapağında gördüğümüz, karlı ormanda yürüyen kır faresinin boynuna sardığı o upuzun kırmızı atkı öykü boyunca zihnimize dolanıyor. Kır faresi, hemen her sayfada o ya da bu şekilde karşımıza çıkan kırmızı atkıyı yeri gelince topladığı devasa çalı çırpı yığınını bağlamak için kullanıyor ve en sonunda atkı bir saksağanın gagasında öyküye veda ediyor. Neden bir atkı üzerinde bunca durdum? Bir tasarım hoşluğu olarak kırmızı uzun atkı kitabın kenarından upuzun kırmızı bir ip ayraç olarak sallanıyor. Bana da bu atkının ucunu bir yere bağlamak düşüyor. Nereye? Hah buldum!

Bizim binanın giriş katında yaşayan komşunun evine geçen hafta –hayır, bir kır faresi değil– bir sıçan girdi. Ben görmedim ama komşunun tarifine göre cüsse olarak maşallahı varmış. Gecenin bir vakti telefon çaldı. “Senin kediler sıçanı yakalayabilir mi acaba?” diye soran bir ses. “Valla akrep yakalamışlıkları var ama o boyutta bir hayvandan söz ediyorsak, olsa olsa sıçan bizim kedileri yakalar.” Zehir koymamalarını özellikle rica ettim, anlayış gösterdiler. Ertesi gün sıçanı zarar vermeden canlı yakalayabilmek için “fare yakalama kafesi” sipariş ettim. Sıçan komşuya iki gün boyunca kan kusturdu, koyduğumuz peyniri beğenmemiş olacak ki kafese girmeyi reddetti. Sonra da sırra kadem bastı (neyse ki). Niye anlattım bunu şimdi durduk yerde? Atkının ucunu bağlayacağım ya. Evdeki kedi ahalisi sıçanı görünce korkudan kaçacak delik arardı herhalde; kitaptaki kır faresi de bir öykü kahramanı olarak umurlarında değil elbette. Amaaa kır faresinin o upuzun kırmızı atkısı var ya, hani şu kitabın yanından sarkan… Demedi demeyin sonra, kitabı kediden kurtarıp çocuğa vermek sandığınız kadar kolay olmayabilir!

 Bu Kış Kimse Üşümeyecek Yazan ve Resimleyen: Feridun Oral Yapı Kredi Yayınları, 28 sayfa


Bu Kış Kimse Üşümeyecek
Yazan ve Resimleyen: Feridun Oral
Yapı Kredi Yayınları, 28 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Çocukluğunun en güzel günleri bir tavuk çiftliğinde ve İstanbul’un göbeğinde o dönemde istila edilmemiş kırlarda geçti. Tıp eğitimi aldı, hekim oldu, sonra çocuk kitaplarına merak sardı. Kurda kuşa, börtü böceğe düşkün ve en çok da onlarla ilgili okuyup yazmayı seviyor. Düşkurdu Bir Düş Kurdu, Börtü Böcek Güncesi, Zincir, Kar Benek Kara Benek ve Kim Korkar Mavi Kurttan adlı kitapları yazdı. Yazdığından çok daha fazla kitap çevirdi. Çevirdiğinden çok daha fazla kitap için eleştiri yazıları yazdı. Sürekli genişleyen kedi kadrosu, ara sıra bahçeye misafir olan yavru/yaralı martılar ve bir ergen gürgenle birlikte yaşıyor. Biyoloji, sağlık, kent doğası ve çocuklar üzerine kafa yoruyor. Ya evde çalışıyor ya ormanda dolaşıyor.

Yorum yaz