İyi Kitap

Her şeye rağmen; Juju

Alev KARAKARTAL

Bir çırpıda okunuveren, tıpkı bir çocuğun nefes almadan bir olayı hikâye etmesi gibi, tek parça halinde yazılmış bir öykü Juju. Savaşı ve ödenen bedelleri, küçük bir kız çocuğunun gözünden ve ağzından başarıyla yansıtmış.

Biz yetişkinlerin en acınası, en trajik hallerinden biri galiba unutmak. Bazen hayat kurtarsa, devam edebilmek için bile isteye unutmaktan başka çare kalmasa da; hayatın en kadim gerçeğini, bir zamanlar hepimizin çocuk olduğu gerçeğini zamanın bir anında, yolculuğumuzun bir noktasında, çoğu kez farkına bile varmadan öylesine unutuvermek… Sonrası ‘içimdeki çocuk’ röportajları…

Hâlbuki bir hatırlasak, kişisel tarihimizin başlangıç yıllarına bir an için olsun dönebilsek bilirdik: Çocuklar her şeyi görür, kaydeder. Yanlarında fısıltıyla konuşurken, dünya başına yıkılıyorken ve bir şey yokmuş gibi davranırken, birbirimizi sevmezken, savaşırken ve sevişirken; anlarlar, fark ederler. Ölümü de
bilirler, dirimi de…

Juju, Çiğdem Sezer’in Suriyeli küçük mülteci kahramanı da biliyor: “Ben televizyon haberlerini izlemeyince Fatıma ölmemiş mi oluyor? Nenem ölmemiş mi oluyor? O bombayı atanları gördüm. Bombanın Fatımaların evine düştüğünü gördüm. Her şey olurken gördüm…” Sadece görmekle kalmıyor Juju. Tıpkı savaşın oradan oraya savurduğu diğer çocuklar gibi anlıyor, sorguluyor.

Juju – Beni Unutma, Sezer’in çocuklar ve gençler için yazdığı dördüncü kitap. Kitabın arka kapağındaki tanıtım yazısında, savaşın en ağır bedelini ödemek zorunda olan çocukların suskunluklarından sıyrılıp seslerini duyurabilmelerinin önemi vurgulanmış. Vicdanımızın, kalbimizin dili olabilsinler diye.

Zira bırakın JuJu’nun bahçedeki armut ağacına çıkmasına kızan 1 numaradaki teyzeyi ya da onu ‘kirletir’ diye evine almayan 2 numaradaki teyzeyi; öykünün halden anlayan ve yardımcı olmaya çalışan Türkiyeli
kahramanları -Juju’nun arkadaşı Irmak, anne ve babası, 5 numaradaki Melahat Hanım Teyze- bile; yalnızca Suriye’de 5,5 milyon çocuğun savaş mağduru olduğu, 10 bininin öldürüldüğü, ailesini kaybeden 8 binden fazla çocuğun tek başına ülkesini terk ettiği, denizde boğulduğu, çölde gömüldüğü gerçeğiyle televizyondaki haberlerde olsun, yüzleşmekten kaçınıyor.

Belki bir tek istisna, mültecilerle çalışan üniversiteli Cengiz abi. O Juju’ya istediği her şeyi anlatabilsin diye bir kayıt cihazı vermeseydi, biz onun hüzün ve umutla ördüğü hikâyesini, Sezer’in kaleminden dinleyemeyecektik.

Bir çırpıda okunuveren, bölümlenmemiş; tıpkı bir çocuğun nefes almadan bir olayı hikâye etmesi gibi, tek parça halinde yazılmış bir öykü Juju. Öyküdeki yan karakterler de en az kahramanın kendisi kadar kanlı-canlı, tanıdık. Çiğdem Sezer, verimli ve ödüllü bir yazar. Savaşı ve ödenen bedelleri, küçük bir kız çocuğunun gözünden ve ağzından başarıyla yansıtmış. Belli ki bir zamanlar çocuk olduğunu hatırlamayı başarabilmiş şanslı azınlığın bir üyesi.

Korkudan yabancılarla konuşmayan küçük kardeş Teslime’nin dilinin çözülme sahnesi ve Juju’nun mülteci arkadaşı Azer’in kurduğu hayaller sorulduğunda verdiği “Ben hayal kurmuyorum, çalışıyorum” cevabı gibi kimi anlatılar bir hayli sinematografik.

Belki çocukların dikkatinin uzun sürelerle odaklanamadığından hareketle, öyküyü bölümler halinde kaleme almak; her akşam bir küçük bölümü okuma kolaylığı sağlaması açısından daha elverişli olabilirmiş. Ama olmasa da ‘olmuş’.

Ancak, kapaktaki suya bırakılmış can simidi görseli, olmamış. Juju’nun ailesiyle birlikte hikâyesinin can simidiyle hiç ilgisi olmaması yüzünden değil sadece; görselin boğulmuş ölü çocukları, en çok da görüntüsü ciğerimizi yakan Aylan bebeği anımsatmasının, gereksiz bir dramatize etme girişimi olduğu için de…

Yine de Juju – Beni Unutma, birçok bakımdan yazılması gereken ve iyi ki yazılmış bir öykü. Dünyanın en hakkaniyetsiz koşullarına maruz kalan bir çocuğun büyüme ve kim olduğunu öğrenme yolculuğuna tanıklık ederken, aynı zamanda her şeye rağmen umudu yeşerttiği, dostluğa ve dayanışmaya vurgu yaptığı için özellikle kıymetli…

Hülasa, bu kitap, bir “her şeye rağmen” kitabı…

Juju - Beni Unutma Çiğdem Sezer Bilgi Yayınevi, 72 sayfa

Juju – Beni Unutma
Çiğdem Sezer
Bilgi Yayınevi, 72 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Alev Karakartal Gazeteci. İstanbul’da doğdu, yaşıyor. 8 kardeşin en büyüğü. Kedileri, kitapları, ağaçları, yıldızları ve trenleri seviyor. Bir sonraki yaşamında, bir Rönesans bilim/sanat/teknoloji/mühendislik/mimarlık vb. insanı olmayı umuyor…

Yorum yaz