İyi Kitap

Öcülerden korkmayan çocuklara

Burcu ARMAN

Çocuklara göz kırpan, yetişkinleri sarsacak kitaplara!

Bazı çocuklar muzırdır. Yerli yerinde durmaz, ne zaman ne söyleyeceği belli olmaz; insanı daha doğrusu anne babaları sürekli alarm halinde tutarlar. Başkasının yanında şaak diye verdikleri cevabı nasıl çevireceğiz gibi endişelerle. İşte Bernard Friot’un ses verdiği çocuklar onlar! Peki onlar neden böyle? Belki en çok bu sorunun cevabı ve hatta açıklamalı cevapları Şipşak Hikâyeler serisinde.

Sizi bilmiyorum ama ben yetişkinlerin de kesinlikle çocuk kitabı okumaktan vazgeçmemesini savunanlardanım. Çünkü insan büyüdükçe “o zamanlar”ı unutuyor. Nasıl düşündüğünü, nelerden ne çıkarımlarda bulunduğunu ve hatta hayata nasıl bakıp, nasıl algıladığını. Hele ki elinizde Friot gibi çocuğun sesi olmayı başarabilmiş bir yazar varsa bu fırsatı kaçırmamanız gerekiyor. Zira Friot’un öykülerini okurken insan kendisinin “çocuk aklı işte” dönemlerine uzanıyor olaylara ve nesnelere bakışını hatırlayıp kendini gülümserken buluyor.

Sert gerçeklerin, değil çocukların, yetişkinlerin bile hayatını sarstığı bir dünyadayız. Her gün yaşanan felaketler yetişkinlerin “çocuklara nasıl anlatacağız” sorularıyla kafa patlatmasına neden oluyor. Oysa Friot, hayal gücüne sahip çocukların bunu kullanarak neler başarabileceğini gösteriyor. Çöp tenekesinde yaşayan bir adamın varlığıyla nasıl başa çıkabilir ki bir çocuk? Babasının annesini aldattığına şahit olmanın dayanılmaz ağırlığıyla? Ya da en basitinden odaya vuran yaprağın gölgesiyle? Yalnızca korkular mı? Çocukluğunuzu düşünün; sıkıldığınız, o, dakikaların yüzyıllara eş değer yavaşlıkta geçtiği anlarda ne yapardınız? Tabii ya hayaller! Yetişkin bir bireyin “gündüz düşleri” olarak tanımladığı şeyler değil miydi o sıkıcı anları kurtaran. Mesela yalnızca yaşlılarla dolu bir büyükbaba doğum gününde, karşınızda oturan Isabelle teyzeye doğru bir kaşık yoğurt fırlattığınızı düşünmez miydiniz? Tamam belki düşünmenin ucu biraz kaçıp hayal eyleme dönüşebilir ve ortalık “biraz” karışabilir ama bu sizin suçunuz mu? Hayal gücünün böyle bazı yan etkileri de var elbet!

Bazen babanızın mesleğini söylemek hoşunuza gitmeyebilir. Herkes doğruyu bilmek zorunda mı? Bazen iki yüz metre uzunluğunda tanker kaptanı olabilir mesela ya da gizli ajan. Sonra bir de büyüklerin dünyasında dikkat çekebilmek var. Ki kabul edersiniz ki büyük bir mesele! İzlediği filmi konuşmaya çalışan yetişkinler için masada çırpınan bir ufaklık olduğu kimi zaman gözden kaçabiliyor örneğin.

Peki ya gerçekler? Bernard Friot’un asıl sırrı belki de burada. Zira onun kurgusundaki hayal gücü, “yemeğini yemezsen öcüler seni yemeye gelecek” türünden değil. Gerçekleri olduğu gibi gözler önüne serip bunlarla nasıl başa çıkabileceğini anlattığı öyküler onunkiler. Babanın neden evden gittiğini bilebilirsin, bunun kendi suçun olduğunu da düşünmen normal ama bu senin suçun değil. Birilerini sevmemek de öyle. Örneğin sinekleri öldüren büyükanneyi! Ne yani siz yetişkinler dünyada tanıdığınız herkesi sevdiğinizi mi iddia edeceksiniz? Evet onlara sevgiyi öğretmek en büyük ödev ve fakat gerçekleri de unutmamak gerek diyor Friot satır aralarında. Ve belki birilerine kızmanın kötü bir şey olmadığını anlatıyor çocuklara. Şöyle söylüyor; “Kahramanın her zaman paçayı kurtardığını ve masalların hep mutlu sonla bittiğini sanıyorsanız yanılıyorsunuz, üzgünüm. İşin bu kısmı da siz görmeyeli epey modernleşti.”

Friot, her öyküsünde onları gerçekten anlayan bir dost gibi elinden tutuyor. Yaşadıkları, düşündükleri, hayal kurdukları hiçbir şeyin yanlış olmadığını anlatarak onlara yollarını kendi bulmaya teşvik ediyor. En az onlar kadar muzır. Durduğunuz yerden bakınca aslında sert vuruşlar bunlar ama çocuk aklınıza geri döndüğünüzde hatırladıklarınızla keyfinizi yerine getirecek öyküler. Tabii yemeğini yemezse öcülerin onu alacağını düşünmesini hâlâ istemiyorsanız.

Şipşak Hikâyeler-3 Kimim Ben? Bernard Friot Türkçeleştiren: Tuvana Gülcan Tudem Yayınları, 104 sayfa

Şipşak Hikâyeler-3
Kimim Ben?
Bernard Friot
Türkçeleştiren: Tuvana Gülcan
Tudem Yayınları, 104 sayfa

Şipşak Hikâyeler-4 Sesimi Duyan Var mı? Bernard Friot Türkçeleştiren: Tuvana Gülcan Tudem Yayınları, 88 sayfa

Şipşak Hikâyeler-4
Sesimi Duyan Var mı?
Bernard Friot
Türkçeleştiren: Tuvana Gülcan
Tudem Yayınları, 88 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz