İyi Kitap

Yeniçağ ne büyük kıyametmiş meğer(!)

Özlem Toprak

Bart korkuları olan, okulda dalga geçilen, bazen ailesine yalan söylemek zorunda kalan, ailesinin beklentilerinin tersine sıradan, yalnız bir çocuktur.

Üniversite yıllarımdı. Bir kitapçının rafında ismini okumamla elime almam bir olmuştu Yüreğinin Götürdüğü Yere Git kitabını. Hani genciz ya gönül işleri, hayat meseleleri, yalnızlık halleri yani bir sürü büyük(!) dertlerin içindeyiz! Mutlaka bu dertlere değecek bir şeyler olmalıydı bu kitapta. İsmiyle ilk düşündürdüğü bu olmuştu. Susanna Tamaro’nun çoğumuzun hayatına girişi aynı kitapla olmuştur sanırım ve belki de benzer şekilde.

Okuyucusunu önce kitap isimleriyle ele geçiren; sonrasında değişen dünyanın kötülüklerine karşı sevgi, iyilik ve “dünyayı güzellik kurtaracak” minvalinde öğütleriyle peşinden sürükleyen yazar, kırılması zor rekorlara imza atıp, milyonlarca okura ulaştı.

Modern dünya eleştirisini hemen hemen her kitabında hissettiğimiz Tamaro, teknolojinin hayatımıza girmesiyle yitirilen değerleri anlatmayı çocuk kitaplarında da sürdürdü.

Türkçeye en son kazandırılan çocuk kitabı Atla, Bart!’ta yine doğrudan, kendi önceliği olan o hassas konulara değiniyor. İki dünyayı bir araya getirerek günümüzün öğütücü düzeni ile kaybedilen o nostaljik, yaşanılası dünya karşılaştırmasında; kötülüğe karşı savaş, kurulu düzeni yıkma, farklı canlılar arasında kurulan arkadaşlık, sevgi, güven, paylaşım gibi bir çok konuyu harmanlıyor. Masalsı dünya tasviri ile de yine günümüz dünyasına açıkça eleştiri getirdiği söylenebilir.

YALNIZ BİR ÇOCUĞUN TEKNOLOJİ İLE SINAVI

Atla, Bart!’taki kahramanımızın adı Bartolomeo Leonardo Atari Commodore’dur. 30’lu yaşlarda, hırsları olan anne ve babanın çocuklarına koyduğu ismin nedeni ise isim uzunluğunu başarının anahtarı olarak görmeleridir. Yazar, daha kitabın ilk sayfalarında, iş hayatı ve hırslarının esiri olan günümüz insanının başarı anlayışına
gönderme yapar.

Konulan uzun ismin aksine kısaca “Bart” diye çağrılan kahramanımız; 10 yaşında, hayatı ‘teknoloji’ ile belirlenmiş, ailesinin sürekli şehir dışında olması ve yoğun iş hayatları nedeniyle onlarla sadece bilgisayar ekranından iletişim kurabilen, sürekli gözlem altında tutulan, zamanını çeşitli aktivitelerle (yüzme dersi, Çince dersi vs..) geçiren, özgürlük ve sıkılma hakkı tanınmayan bir çocuktur. Bart’ın güvenli ve kaliteli bir yaşam sürebilmesi için modern dünyanın bütün olanakları sunulmuştur. Ancak Bart korkuları olan, okulda dalga geçilen, bazen ailesine yalan söylemek zorunda kalan, ailesinin beklentilerinin tersine sıradan bir çocuktur. Hatta yalnız bir çocuktur.

Bart’ın karşısına, içinde bulunduğu programlı hayatı alt üst etmek için iki fırsat çıkar. İlki parkta karşılaştığı garip Çinli Tien Lu, diğeri ise yolda yürürken bulduğu tavuk Zoe’dir. Üstat Lu’nun söyledikleri, Zoe ile karşılaşması, üstat Lu’nun hediye ettiği kara kaplı kitap ve bu kitapta anlatılan masal, kahramanımızın bambaşka bir dünyayla tanışacağı maceralı yolculuğun başlangıcıdır.

Atla, Bart! mizahi anlatımı, macerayla örülü kurgusu, masalsı hatta fantastik dünya tasvirleriyle çocukların ilgisini çekecektir. Doğayı korumak, hayvan hakları, teknolojinin çarpık kullanımı, ilişkiler ve aşırılıklar üzerine söyledikleriyle de farkındalık yaratacaktır.

Ancak çocukların hasretle anabilebilecekleri bir geçmişleri olmadığını düşünürsek; kahramanımızın yaşadığı dünyanın tasvirindeki yüksek teknoloji ile kötülüğün bir arada sunulması çelişki yaratıyor. Bu durum, özünde sevgiden bahseden anlatının sorunlu yanını oluşturuyor.

Bu aşamada da belki bu kitabı çocuklardan önce yetişkinlerin okuması, sistem ve modern dünya eleştirisini özümsemeleri çok daha iyi olabilir. Zira yazarın eleştirdiği dünyanın mimarları da biz yetişkinler değil miyiz?

Sözün özü Susanna Tamaro’nun bu kitabı da yine “Ah ah! Nerede o eski günler” denmesin, günümüzün imkanları doğru kullanılsın, çocukların yaşadıkları dünyada mutlu olmaları “atla”nmadan sağlansın diye bir uyarı niteliğinde. Bu uyarıyı doğru algılayan her yetişkin, mutlu bir çocuğun da
teminatı olacak.

Atla, Bart! Susanna Tamaro Türkçeleştiren: Eren Cendey Can Çocuk Yayınları, 256 sayfa

Atla, Bart!
Susanna Tamaro
Türkçeleştiren: Eren Cendey
Can Çocuk Yayınları, 256 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz