İyi Kitap

Yedinci yaşında “İyi Kitap”

Yayın yönetmenimiz İlke Aykanat Çam ile dergimizin geçmiş 7 yılını ve bu günlerde yaşadığı değişimi konuştuk.

İyi Kitap’ın başından itibaren özerk bir duruşu var. Bu, belirlediğimiz temel kriterlerden biri. Derginin nesnelliğini ve bağımsız tutumunu koruması amacıyla yönetimi ve işleyişi gibi ofisi de farklıdır.

İyi Kitap 7. yaşını kutluyor. Bir süreli yayın için 7 yıl önemli bir süre. Üstelik dolu dolu geçen, alanında iz bırakan bir 7 yıl…

Nasıl doğdu İyi Kitap fikri? Amaç ve hedefleriniz neydi?

Edebiyat dergilerinde ve kitap eklerinde çocuk kitaplarına ayrılan sayfalar yok denecek kadar azdı. Çocuk kitaplarının tanıtımına bu kadar az yer verilirken, her gün basılan bir sürü kitap arasından ebeveynlerin ve öğretmenlerin nitelikli kitap seçmesine olanak tanıyacak mecra olmaması büyük bir sorundu. Sözünü ettiğimiz, sadece bizim fark ettiğimiz bir boşluk da değildi. Sektördeki herkes bu ihtiyacın farkındaydı. Salt bu boşluk nedeniyle, kitap eklerinin ve bazı edebiyat dergilerinin, çocuk edebiyatına ayırdıkları sayfaları artırmaları yönünde bir talep de vardı. Biz de çocuk yayıncılığı ile bu işe başladığımız için, böyle bir yayın çıkarmayı bir sorumluluk olarak görüp, maddi zorluklarını da göze alarak kolları sıvadık. Amacımız akademisyenlerin işine soyunmak değil, okurların iyi kitap seçimlerine yardımcı olmaktı. Bu yüzden de yayınımızın adını İyi Kitap koyduk. İyi Kitap’ı hayata geçirirken, çocuk edebiyatı alanında emek veren ve söz söyleyen yetkin kalemlerle buluşmamız da bizim için bir avantajdı.

Seneler önce New York Times Book Review’ün hazırlanış sürecini okumuştum. Baş editörü, dergiye gelen tüm kitapları odasında yere yayıyordu. Kitapların kapaklarına bakarak, arka kapak yazılarını, özetlerini ve övgülerini okuyarak aralarından seçiyordu. Sonra da her bir kitabı en iyi kim anlatır diye düşünüp yazarlara özel olarak gönderiyordu. Bu yöntem, o güne kadar Türkiye’de olanın tam tersiydi. Gerçi, ülkemizde hâlâ yazara destek olmak için, yazarla kurulan ilişki vb. nedenlerle kitap tanıtım yazılarının yazıldığını görüyoruz. İyi Kitap’ta ise tamamen farklı bir yol izlemeye çalıştık. İnceleyecekleri kitapları yazarlar belirlemiyor, yazı işleri müdürü kitapla yazarı eşleştiriyor.

İyi Kitap’ın en önemli özelliklerinden biri en başından itibaren özerk bir duruşu olması. Bu, belirlediğimiz temel kriterlerden biri. Derginin nesnelliğini ve bağımsız tutumunu koruması amacıyla yönetimi ve işleyişi gibi, ofisi de farklıdır. Bugüne kadar pek çok kez Tudem Yayın Grubu’nun yayınları hakkında da olumsuz yazılar çıkmıştır. Doğrusu da budur. Yedi yıldır İyi Kitap’ın bu özerk duruşunu koruyabilmesi ile de gurur duyuyoruz.

İyi Kitap, çocuk ve gençlik yayıncılığı alanında nasıl karşılandı? Yedi yıl içinde farklı tepkilerle karşılaşmış olmalısınız, bize biraz bahseder misiniz?

En başta iyi karşılanmadık. Bu da doğaldı çünkü taraflı bir yayın olacağı düşünülüyordu. Olumsuz bir değerlendirme yazısı nedeniyle tehdit aldığımız bile oldu. Bu işin bizim işimiz olmadığını, bizim gidip kitap yapmamız gerektiğini söyleyenler oldu. Bu işi bilenlere bırakmamız, akademisyenlerin yapması gereken bir işe kalkıştığımız söylendi. Bunların hepsini duyduk. Çok taş atıldı diyebilirim. Ama yedi yıldır da başka hiç kimse elini taşın altına sokmadı. Gönüllü bloglar dışında benzer bir çalışmaya kalkışan olmadı.

Bazılarının tepkisizliği de ilgi çekiciydi. Aslında bunun da bir tepki olduğunu söyleyebilirim.

Derginin, seneler içinde gelişen ve büyüyen sıkı bir takipçi kitlesi oluştu. İyi Kitap’ın, alanında saygın bir yeri var bugün. Her ay yayıncılar tarafından da ilgiyle takip ediliyor. Hatta yurtdışından da bazı yayınevlerinin, dili Türkçe olsa da İyi Kitap aracılığıyla Türkiye’de çıkan kitapları takip ettiğini biliyoruz.

İyi Kitap’ın en önemli özelliklerinden biri adına yakışır şekilde “zamansız” olması. İyi kitaplar nasıl eskimiyor, değerini koruyor, yeniden okumalarla keşiflere olanak sağlıyorsa, İyi Kitap da öyle. İyi Kitap, süreli bir yayın olmasına rağmen, ilk sayısından bu yana güncel ama popüler gündemden bağımsız olmayı başardı diyebiliriz. Bugün İyi Kitap’ın ilk sayısını eline alan bir okur, aynı tadı alabilir, kendine notlar çıkarabilir, okuma listesine “iyi kitap”lar ekleyebilir.

Kitap seçimi kriterlerini ya da kitabı ele alacak yazarların özgürlük alanlarını anlatmanızı istesek? Biraz da işin mutfağını tarif etseniz bize…

Mümkün olduğunca güncel kitapları seçmeye çalışıyoruz. Biz burada akademik kitap eleştirisi yapmıyoruz. Dolayısıyla olabildiğince nitelikli kitap tanıtım yazılarına yer veriyoruz. Amacımız çıkan iyi kitaplardan okuru haberdar etmek. Bu nedenle niteliksiz kitaplara pek yer verilmiyor. İyi Kitap’ın adını da bu anlayıştan aldığını belirtmiştim. Ama elbette iyi kitapların da eksik, olumsuz yanları vardır. Bunları da saklamaya uğraşmıyoruz. Tam tersi bu eleştirileri dile getirmenin hepimizin (yayıncıların, yazarın, okurun) gelişimine katkısı olacağını düşünüyoruz. Başka bir amacımız da yayıncının kendisine bakmasını sağlamak, öğretmenin ve ebeveynin farkındalığını artırmak. Aslında tam da bu nedenle yedinci yılımızda puan sistemine geçtik. Bu sayıyla birlikte yazarlar, kitapları biçim ve içerik açısından belirlenen kriterlere göre değerlendirecek. Bu, kitabı çok yönlü değerlendirmek için de bir olanak sağlayacak. Okur açısından da daha işlevsel hâle gelecek. Puanlama sistemiyle amaç her kitabı birbiriyle karşılaştırmak, en iyi ve en kötü kitabı belirlemek değil. Zaten bu yüzden kitaplara tek bir puan vermek istemedik. Her kitap için farklı kriterler belirliyoruz, yani o kitabın öne çıkan özelliklerinden oluşan kriterler. Dolayısıyla her puanlama kitaba özgü olacak. Buradaki amaç, kitabın yazı içinde söz edilememiş olumlu olumsuz özelliklerini dile getirmek ve gözden kaçmaması gereken noktalara son bir vurgu yapmak. Günümüzün bilgi bombardımanı arasında okurumuzun işini birazcık kolaylaştırmak. Örneğin bir illüstratör, görsel yönü öne çıkmış bir kitap hakkında okumak isteyecekken bir çevirmen çevirisine puan verilmiş bir kitap hakkında okumak isteyebilir. Bir kütüphaneci ya da öğretmen ise okumayı sevmeyen bir öğrencisi için kitap ararken kurgusu sorunsuz, sürükleyiciliği yüksek bir kitapla ilgilenecektir.

Yazarların özgürlük alanlarından söz etmek gerekirse her yazarın kitapları değerlendirmede bağımsız ve özgür olduğunu söyleyebilirim. Geniş bir yazar kitlemiz var. İyi Kitap’a yazı yazmak isteyenlerin sayısı her gün artıyor. İyi Kitap’ı hazırlarken yazı işleri müdürü, kitapla yazarı eşleştiriyor ama yazarlar kitap reddedebiliyorlar. Diğer taraftan yazı işleri yazının nasıl yazılacağına dair bir sınır ya da izlek belirlemiyor. Bu sayede, her sayıda keyifle okunan, farklı tatları olan yazılar çıkıyor ortaya.

Biraz da teknik konulara girelim. İyi Kitap ne kadar basılıyor? Okuruna nasıl ulaşıyor?

İyi Kitap aylık çıkan, periyodik ve ücretsiz bir yayın. İsteyen herkese ulaştırılmaya çalışılıyor. Hem basılıyor hem blog olarak yayımlanıyor. Issuu ve Magzter gibi online yayın platformlarından da ücretsiz indirilebiliyor. İyi Kitap şu an 15 bin basıyor. Kitap fuarlarının olduğu aylarda bu sayı 30 bine çıkıyor. Zamanında ayda 100 bin basılmışlığı bile var. Basılı kopyaları her ay binin üstünde noktaya gönderiliyor. Dergi şu an 32 sayfa ama kitap fuarı zamanı 40 ya da 48 sayfaya çıkıyor. Son zamanlarda online olarak ulaştığı okur sayısı da çok arttı. Bazı okullar, velilerine düzenli şekilde online olarak İyi Kitap gönderiyor.

Okur profili ise daha ziyade çocuk ve gençlik kitaplarıyla ilgilenen yetişkinler. Öncelikle öğretmenler, kütüphaneciler ve anne babalar; ama biliyoruz ki kitlemiz içinde çocuk kitabı okumayı sevenler de edebiyat ya da öğretmenlik eğitimi alan üniversite öğrencileri de var. Geri dönüşler ise e-posta yoluyla ya da sosyal medya üzerinden oluyor genelde.

7. yılında İyi Kitap ciddi bir değişim sürecinde, hem tasarım hem içerik olarak… Neler oluyor İyi Kitap’ta?

Öncelikle sayfa tasarımını değiştirdik. Daha ferah bir çizgi izlemeye karar verdik. Bu değişiklikleri yaparken dergiye bir de kapak ekledik ve logoyu değiştirdik. Tüm bu tasarımsal değişikliklerin dergiyi daha sıcak hâle getirdiğini düşünüyorum. Bunlar biçimsel değişiklikler. İçerik olarak da bazı yenilikler yaptık. Okul öncesi, çocuk ve gençlik kitapları kategorileri artık daha rahat ayırt edilebiliyor. Yazıların uzunlukları da arttı. Böylece tanıtacağımız kitaplara daha çok alan açılmış oldu. Bunun dışında az önce konuştuğumuz puanlama sitemine başladık. Yeni yazarlarla birlikte ekibimiz her geçen gün büyüyor.

Ayrıca farklı bölümler eklendi. “Kitap Etkinliği” bölümünde öğretmen ve kütüphanecilere
herhangi bir kitabı kullanarak çocuklarla yapılacak etkinlik önerileri sunuluyor. Kitabın salt okunup rafa kaldırılmasının ötesinde, derinlemesine özümsemesini ve hayal gücü gelişimini sağladığı için bu tür bölümleri çok önemsiyoruz.

İyi Kitap için ayrıca yeni bir web sitesi yapıyoruz. Daha modern, işlevsel, okur dostu bir site hazırlanıyor şu an. Yeni web sayfası İyi Kitap’ın yazılarına yer vermesinin, arşivini barındırmasının yanı sıra, kendine özgü içerikleri, dinamik yönetimi olan bir mecra gibi de yapılandırılacak. Basılı ortamda mümkün olmayan dijital olanaklardan yararlanmayı da hedefliyoruz. Şimdilik bu kadar söyleyelim, gerisi sürpriz olsun.

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz