İyi Kitap

Zortan, çoğu zaman gündelik telaşlarına dalan anne ve babadan bağımsız olarak Can’ı her daim dinlemeye ve onunla zaman geçirmeye hazır. Hayali arkadaşlarımız biraz da çocukluktan başlayan, o onulmaz yalnızlığımız değil midir sahi?

Yazan: Özlem Toprak

Ne zaman uslu uslu duran, kendi halinde bir çocuk görsem, uzun uzun bakarım ona. Hiç mi muzırlık düşünmez ya da kim bilir neler geçiyordur aklından, diye düşünürüm. Sanki sakin durulamazmış, uslu olunamazmış gibi. Yaramaz bir çocuktum. Kazık kadar oldum, hâlâ yerinde duramayan bir tipim. Beynim hiç durmayan bir makine gibi sürekli çalışır. Bedenim de bu düşünce hızına eşlik eder. Sakin olmayı hiç beceremedim. Ama başta da söylediğim gibi, o tipleri hep merak etmişimdir. Anlatacağım kitap gerilere götürüp bunları düşündürdü bana. Bakalım kahramanlarımız size neler düşündürecek?

Çocuk edebiyatına yıllardır farklı şekillerde katkılarıyla bilinen Yıldıray Karakiya’nın Tudem Yayınları etiketiyle 2015 yılında Can ile Zortan’ın Maceraları -1 Flaş Disk Operasyonu adıyla yayımlanan macera serisi, Boş Çerçeve Operasyonu’yla devam ediyor. Can ve Zortan’ı ilk kitapta tanımış olanlar için anlatacaklarım hayli ilgilerini çekecek, zira ilkini okuyanlar bu ikilinin yeni maceralarını eminim merakla bekliyorlardır. Okumayanlar da bu yazıdan sonra hemen koşup iki kitabı birden almak isteyecekler.

Ressam bir anne, yazar bir baba ve sürekli “Ben sessiz sessiz dururum” diyen sakin bir çocuk, Can. Bir de sadece Can’ın görüp, konuşabildiği hayali biyonik arkadaşı, Zortan. Bu hayali arkadaş öyle haylaz, öyle muzır, öyle bela bir tip ki Can’ın başına ne geliyorsa arkasında hep Zortan var. Can’ı dürten, aklını karıştıran, meraklandıran oldukça ilginç bir arkadaş. Kötü mü iyi mi acaba, diye düşündüren cinsten. Bu iki kafadar öyle işler çeviriyorlar ki okurken hayret içinde kalıyorsunuz. “Hay Allah yine ne yaptırıyor çocuğa bu Zortan, eyvahlar olsun”, derken buluyorsunuz kendinizi.

Gökçe Yavaş Önal’ın resimleriyle vücut bulan kahramanlarımız tam da okurken hayal ettiğimiz gibi. Kitabın ve karakterlerin ruhuyla o kadar örtüşmüş ki çizimler, sanki başka türlüsü olamazmış duygusu yaratıyor. Zortan’ın Can’ı kışkırtarak sebebiyet verdiği felaketler serisi resimlerle daha da ete kemiğe bürünüyor.

Düzene açılan gedik

Can ile Zortan’ın ikinci macerası Boş Çerçeve Operasyonu’nda Can’ların evinde heyecanlı bir sabah yaşanıyor. Özellikle annesi için oldukça önemli bir gün çünkü kişisel resim sergisinin açılışı var. Özene bezene hazırlıklarını yapıyor. Can ise her zamanki gibi odasında. Bu defa kimya deneyi yapmakla meşgul. Elbette baştan çıkarıcı arkadaşı Zortan da hemen yanı başında. Zortan bu, durur mu hiç, hemen aklına giriyor Can’ın, bütün sıvıları bir seferde karıştırmasını söylüyor. Can da elbette söz dinliyor ve sonrasında olanlar oluyor. Tam da annesi karşısındayken deney tüpü infilak ediyor ve evden çıkmak üzere tüm hazırlığını tamamlamış olan annesi, tüten saçları ve delik deşik kıyafetiyle kalakalıyor.

Zortan, adeta anne Berrin’le simgeleşen düzene açılan koca bir gedik. İşlerin planlandığı gibi gitmeyeceğini gösteren bir kaza bela sandığı. Hem Can’dan başkası da kendisini göremediği için, azarları, şikâyetleri sırtlamak hep zavallı Can’a düşüyor.

Peki, bir çocuk neden hayali bir arkadaş yaratır? Yazar Yıldıray Karakiya’nın sorduğu gizli bir soru bu sanki. Zortan özelinde Can’ın alter egosu, onun bastırılmış merak, dürtü ve haylazlıklarının cisimleşmiş haliyle karşı karşıyayız. Öte yandan Zortan, çoğu zaman gündelik telaşlarına dalan anne ve babadan bağımsız olarak Can’ı her daim dinlemeye ve onunla zaman geçirmeye hazır. Hayali arkadaşlarımız biraz da çocukluktan başlayan, o onulmaz yalnızlığımız değil midir sahi?

Çocuğu içerden bilmek

Çocuk edebiyatını takip edenler Yıldıray Karakiya ismini çok yakından bilirler.  Hayatı çocuk edebiyatı olmuş biri, diyebiliriz Yıldıray için. Eşi Banu Aksoy’la birlikte iyi bir çocuk kitapları okuru olmakla başlayıp, kurdukları Bir Dolap Kitap sitesinde çocuk ve gençlik kitaplarını tanıtmaya, eleştirmeye varan bir yol onlarınki. Burada bitmiyor tabi! Çocuk kitaplarıyla bu kadar içli dışlı olunca, alana katkılar okullarda seminerlere kadar uzanıyor. Sonrası kendi kitaplarını yazmaya varıyor. Açık Radyoda yine eşi Banu Aksoy’la birlikte yaptıkları program ve Tudem Yayınları çatısı altında çıkan Dünyalı Dergisi’nin yaratıcısı olup, dümenin başına geçmek de diğer işleri. Hal böyle olunca da Yıldıray Karakiya bütün bu deneyimlerini çocuk ruhunu en derininden bilmeye evrilterek, yazdığı maceraları da hem eğlendiren hem düşündüren bir içerikle donatmış.

Kitabın devamında karşımıza çıkan ve Can’ın Zortan üzerinden yaşayıp yaşattığı her tür aksiliği, bir tür özgünlük, sanata yaratıcı katkı olarak yorumlamayı tercih eden “sanat eleştirmeni” karakteriyse, yazarın adeta eleştirmenlik müessesine yönelik gülümseten bir şakası olarak okunmaya müsait. İyi bir çocuk kitabında olacağı üzere, söz konusu hikâyede yetişkinlerin de yakalayacağı çok ayrıntı var.

Velhasıl, seviyorum ayartan, yoldan çıkaran, illa olması gerekeni anlatmayan hikâyeleri. Kim bilir, belki de onlar hayatın akışına daha denk düştükleri içindir. Bu gerçeği de ne kadar erken öğrensek, o kadar iyi. Zortan’a teslim olan Can’ı daha çok sevdim. Denemeyi göze aldığı ve unutulmaz dersler öğrendiği için…

Can ile Zortan’ın Maceraları -2 Boş Çerçeve Operasyonu Yıldıray Karakiya Resimleyen: Gökçe Yavaş Önal Tudem Yayınları, 72 sayfa

Can ile Zortan’ın Maceraları -2
Boş Çerçeve Operasyonu
Yıldıray Karakiya
Resimleyen: Gökçe Yavaş Önal
Tudem Yayınları, 72 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz