İyi Kitap

33 devirli masal plakları

“Altın Prenses, babası ve üvey annesiyle büyük bir sarayda yaşardı. Onu kraliçeden başka sevmeyen yoktu. Altın Prenses’ten kurtulmak için fırsat gözler, çareler arardı….”

Yazan: Doğan Gündüz

Neredeyse yirmi beş yıldır tanışıyoruz. Geçtiğimiz yıl bir bayram ziyareti için evlerine uğradığımda laf lafı açtı, konu çocuk kitaplarına geldi. Aycar Abla heyecanla “Yıllar önce biz de çocuklar için masal plakları yapmıştık. Taluy daha çocuktu, o da vardı seslendirenler arasında,” dedi. Şaşırıp kaldım, daha önce üzerine hiç konuşmadığımız bir konuydu bu. Ender Abi “Hatta bu plakları yıllar sonra kasetlere de aktardılar,” diye ekledi. Tam elli yıl önce ailecek doldurdukları masal plaklarıydı söz ettikleri. Merakla “Elinizde bu plaklardan var mı?” diye sordum. Yazlıklarında bir tane varmış.
Unutmadılar. Sonbaharda o plağı getirdiler: Alaeddin’in Lambası. Aras Plakçılıktan çıkmış, “33 Devirli Çocuk Masal Plakları Serisi”nin dokuz numaralı plağı.
Serinin diğer plaklarını toplar toplamaz bu plaklar üzerine sohbet edelim istiyordum ama fırsat yaratamadık. Bir gün uygun olup olmadıklarını öğrenmek için aradığımda Ender Abinin hastaneye kaldırıldığını öğrendim. Hemen ziyaretine gittim. Geçirdiği ameliyatın ardından Ender Abi yarı uyur yarı uyanık yatağında yatıyordu, Aycar Abla bir koltuğa çökmüştü, kızları Taluy ise diğerine. Herkes yorgundu. Odaya hastabakıcılar, hemşireler, doktorlar girip çıkıyordu. Neyse ki Ender Abinin değerleri normale dönmüştü. Sevindik. Sevindikçe farkında olmadan bizim sohbetimiz “Çocuk Masal Plakları” üzerine kaydı. Bir türlü buluşup da yapamadığımız sohbeti 23 Mayıs 2017 tarihinde, hastane odasında yapıverdik.
Doğan Gündüz: İlk plak Oduncunun Çocukları, Kurt ile Keçi. Plağın üzerinde Aras firmasının logosu var. Masalları anlatan Ender Gürol, hazırlayanlar ise Ender Gürol, Aycar Gürol, Baha Boduroğlu. Kimden çıktı bu masal plakları fikri?
Aycar Gürol: Aras Plak Evi diye bir plakçı vardı. Sahibi, adını yanlış hatırlamıyorsam Onnik Aras’tı. O, Ender’e “Çocuk plakları yapmak istiyorum,” dedi.
Ender Gürol: Ben ona daha önce “İngilizce Öğrenelim” ya da “Kolay İngilizce” gibi hem kitap hem plaklar hazırlamıştım. Önceden ahbaplığımız vardı.
DG: Sizin ilk plağınızdan sonra yapılanlarla birlikte toplam 18 plaklık bir seri oluşmuş. Ne yazık ki hiçbirinin üzerinde yapım tarihi yok. İlk plağı ne zaman yapmıştınız?
Taluy Gürol: Ben o zamanlar küçücük çocuktum. 1967-68 yılı olabilir.
DG: Peki o yıllarda buna benzer çocuk masal plakları var mıydı?
AG: Yoktu. Ama bizden sonra devam etti.
DG: La Fontaine’den Masallar adlı plakta, çevirenin Sabahattin Eyüpoğlu olduğu yazıyor. Ancak diğer plaklarda masalların hangi kaynaktan alındığına, kimin uyarladığına dair bir bilgi yok. Bu masalları hangi kitaplardan seçtiniz? Seçtiğiniz masalları plak çalma süresine sığdırabilmek için nasıl bir çalışma yaptınız?
AG: Onları ben uyarladım. Taluy’un çocuk kitapları vardı evde. Onları alıp radyofonik hale soktum. Metinleri yazdım. Hatta okumaya nereden gireceğiz filan hepsini yazdım. Kim gelecek karşısına ismini belirttim. Tabii hepsini elle yazıyorum. O zaman makine filan yok. El yazması kopyaları gelenlere dağıttım.
DG: Plakları hazırlayanlar arasında bir de Baha Boduroğlu var.
AG: (Ezgisini mırıldanarak) Gençlik başımda duman, ilk aşkım ilk heyecan, Kovaladıkça kaçan, ateş böceğim misin? Baha, bu meşhur şarkının hem bestecisi hem söyleyeni. Bir de kardeşi Emin Boduroğlu vardı. Bazı plaklarda da Gülgün (Gülen) katıldı. Hay Allah, ne günler geldi aklıma…
DG: Ses alma, montaj ve efektleri Hayrettin Çalkılıç yapmış. Bu kaydı stüdyoda mı yaptınız? Kayıt süreci nasıldı? Tüm metin efektler eşliğinde bir seferde mi okundu?
AG: Aras Plağın stüdyosuna girdik. Ama bir seferde yapamadık. Güldük müldük yapamadık. Bir daha girdik.
DG: Kayıt stüdyosundasınız, Aycar Abla sen buradasın, Ender Abi orada, Taluy diğer tarafta…
AG: Hepimizin elinde kâğıtlar var, sırası gelen okuyor…
DG: Efektçi Hayrettin Dalkılıç da stüdyoda…
TG: Efektçi arkadaydı. Adam çok güzel köpek sesi çıkarıyordu. Çocuk halimle onu çok iyi hatırlıyorum. Çünkü çok şaşırmıştım. Suratı da şöyle uzun bir adamdı, bakın onu bile hatırlıyorum.
AG: “Ne biçim bir köpek olsun?” dedi. İnce köpek sesi çıkardı. Konuşurken bazen kimimiz gülüveriyordu. Haydi, o vakit başa alıyorduk.
DG: Sadece 16. ve 18. plakların kapak resimlerinin üzerinde Mıstık’ın (Mustafa Emektar) imzası var. Diğerlerinde ise kimler tarafından çizildiği hiç belirtilmemiş. Bu konuda bilginiz var mı?
AG: Plaklarla ilgili diğer işleri hep plak evi yaptı. Biz oyunu oynadık, ona teslim ettik. Gerisi onların çalışması.
DG: Bu çalışmaları yapmak sonuçta ciddi bir birikim ve emek gerektiren bir iş. Yaptığınız bu işin karşılığında herhangi bir telif aldınız mı?
AG: Verdiler tabii, 7 lira mı 75 lira mı bir şey aldık. Bir ara radyoda da yayınlandı bu plaklar, TRT’de, “Çocuk Masalları” diye.
DG: Altın Prenses, plağında seslendirenlerde üçünüz de varsınız. Plaklarınızın bir kısmı künyesi verilmeden “70li yılların masal plakları” adıyla internete yüklenmiş. İzninizle açıyorum, birlikte dinleyelim.
Plaktaki EG: Altın Prenses babası ve üvey annesiyle büyük bir sarayda yaşardı. Onu kraliçeden başka sevmeyen yoktu. Altın Prenses’ten kurtulmak için fırsat gözler, çareler arardı….
EG: Aa, ses pek değişmiyor galiba.
DG: Haklısın Ender Abi, sesin hiç değişmemiş.
Plaktaki TG: Güzel kız, minik kız niçin ağlıyorsun?
TG: Bu da benim (gülümsüyor).
Plaktaki AG: Aaa, bir kurbağa. Sen de nereden çıktın?
Plaktaki TG: Hiiç, buradaydım. Üzülme sen. Yakında babana kavuşacaksın. Sen beni izle.
….

Biz masalı dinlerken Ender Abinin ertesi gün taburcu olabileceği haberi geliyor. Hastane macerasının masal plaklarındaki masallar gibi mutlu sonla bitecek olması hepimizi ferahlatıyor.

¹Aycar Gürol, Merkez Bankasında memure olarak çalıştı. Evlenince çalışma hayatını bıraktı. Bir ara “Türkiye Tarihi Evleri Koruma Derneği Genel Sekreteri” olarak görev yaptı.

² Taluy Gürol (Özdeş) Mimar Sinan Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümünde öğretim üyesi olarak çalıştı.

3 Ender Gürol çevirmen, araştırmacı, yazar. İngilizce, Fransızca, Türkçe dilleri arasında çevirdiği sayısız kitap ve metin var.

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

Yazar Hakkında

Doğan Gündüz 1966’da İstanbul’da doğdu. Kitapları: Kaçan Uykuların Peşinden (Can Çocuk, 2013), Sahi Benim Annem Hangisi? (Can Çocuk, 2014), Kayıp Çocuklar Bahçesi (YKY, 2015), Unutma Oyunu (YKY, 2015), Alaturkadan Alafrangaya Zaman Osmanlı’da Mekanik Saatler (Ege Yayınları, 2015), Acayip Bir Hediye (Can Çocuk, 2015), En Sevdiğim Oyuncak (YKY, 2016), Fare Adlı Kedi (Can Çocuk, 2016), Bisküvi Kutusundaki Martı (Can Çocuk, 2016).

1 Comment

Yorum yaz