İyi Kitap

Büyük yolculuklar tek bir adımla başlar…

2009

 

“Bizde belirgin bir gençlik edebiyatı damarından söz edilemez. Gençlerin sorunları daha çok içinde bulundukları ilişkiler ağına ve yaşadıkları hayatın gerçekliğine bağlanarak anlatılmıştır. Oysa bu tutum gençleri, onların özel sorunlarını, düşünme biçimlerini anlatmak için yeterli değildir. Belki gençlere edebiyatımızın ustalarını götürmenin yolları daha sık denenebilir.”
(Sabahattin Ali niçin değerli?, Semih Gümüş, Sayı 1, s. 3 )

O ilk adım 2009 Mart’ında atıldı. Edebiyatın içinden, çocuk edebiyatına seslenen 16 sayfa…
İlk sayının kapağında Aslı Tohumcu’nun, sanat tarihçisi Gürol Sözen’le yaptığı söyleşi var.

 

2010

“Türk edebiyatında polisiyenin edebi yeri ve toplumsal yaşamdaki popülerliği benzer açılardan incelenebilir. Çok genel hatlarıyla bir değerlendirme yapmak gerekirse, polisiye romanlar Türk edebiyatında hep, basit ve edebiyat dışı metinler olarak değerlendirilmiştir. Peyami Safa’nın pek çoğu polisiye kurgusunda olan Cingöz Recai polisiyelerini Server Bedi takma adıyla yayımlaması da bu önyargının göstergesi sayılabilir.”
(Lütfen küçümsemeyin!, Sevengül Sönmez, Sayı 13, s.25)

Derginin ilk yaş günü. “Her anından ayrı keyif aldığımız bu yolculukta fikirleri, coşkuları ve yazılarıyla
bize destek olan yayıncı ve yazar dostlarımıza illa ki, ama öncelikle İyi Kitap’ı ısrarla okuyan siz okuyucularımıza sevgiyle, birlikte nice yaşlara.” yazmış Aslı Tohumcu.

2011

“İlk bakışta, dış gerçekliğin kurallarından, kayıtlarından kurtulan yazarın dilediğince “at koşturabileceği”, kahramanı kâh uçurup kâh sürükleyebileceği sanılabilir; bunun sonucunda da hayal gücünün sınırları dâhilinde dilediğini yazabileceği… Teknik olarak böyledir, ama yazarın kurgulayacağı metni bu dünyada yaşayan birinin okuyacağını unutmamak gerek.”
(Deliliğin çok katmanlı dünyası…, Behçet Çelik, Sayı 25, s.5)

Yıl 2011… Sedat Girgin’in kaleminden çıkan kapağımızla karşıladığımız ikinci yaş günü. Bu kez Zarife Biliz seslenmiş okura kapaktan: “… Yolculuk devam ediyor. Sizinle her ay yeni kitaplar, yeni fikirler ve yepyeni tatlarla bu sayfalarda buluşmak, daha nice yaşları birlikte kutlamak dileğiyle…”

2012

37. sayımız, üçüncü yaş dönü-mümüz. Yine Sedat Girgin’in kaleminden çıkan kapağımızla selamlıyoruz okuru.

“Sistematik kurumsal eğitim-oğretimin bir araç olarak kullandığı edebiyat, cocuğu politik olarak belirlenmiş toplumsal dizge icindeki yerine yaklaştırırken, aslında edebiyatın kendisinden giderek uzaklaştırır. Ote yandan, her bireyin (…) farklı perspektiflerden bakabilmesini sağlayan da kendi aklı, deneyimleri, paylaşımlarıyla birlikte okuduklarıdır. İşte bu cephede edebiyat, çocuğun ve gencin hayatında gerçek kimliğine kavuşur. Ve evet, çocuk edebiyatı pek tabii ki politiktir.”
(Çocuk doğası gereği asidir, Şiirsel Taş, Sayı 37, s.14)

İyi Kitap’ın bu sayısı, “Edebiyatta çocuğa görelik” konusunun ele alındığı dosya çalışmasıyla da dikkati çekiyor. Çocuk edebiyatının pek çok değerli kalemi dosyaya katkı sunmuş.

2013

2013 yılı pek çok şeye gebe… Kopacak fırtınadan habersiz karşılamışız okuru Zarife Biliz’in şu sözleriyle: “Edebiyata, düşünceye, kitaba sansür konulmaya çalışılan bir zamanda, bilgelik ve özgürlük için yola devam…”

“Resimlerdeki kahve tonlarının çeşitliliği, eski fotoğraftan sayfalara taşınan soluk hakiler, yeşiller, griler çok etkileyici. Feridun Oral’ın, çocuk kitabı yapıyorum diyerek Disney canlılığı altında kalmayışını, doğadaki pastel tonları kullanışını ve kahverengi ağırlıklı derinliğini çok seviyorum.”
(Feridun Oral’dan bir babaanne kitabı…, Simla Sunay, Sayı 49, S.6)

İyi Kitap, dördüncü yılında 300’den fazla kitaba yer vermiş sayfalarında ve tüm Türkiye’ye 400.000’den fazla dergi ulaştırmış.

 

 

2013

Bak işte koptu fırtına! Gezi Direnişi’nin tüm sıcaklığı sarmış dört bir yanı. Temmuz/Ağustos sayımız, “Her yer kitap, her yer direniş!” diye selamlamış gündemi.

“İnsanın huzuru, refahı, onuru için uzun yol yürümüş, pek çok zorluğa karşı direnmiş öncüler vardır. Bu insanların hayat hikâyeleri her dönemde okunacak ve insanın vicdanını, merhametini, onurunu işaret eden bir yol levhası gibi takip edilecek derslerle yüklüdür. Mahatma Gandhi de bunlardan…”
(Eski bir çapulcu: Mahatma Gandhi, Şeref Bilsel, Sayı 53-54, s.20)

Çocuk ve gençlik kitaplarında demokrasi, özgürlük, haklar mücadelesi gibi temaların konu edildiği bu sayımız, toplumsal bilincin ses bulduğu kürsülerden biri oldu.

 

 

 

2014

Mart 2014, İyi Kitap 5 yaşında. Çocuk ve gençlik yazınına adanmış 61 sayı… Yazarı, yayıncısı, okuruyla dolu dolu geçen 5 yıl.

“Klasik masallardaki prenses algısının modern propaganda aracıdır Barbie bebekler. Ayrıcalık arzusunun hoyratça abartılmasıdır. En zengin, en güzel, en seksi, en formda, en şık, en popüler; en yakışıklı sevgiliye, en göz alıcı eve-arabaya- kıyafetlere sahip; en lüks yerlerde gezen-yiyen-görünen olma hayalinin kışkırtıcısı, imge tasarımcısıdır. Masalı, ona hep varmış, başkasına hiç yokmuş alt metniyle başlar.”
(Masalların günlük yaşam pratiklerine devri: Barbie, Melek Özlem Sezer, Sayı 61, s.11)

61. sayımız aynı zamanda “Çocuk ve gençlik kitaplarında toplumsal cinsiyet” başlığını dosya konusu olarak ilk kez ele aldığımız sayı oldu.

 

2015

6. yaş günü sayımız, o tarihlerde ilk yaş gününü kutlayan Dünyalı dergisinin yayın yönetmeni Yıldıray Karakiya ile gerçekleştirilen bir söyleşiyle de dikkati çekiyor.

“Fantezi öyküleri, kapıdan dışarı adım atıp kendini dev bir karanlıkla karşı karşıya bulan çocukların öyküleriyle dolu. Nasıl başka türlü olsun ki? Ana kucağının konforlu kıyılarından ötesi, “hayat” denen o yetişkinlik suları, bizi esirgemeyen şeylerin kol gezdiği bir belirsizlikler ve tehlikeler diyarı değil mi? Destanlar ve masallar da temelde bu diyarın dev aynasındaki renkli, çarpıcı, korkutucu, heyecan verici yansımaları değil mi?”
(Çıraklık er geç biter…, Kutlukhan Kutlu, Sayı 72, s.19)

“Evrensel ilkelere bağlı, insan ve hayvan haklarına, yaşadığı dünyaya saygılı, türcülükten, cinsiyetçilikten, her tür ayrımcılıktan uzak, sormaktan sorgulamaktan korkmayan, daha iyi bir dünya hayal etme cesaretine sahip nesiller yetiştirmek için kitaplara güveniyoruz.” 6. yaş kapağımızda böyle seslenmişiz okura…

 

2016

2016! Değişim başlıyor… Dergi ölçülerinden logosuna, tasarımından içeriğine yenileniyor…
7. yaş günü kapak çizimi Mavisu Demirağ’a ait.

“İyi Kitap’ın en önemli özelliklerinden biri en başından itibaren özerk bir duruşu olması. Bu, belirlediğimiz temel kriterlerden biri. Derginin nesnelliğini ve bağımsız tutumunu koruması amacıyla yönetimi ve işleyişi gibi, ofisi de farklıdır. Bugüne kadar pek çok kez Tudem Yayın Grubu’nun yayınları hakkında da olumsuz yazılar çıkmıştır. Doğrusu da budur.”
(Yedinci yaşında “İyi Kitap”, İlke Aykanat Çam, Sayı 82, s.1)

İyi Kitap’ın 82. sayısıyla birlikte başlattığı yeniliklerden biri de kitapları, onları niteleyen temel kriterler üzerinden değerlendiren puan sistemi uygulaması oldu.

 

 

 

2016

85. sayımız “Çocuk ve gençlik kitaplarında toplumsal cinsiyet” konulu ikinci dosyamıza ev sahipliği yaptı. Dosya kapsamında Ayşe Düzkan ile yaptığımız söyleşi pek çok açıdan yol göstericiydi.

“Çocuk kitaplarında, egemen kültürün görme biçimleri ekseninde toplumsal rollerin nasıl yansıtıldığı, çocuk karakterlerin cinsiyete dayalı iktidar ilişkisinde nasıl konumlandırıldığı önemli bir sorun. Var olan rolleri pekiştiren, sınırları keskinleştiren bir işlevi vardır toplumsal cinsiyetin ve bunu kültürel kodlar, alışkanlıklar ve kabullenilmiş roller üzerinden, doğalmış gibi yaptığı için tehlikelidir.”
(Çocuk edebiyatında toplumsal cinsiyet, Ayşegül Utku Günaydın, Sayı 85, s.1)

85. sayımız, dosya konusunun yanı sıra Alman yazar Andreas Steinhofel söyleşisiyle de dikkati çekiyor. Farklı kitabı üzerine, kitabı Türkçeleştiren Suzan Geridönmez ile konuşuyor Steinhofel.

 

 

2017

8. yaş günü kapağımız bu kez Gökçe Yavaş Önal’dan. Mavisu Demirağ ve Zeynep Özatalay’ın ardınan kapaklarımızı resimleyen üçüncü isim Gökçe Yavaş Önal.

“Kitap okumanın yararlı olduğu söyleminin, tek başına, kimseyi kitap kurduna dönüştürmediği, bilinen bir gerçek… Çocukları okumaya teşvik eden şey, daha ziyade okuyan anne babaları görmek. Bir de elbette, okumaktan zevk aldıkları kitaplarla buluşmak. Başkahramanı “kitap” olan bir kitapsa bu anlamda çocuklar kadar yetişkinler için de ilginç bir deneyim”
(Hakikatin aynası bir kitap, Karin Karakaşlı, Sayı 92, s.6)

8. yaş günü sayımızda, dergide ilk kez bir bulmaca ile karşılaşıyor okur. İleride derginin sürekli bir sayfası hâline gelecek bu ilk bulmaca, bir yıllık İyi Kitap cildi ödüllü…

 

 

 

 

2017

Yıllarca süren savaş ve sığınmacılar… Yanı başımızdaki korkunç yıkım ve sonuçlarının, çocuk ve gençlik kitaplarındaki yankısını aradığımız dosya çalışması 95. sayımızdaydı.

“Korkunç bir savaşın yıkımına tanıklık etmiş, üstüne mülteciliğin ağır koşullarına mahkûm olmuş milyonların derdine ortak olmak, acısını dile getirmek elbette edebiyatın, edebiyatçının görevi. Sadece yaşanan acılara sessiz kalmamak ve tarihe not düşmek de olmamalı burada amaç. Ötekileştirmeye karşı çıkmak, ayrımcı/şoven dalgayı kırmak İyi Kitapların görevleri arasında sayılmalı!”
(Çocuk kitaplarında göç ve mültecilik, Safter Korkmaz, Sayı 95, s.1)

“Sahaf Dükkanı”, okurlardan gördüğü ilgiyle, süreklileşen bir köşe. 95. sayımızda köşenin konuğu ise Robinson Crusoe.

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz