İyi Kitap

Safter Korkmaz

Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre, Türkiye’de yaklaşık 67 bin okulda örgün eğitim alan -okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde- 18 milyonun üzerinde öğrenci var. Bu eğitim kurumlarında görev yapan öğretmenlerimizin sayısı ise bir milyonun üzerinde.

Görünen o ki, ülke nüfusunun dörtte birinden fazlası, 9 Eylül’den bu yana eğitim sistemimize emanet. Peki sistem cephesinde durum ne? Yeni teneffüs zili, tatil düzenlemesi gibi şekil değişimlerini bir yana bırakırsak, en dikkat çeken konu sanırım “zekâ taraması” açıklaması.

Milli Eğitim Bakanlığı, iki-üç yıl içerisinde tüm öğrencileri bir “zekâ taraması”ndan geçireceklerini duyurdu. Çocukların yetenek ve ilgi alanlarının tespiti amacıyla yapılacak test uygulamasında, daha şimdiden 800 bin öğrencinin değerlendirmeye alındığı da yapılan açıklamalar arasındaydı.

Söz konusu “zekâ taraması”nın hangi metotlarla kim tarafından yapılacağı; bu çabanın bilimsel ve etik zemini; elde edilen verilerin hangi amaçlarla nasıl işleneceği; anlık ya da dönemsel değerlendirmelerin çocuk üzerindeki uzun vade etkileri üzerine tartışmayı bir yana bırakalım. Sadece bu çalışmanın gerekçelendirilişinde ve kurgulanışında karşımıza çıkan, eğitimde fırsat eşitliğine zıt anlayışı kabul etmek bile mümkün değil.

Çağdaş, özgürlükçü, bilimsel ve fırsat eşitliğine dayanan bir eğitim sistemi özlemimizi dile getirmek, gün geçtikçe daha yakıcı bir ihtiyaç hâlini alıyor. Bu alandaki sıkıntılar sürdükçe, mümkün olduğunca çok çocuğu, çağdaş bilimsel bilgiyle buluşturma görevi de sanırım çocuk ve gençlik yayıncılarına düşüyor.

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

İstanbul Üniversitesi Elektronik Mühendisliği bölümünden mezun oldu. 1994 yılından bu yana yayıncılık alanında çalışıyor. Pek çok yayınevinde farklı görevlerde bulundu. “Cankurtaran Şövalyeleri İstanbul Dehlizlerinde” adında, Günışığı Kitaplığı’ndan yayınlanmış bir çocuk romanı var. İyi Kitap’ın sorumlu yazı işleri müdürü ve editörü olarak çalışma yaşamına devam ediyor.

Yorum yaz