İyi Kitap

“Filozof Çocuk” serisinin son iki kitabı, hayatımızın odağında yer alan şiddeti çocuklarla anlamak ve sorgulamak için bir fırsat. Bırakın, kitaptaki soruları çocuklar yanıtlasın! Şiddetin sorumluları olarak öğrenmesi gereken bizleriz…

Yazan: Suzan Geridönmez

Felsefi sorular hayatın temel sorularıdır. Tudem Yayınlarından çıkan, tanınmış Fransız filozof Oscar Brenifier’in yazdığı, Anne Hemstege’nin resimlediği “Filozof Çocuk” serisinin son iki kitabı ise “bizim” hayatımızın en temel ve güncel sorularını formüle ediyor. Başkalarına Vurmaya Hakkım Var mı? ve Şiddet Nedir? adlı kitapların odağında, adlarından da anlaşıldığı gibi şiddet yer alıyor.

Peki “bizim” hayatımızın odağında ne var? Kadın cinayetleri, doğa katliamları, bağımsız düşünce ve eylemin zapturapt altına alınması ve şimdi yine, yeniden savaş tamtamları…

Bu ortamda Oscar Brenifier başta çocukları, hepimizi sorgulamaya davet ediyor: Başkalarını bize itaat etmeye zorlamamız mı gerekir? Şiddete başvuran bir lider iyi bir lider midir? Bir ağacı keserek de şiddet uygulamış oluyor muyuz? Yasalar haksız olabilir mi? Hepimiz birbirimize benzemeli miyiz? Bir başkasını öldürdü diye birini öldürmeye hakkımız var mı? Herkesin
seni sevmesi mümkün mü?

Buraya iki kitaptan karışık alıntıladıklarımıza benzer daha nice soruyu, yazar, belli (felsefenin özünü oluşturan) bir mantık ve sistematik içerisinde okura yöneltiyor. Her kitap, ana konuya dair üç temel soruya farklı açılardan yaklaşmak için yine sorulara başvuruyor. Soyutlama yeteneği henüz sınırlı çocuğu kendi hayatından yakalayan Oscar Brenifier’in soruları sade ve somut. Ama…

Evet, her şeyin bir “ama”sı var. Dolayısıyla yazar çocuğa soru yöneltmekle kalmıyor, bu soruya, çocuk adına, onun ağzıyla yanıt da veriyor. Örneğin, “Hangi durumda şiddete başvurursun?” diye doğrudan küçük okura sorduktan sonra tam da bir çocuktan beklenen karşılığı veriyor: “Annem ve babam bana istediğim oyuncağı almadığında.” Sonra sıra, “Evet, ama…” itirazına geliyor.

“Ama” felsefi sorgulamaya giden anahtar sözcükse onu izleyen üç nokta, özgür ve bağımsız düşünceyi kışkırtan semboller oluyor. Yazar üç noktanın ucuna yeni sorular bağlayarak, çocuğun konuya çok yönlü yaklaşmasını ve felsefi bir derinliğe ulaşmasını tetikliyor: Anne ve babanın sana istediği her şeyi almaları mı gerekir? Şiddete başvurarak ya da öfkelenerek istediğimizi elde edebiliyor muyuz? Anne ve baban senin öfke gösterilerine boyun eğmek zorunda mı? Onların istediği bir şeyi yapmadığında anne ve babanın sana karşı şiddet uygulamaya hakkı var mı?

Her soru işaretinden sonra yazarın suskunluğu geliyor. Ama suskunluk bir boşluğa denk gelmiyor. Aksine yazar geri çekilerek alan açıyor. Artık düşünme, yargı oluşturma, oluşturulan yargıyı sorgulama ve meseleye bir de diğer taraftan bakma sırası okurda.

Tabii herkesin (ve her çocuğun) şiddete başvurma nedeni aynı değil. Kimileri, isteğinin karşılıksız kalmasını, kimileri saygısızlığa karşı tepkisini, kimileri de yine şiddetten korunmayı yani öz savunmayı gerekçe gösterir.

Bu yüzden kitaplarda kapaktan duyurulan temel sorulara verilen yanıtlar da tek olmakla kalmıyor. Bir çocuğun ilk aklına gelen ve gerçekliğine denk düşen çeşitli yanıtlar, yakından bakınca tıpkı biz yetişkinlerin yanıtlarına ve gerçekliğine benziyor. Öyle ya biz de şiddetle “stres boşaltıp rahatlama” sağlarız, biz de şiddet yoluyla başkalarının bizi “ezip geçmesini” engellemeye çalışırız, biz de liderlerin “lider olmayı” şiddetle sürdürmelerini benimseriz, biz de insanların “yasalara uymalarını sağlamak ve akıllarına eseni yapmalarını engellemek” için şiddeti meşru görürüz. Tabii içimizde “şiddet hiçbir şeye yaramaz” diyenler de vardır.

Evet, ama… biz de evet, ama diyebiliyor muyuz? Peki ya üç noktadan ilerisi? Kolay daha doğrusu kolaycı yanıtların ötesine geçebiliyor muyuz?

Her yaştan okuru bu öteye davet eden “Filozof Çocuk” serisi ve bugün, burada özellikle son iki kitap, çocuklarımızla birlikte onların geleceği için birlikte düşünmek için kaçırılmaması gereken bir fırsat.

Oscar Brenifier, neden “Evet, ama…” diye sormak gerektiğini her bölümün sonunda, “Bu soruları sordum çünkü böylece…” başlığı altında açıklıyor. Ama bu toparlayıcı metinler de okura hazır reçeteler ya da didaktik sonuçlar sunmuyor. Brenifier, hazır yanıtların dayanıklılığını ya da esnekliğini çeşit çeşit “ama”larla teste tabi tutarsan “hayatında ve toplumda şiddetin yerini anlayabilirsin”, “dünyadan şiddeti silebilir miyiz ve nasıl silebiliriz? soruları üzerine düşünebilirsin”, “dünya tarihindeki savaşları ve sebeplerini sorgularsın”, “çocukları korku ve şiddetle mi, yoksa iyilik ve iyi niyetle mi eğitmemiz gerektiğini anlayabilirsin” demekle yetiniyor.

Eğitim, iyilik ve iyi niyetten ibaret midir, tartışılır. Ama felsefesiz bir eğitimin ufuksuzluğu tartışılmaz. Yok canım! Her şey tartışılabilir, sorgulanabilir. Üstelik bunu yüksek sesle, özgürce yapmayı öğrenmemiz, biz başaramadıysak da çocuklarımızın öğrenmesine engel olmamamız gerekir. Yoksa daha çok, çocuk kitaplarını bile poşete sokan zihniyetler tarafından güdülürüz!

Başkalarına Vurmaya Hakkım Var mı?
Oscar Brenifier
Resimleyen: Anne Hemstege
Türkçeleştiren: Zeynep Büşra Bölükbaşı
Tudem Yayınları, 48 sayfa

Şiddet Nedir?
Oscar Brenifier
Resimleyen: Anne Hemstege
Türkçeleştiren: Zeynep Büşra Bölükbaşı
Tudem Yayınları, 48 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1966’da Almanya’da doğdu. Öğrenimini İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde sürdürdü. Avusturya’da çağdaş kütüphanecilik eğitimi aldı. Geçmişte bir yayınevinde uluslararası ilişkiler sorumlusu olarak çalışan Geridönmez’in çoğu çocuk ve gençlik edebiyatı alanına giren 20’ye yakın kitap çevirisi bulunmaktadır. 2014’de Tarabya Çeviri Teşvik Ödülü’ne layık görülen Geridönmez çocuk ve gençler için hikaye ve roman yazıyor.

Yorum yaz