SAYI 62  NİSAN 2014
Dostum, dostum güzel dostum…
Amerika’nın popüler yazarlarından Lobel’in Kurbağa ve Murbağa serisi, iki kişinin farklılıklarına rağmen birbirlerine anlayış gösterebilmesinin ve bunu sadece birbirlerini gerçekten sevdikleri için yapabilmesinin, yani arkadaşlığın önemini anlatıyor.


İnsan, atasözünün dediği gibi, hiç de arkadaşlarına bakılıp da anlaşılmaz bence. Çünkü insan “kendi gibi” arkadaş edinmez aslında; kendindeki gediği dolduracak, kendinde olmayanı tamamlayacak olanı arar. Ben bunu böyle söyler dururdum da yanıma yandaş bulamazdım hiç. Arnold Lobel’in Kurbağa ve Murbağa serisi o yüzden içime su serpti. Lobel, Kurbağa ve Murbağa’nın Sıkı Dostlar ve Ayrılmaz İkili adlı kitaplarında, birbirine zinhar benzemez iki kurbağanın dostluk öyküsünü anlatıyor. Kurbağa ne kadar düzse Murbağa o kadar eğri büğrü; Kurbağa ne kadar sakinse Murbağa o kadar pimpirik kumkuması; Kurbağa ne kadar rahatsa Murbağa o kadar rahatsız; Kurbağa hayattan ne kadar zevk almaya çalışıyorsa Murbağa o denli huysuz ve öfkeli.  Ama bu iki dost, nasıl oluyorsa, günün sonunda can ciğer kuzu sarması!

Amerika’da çok popüler bir yazar olan Lobel’in Kurbağa ve Murbağa serisi Broadway’e de uyarlanmış ve oyun dört yıl üst üste tiyatro dünyasının en prestijli ödüllerinden Tony Ödülü’ne aday gösterilmiş. Aslında bunda şaşılacak bir yan yok, çünkü bu kısa öyküler, barındırdığı derin mizah duygusu ve sarkastik yaklaşımla Broadway’de sahneye konulan pek çok öyküden daha iyi. Kurbağa ve Murbağa bu yönüyle yetişkinlerin dünyasına da değebiliyor, onları “dostluk” üzerine düşündürüyor.

Arkadaşlık, tarihin her döneminde sanatın her dalına malzeme vermiş. Şarkısı da var, şiiri de, resmi de, kitabı da… Çocukların kendi deneyimleriyle birlikte bu eserlerden de etkilenerek yarattıkları bir arkadaşlık kavramı tabii ki daha sağlıklı olur. Misal, yedi yaşında Kurbağa ve Murbağa’yı okuyan çocuk, on üçünde Orhan Kemal’in Arkadaş Islıkları’nı, on yedisinde de Barış Bıçakçı’nın Bizim Büyük Çaresizliğimiz’ini okusa, arkadaşlık üzerine, arkadaşlığın önemi üzerine düşünceleri her açıdan değişir, gelişir.

Kurbağa ve Murbağa sadece bir “arkadaşlık hikâyesi” anlatmakla kalmıyor aslında. İki kişinin birbirine her ne olursa olsun anlayış gösterebilmesinin, farklılıklarına rağmen bir arada yaşayabilmesinin, hem de bütün bunları “öyle gerektiği için” değil, birbirlerini gerçekten sevdikleri için yapabilmesinin önemini gösteriyor. Çocukken hepimizin başına gelmiştir. En yakın arkadaşımızın davranış biçimi bizden farklı diye bir sorgulamaya girişmişizdir. O, diyelim bir sözcüğü bizden farklı söylüyordur ya da en sevdiği yemek bizim en sevmediğimiz yemektir. O zamanlar bu bize içinden çıkılmaz bir denklem gibi görünse de aslında bizi bir arada tutanın farklılıklarımız olduğunu anlayınca rahatlarız. Yetişkinler için de durum farklı değil. En yakınımızdakilerin, aslında tuhaf sayılacak özellikleri, beğenileri, inatları, hırsları vardır ve biz onu öyle kabul etmeyi zamanla öğreniriz. Bu bizim için de bir çeşit sıçrayış, aşılacak yeni bir zorluk, öğrenilecek yeni bir deneyimdir aslında. Sabır ve iradede yeni bir aşamadır.

Murbağa öyle “negatif” düşünen bir kurbağa ki o gün için hazırladığı “yapılacaklar listesi” rüzgâra kapılıp kaybolunca, yeni bir liste hazırlamak ya da hayatı akışına bırakmak yerine, hiçbir şey yapmamayı tercih ediyor. Kurbağa ise öyle özverili ki hiçbir şey yapmamaya karar veren arkadaşını inadından vazgeçiremeyince, yanında kalıp ona destek olacak kadar sabır gösterebiliyor.

Bahar gelip de her yer çiçek açınca, Kurbağa koşarak Murbağa’nın evine gidiyor, onu uyandırıyor, eğlenceye davet ediyor. Murbağa’nın buna cevabı ise “Peh, ne kadar can sıkıcı!” oluyor. İşte Kurbağa o vakit bile yılmıyor, Murbağa’yı biraz neşelendirmek için elinden geleni yapıyor. Etrafınıza dönüp bakın, binlerce Kurbağa ve maalesef bir o kadar da Murbağa göreceksiniz. “Ne güzel bahar geldi!” diyen Kurbağalar’a sert bakışlar fırlatan Murbağalar’ı biraz canlandırmak için çırpınan Kurbağalar… Bu masal bana ziyadesiyle tanıdık ve zamanları aşan bir niteliğe sahip gibi geldi.

Caldecott Honor, Newberry Honor ve Reading Rainbow ödülü sahibi Kurbağa ve Murbağa serisi, tüm dünyada en iyi çocuk edebiyatı eleştirmenleri tarafından bütün dünya çocuklarına önerilen bir seri. Kıskançlık, kibir, uyum, tevazu, sevgi, birlikte hareket etmek, paylaşmak gibi hem olumsuz hem de olumlu duyguları naif çizimler eşliğinde anlatan seri, Ece Özkan’ın özenli çevirisiyle tüm çocuklara “başka türlü bir arkadaşlığın mümkün” olduğunu fısıldıyor.

 

Ayrılmaz İkili, Kurbağa ve Murbağa
Yazan ve Resimleyen: Arnold Lobel
Çeviren: Ece Özkan
Kelime Yayınları / 64 sayfa

Üyelik

Yeni Üyelik



Şifremi Unuttum

Üyelik
Üyelik bilgileriniz e-mail adresine gönderilmiştir.



İYİKİTAP 62. SAYI

İyikitap Kataloğu

İYİKİTAP 61. SAYI

İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İyikitap Kataloğu
İlgili Yazılar
SineKitap
SineKitap’ta bu ay, sadık fantazi okuyucularının belki çoktan keşfettiği bir animasyon var: Goro Miyazaki’den Yerdeniz Öyküleri. Miyazaki’nin usta yazar Ursula K. LeGuin’in gölgesinde kalıp kalmadığına siz karar verin.
Zeynep ALPASLAN
Türk çocuk edebiyatının emek verenleri, Türkan Saylan anısına ÇYDD’ne yardım için 9 Haziran Çocuk Şenliği’nde buluştular. Bir yayıncı dostumuz da bu etkinliği İyi Kitap için kaleme aldı.
Hande ANAPA
SineKitap
Sinemaya uyarlanmış çocuk ve gençlik kitaplarının yer aldığı SineKitap’a bu ay iki Roald Dahl klasiği konuk oluyor: Tim Burton’ın yönettiği Charlie’nin Çikolata Fabrikası ve Henry Selick tarafından beyaz perdeye aktarılan Dev Şeftali.
Zeynep ALPASLAN
Da Vinci hakkında yayımlanan kitaplara biri daha eklendi. Leonardo da Vinci, ustanın atölyesinde çalışmaya başlayan on yaşındaki Paolo’nun hikâyesi. Kitap, da Vinci hakkında ayrıntılar ve Rönesans yaşamından kesitler sunuyor.
Ferhat Uludere
Mucize Özünal’ın ‘Gece Sevgilisi’ adlı öykü kitabı, Türkiye’nin Güneydoğusu’nda yaşananları taraf tutmadan, önemli olanın ‘insan olmak’ olduğunu hatırlatarak anlatıyor. Öyküler, ‘sıcak gündemi’ başka bir açıdan okumak isteyen gençler için ‘sıcak insanlık halleri’ sunuyor.
Elif Türkölmez