Hiç rüyanızda ahtapot kollu kaleci gördünüz mü? – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

Hiç rüyanızda ahtapot kollu kaleci gördünüz mü?

Hiç rüyanızda ahtapot kollu kaleci gördünüz mü?

Irmak ZİLELİ

Heinz Janisch’in, Enzo adlı bir çocuğun iyi bir futbolcu olma arzusunu anlattığı resimli kitabı Futbol Rüyası, çocukların gizli düşlerini, kaygılarını ve başarma korkularını rüyalar aracılığıyla dile getiriyor. Enzo’nun zaman zaman kâbusa dönüşen rüyalarıysa, babası sayesinde gerçeğe dönüşüyor.

Bizim kediler uyurken ne zaman hızlı hızlı nefes almaya başlasa ya da bıyıklarını bir heyecanla oynatsa, rüya gördüklerini anlarım. Ne gördükleri ise yoruma açıktır. Bir avın peşinde olduklarını düşünmek hoşuma gider. O gün işler yolundaysa irice bir fare, kesatsa yalnızca bir sinek…

Bıyıkların titreyişindeki şiddette ya da nefesin hızında, hatta kimi zaman bir şey yakalamak istercesine sallanan ön patilerde, bunun ipuçlarını yakalamak mümkündür. Son zamanlarda rüya gören, ama ne gördüğü hakkında yalnızca tahmin yürütebildiğim fertler arasına dört aylık kızım da katıldı. Uykusunda gülümsediğinde, iç çektiğinde, ağladığında ve hatta bizim kediler gibi hızlı nefes alıp verdiğinde neler gördüğünü bilmeyi çok isterdim. Oysa onun dünyası kedilerinkinden bile daha çok bilinmeze sahip bizler için… Neyse ki şimdilik…

Futbol Rüyası isimli resimli okul öncesi kitap, çocuklarımızın uykularında nelerle cebelleştiklerinin bir örneğini veriyor. Öykünün kahramanı Enzo için mahalle takımına girdi gireli rahat bir uyku yok… Gün boyu top peşinde koşturması yetmiyormuş gibi, peşinde koşturduğu o toplar rüyalarda balkabağına, karşı takımın kalecisi bir ahtapota, defans oyuncuları kocaman kayalara dönüşebiliyor.

Enzo’nun anne babasına sormalı, acaba oğullarını uyurken gözlemişler mi? Ellerinden kayıp giden bir golün ardından nasıl iç çektiğini, kaya gibi defans oyuncularını görünce yatağında nasıl zıpladığını, ahtapot kollara sahip kaleci karşısında nefesinin nasıl düzensizleştiğini fark etmiş olabilirler mi? Ya gülümsediği anlar? Tüm rüyalar kötü olacak değil ya, kimi zaman da ayağının ucuyla topa değmesi yetebilir Enzo’nun, golü kaleye yapıştırması için.

İşte o zaman, değil bir gülümseme, uykuda kahkaha atmanın da mümkün olabildiğini görebilir Enzo’nun anne ve babası. Rüyalar, çocuklarımızın derdine, tasasına, nelerle meşgul olduklarına ilişkin fikir edinmek için ne elverişli araç! Dünyalarına girebilmek, o dünyayı daha iyi paylaşabilmek için de. Tabii unutmayalım ki, Futbol Rüyası biz anne babalar için değil, çocuklar için yazılmış bir kitap. Dolayısıyla onlara ne vereceği daha önemli.

Enzo’nun hikâyesini okuyan bir çocuğun kendisiyle özdeşlik kurması olası. Oradan yola çıkarak kendi rüyalarını kâğıda dökmesini de sağlayabilirsiniz. Bu da onun kendini keşif yolculuğuna herkesten önce çıkmasına yol açabilir. Eh, erken kalkan yol alır… Hem belki sizinki de mahalle takımında oynama hayaliyle tutuşuyordur ve onun uykularını kaçıran da yine top sevdasıdır.

ÇOCUKLUK KAYGILARI
Kaç kez “takıma girmeyi istediğini” söyleyecek olduysa da, cesaretini bir türlü toplayamamış olabilir. İşte fırsat! Sizinki hikâyeyi okuduktan sonra, Enzo’yla aynı “rüya”yı gördüğünü söylerse şaşırmayın derim… Sahi, mahalle takımları var mı hâlâ? Topla, futbolla ve rüyalarla ilgisi olmayan bir çocuk için de ilgi çekici olabilir Futbol Rüyası. Nasıl mı? İçindeki benzetmelerle, esprili ve eğlenceli anlatımıyla, resimlerin canlılığı ve hayal gücünü besleyici niteliğiyle.

Öyle ya, ahtapot kollarına sahip kaleci benzetmesinden daha iyi ne yansıtabilir, top peşinde koşturan bir oyuncunun korkularını? Yine de Futbol Rüyası’nı, özel olarak baba-oğul okurlara önermek yerinde olacak. Futbol meraklısı babalar ve oğulları, bu kitapta kendilerinden çok şey bulacaklar. Yazar da öyle düşünmüş olmalı ki hikâye, Enzo’nun babasının odaya girmesi ve şu soruyu sormasıyla son buluyor: “Ne zaman maç yapıyoruz?”

Futbol Rüyası
Heinz Janisch
Resimleyen: Evelyn Daviddi
Çeviren: Bahar Siber
İletişim Yayınları / 20 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz