Bir yıldız düşerse bil ki gerçekleşecek dileğin! – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

Bir yıldız düşerse bil ki gerçekleşecek dileğin!

Bir yıldız düşerse bil ki gerçekleşecek dileğin!

Şule CEPCEPOĞLU

Susanna Tamaro’nun Büyülü Çember’i âdeta “ya içindesindir çemberin ya dışında” deyişini bir çocuk ve bir kurt köpeği üzerinden anlatarak tam bir sistem
eleştirisi yapıyor.

Çocuklarımıza hayatı nasıl anlatıyoruz? Annelikle birlikte bunu çok sık düşünür oldum ve biliyorum ki, anne babaların çocuklarına verebileceği en değerli şey ne para ne de pul, sadece sevgi. Sait Faik ustanın dediği gibi, her şeyin sevmekle başladığını, hayatı güzelleştiren ve anlamlı kılan tek şeyin sevgi olduğunu çocuklarımıza anlatmamız gerek.

Uzun yolculuklarında iyilik kadar kötülükle de karşılaştıklarında, cepleri sevmekle dolu olsun ki, aç kalmasınlar. İnsanı sevsinler, hayatı sevsinler, doğayı sevsinler, bir buçuk yaşındaki kızım gibi kediye kuşa hayranlıkla baksınlar. Kitapları da unutmasınlar ama. Çünkü kitaplar, sevmenin nasıl dönüştürebilen bir şey olduğunu söyleyecek onlara. Daha Che’yi filan bilmeden imkânsızın güzelliğini anlatacak. Kimse anlatmasa da, kimse söylemese de… İyilikten ve güzellikten, sevmekten ve güzel insanlar olmaktan bahsedecek kitaplar. Ve hayatın aslında ‘büyülü bir yer’ olduğundan. Tıpkı Susanna Tamaro’nun son çocuk romanı Büyülü Çember’de olduğu gibi.

KAPİTALİZM ELEŞTİRİSİ
Tamaro, bir kurt köpeğinin çöplükte bulup büyüttüğü kahramanımız Rick aracılığıyla sadece çocukları değil, belki de çocuklardan çok bizi ilgilendiren şeyleri anlatıyor romanında. Bu bakımdan, kitap aslında günümüz insanının yaşama biçimlerine, daha da ileri gidersek kapitalizme çok sıkı eleştiriler getiriyor.

İnsani duyguların en önemlisi empatinin yitirilmesi üstüne, “empati yapamayan birinden hiçbir insani duygu bekleyemezsiniz,” der Gruen. Satın aldığımız şeylerin nasıl üretildiğini düşünmeden müthiş bir hızla nasıl tükettiğimizden televizyon başında geçirdiğimiz saatlere kadar, hepimiz farkındayızdır hayatın artık çocukluğumuzdaki gibi olmadığının. Şimdilerde, “Babanın sırtına otururum ha” diyen bir bakkal amcası olanlar şanslı.

Çünkü her yer süpermarket doldu. Tamaro bütün bunların birbirleriyle olan ilişkisini -bir çocuk için özellikleçok güzel kuruyor. Kapitalizmi temsil eden belediye başkanı Vıcık Vıcık Domuz Şişkotop Hazretleri’nin çocuklara öğrettiği slogan her şeyi anlatıyor aslında: “Temiz ve boyun eğen bir dünya. Karınlar tok, kafalar bomboş!”

Ama önce başa dönelim: “Yıldızlar bir dileğin olduğu yere düşerler.”

HER CANLIYI SEVEBİLME
Kitaba adını veren Büyülü Çember bir parkın içlerindeki, Rick ve annesi kurt köpeği Guendy’nin yaşadığı ormandır. İçindeki tüm yaratıkların uyum ve dinginlik içinde yaşadıkları, özel bir yerdir burası… Öyle özeldir ki ne acı, ne umutsuzluk, ne de keder vardır burada. Çünkü Büyülü Çember, bir yıldızın kayıp düştüğü yerdir ve yıldızlar bir dileğin olduğu yere düşerler. İşte bu düşen yıldızların tozunun etkisiyledir ki bu çemberin içinde yaşayanlar dünyanın bütün dillerini anlayabilme ve yaşayan her canlıyı sevebilme yetisine sahiptir.

Dışarıdaysa hayat büyük bir hızla “temiz dünya” adı altında duygusuzlaştırılmaktadır. Belediye başkanı Şişkotop ağaçlara, çiçeklere, kuşlara yani insan dışında yaşayan her canlıya çevreyi kirlettiği için savaş açmıştır. Aynı biçimde insanların kafalarının içi de temizlenmelidir, herkesin tek bir hayali, tek bir rüyası olmalıdır. Bunun için çocukların beyinlerini yüz milyarlarca saat süren çizgi filmlerle, reklamlarla yıkamak yeterlidir, öyle ki televizyon seyretmekten artık gözleri kareleşmiştir çocukların ve en sevdikleri yerler süpermarketlerdir…

Kafalar boşaltılıp, küçük toplar haline getirilmelidir, çünkü kafalar boş olunca mideler tek bir şey isteyecektir, dolu olmak. Bu amaçla bütün yeşil alanlar süper-hipermega marketlere dönüştürülecektir, kapıları şafaktan şafağa açık kalacak, günün alışveriş yapılamayan tek bir dakikası bile kalmayacaktır.

Bütün şehirde çatısında televizyon anteni olmayan, bahçesinde çiçek yetiştirmekten vazgeçmeyen, hayvanlardan tiksinmeyen tek kişi Bayan Amalia Kocasoğan’dır. Doğal olarak Belediye Başkanı’nın ortadan kaldırması gereken baş düşmanıdır.

Kahramanımız Rick ve Amalia Kocasoğan bütün bu olup bitenler karşısında mücadele ederken bulurlar kendilerini. Şişkotop’u alt eder, insanlara sevgiyi, çocuklara oyunlarını geri verirler.

Ama Rick, Guendy’yi kaybetmiştir ve Büyülü Çember’deyken hiç hissetmediği, sadece şehirdeki insanlara özgü bir duyguyla, kederle tanışır. Bir yıldız arar gözleri, bir dilek tutar; kulağında hep sevmekten bahseden annesinin sözleri: “Her şey bitse bile unutma ki birbirini sevenlerin büyülü çemberi asla bozulmaz.”

(Bu arada temiz ve akıcı çevirisi için Eren Cendey’i, hikayeye eşlik eden çizimleri için de Sedat Girgin’i kutlamak gerek.)

Büyülü Çember
Susanna Tamaro
Resimleyen: Sedat Girgin
Çeviren: Eren Cendey
Can Yayınları / 144 Sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz