Ayrıksı masallar – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

Ayrıksı masallar

Melisa Ceren HASMADEN

Ferda İzbudak Akıncı, Su Masalları ve Sokak Kuşu / Uçurtmanın Gözleri kitaplarında, çocuklara çağdaş masallardan bir buket sunuyor. Özgürlüğe yelken açan, ayrıksılıklarıyla değerli olan ama en önemlisi, kaderlerine teslim olmayan karakterleriyle geleceğin yetişkinlerine anlamlı mesajlar veriyor.

Masallar, edebiyatın, öykünün filizlendiği, kültürün yeşerdiği kadim topraklardır. Anamızın beşiği misali, tıngır mıngır ruhumuzu pışpışlayan düşler ülkesidir onlar… Geçmiş zaman gecelerinin eğlencesi; nine-dedetorun muhabbetinin mezesidir… Ama zamanla masallar da değişiyor. Eskilerin dilden dile kartopu gibi büyüyen kolektif ürünü olan masallarının yerini, yazarların kaleme aldığı, ölçülü biçili masallar alıyor.

Öyküleriyle sayısız ödül kazanan Ferda İzbudak Akıncı da günümüz masalcılarından biri. Bilenler bilir; gerek yetişkinler gerekse çocuklar ve gençler için kaleme aldığı öykü ve romanları, tadına doyulmaz bir lezzet bırakır okurun dimağında. İşte bu usta kalemden iki kitap var şimdi masamda. Biri Su Masalları, diğeri Sokak Kuşu/Uçurtmanın Gözleri.

SU GİBİ AKAN MASALLAR
Akıncı’nın edebiyatında dil ve anlatım unsuru her zaman öne çıkıyor. Şiirle de hiç azımsanmayacak bir geçmişi olduğunu dile getiren Akıncı, bu geçmişi öykülerine ve romanlarına ustalıkla, ölçüyü kaçırmadan yansıtıyor. Hal böyle olunca, zaten öykücülüğüyle kendini ispatlamış bu kalemden dökülen masalların tadı da bir başka oluyor. Nitekim bu iki kitap da yazarın hem masalcılığına hem öykücülüğüne iyi birer örnek teşkil ediyor.

Su Masalları, üç masal içeriyor. Bunlardan ilki “Deniz Feneri”. Bu masal denize ve gemilere tutkun küçük bir kızın hikâyesini anlatıyor. Kırmızı tuğladan inşa edilmiş deniz feneri gibi, bu masal kızı da gemilerin yolunu gözleyip duruyor kıyı boyunca. Bir gün kente büyük bir gemi geleceği haberi yayılıyor ortalığa. Gemiyi karşılaması, gemiye çıkıp kaptana bir buket çiçekle “hoş geldin” demesi için bir kızın seçilmesi gerekiyor. Ancak seçilen kız, bizim deniz sevdalısı masal kızımız
olmuyor. Büyük kurdeleli, süslü elbiseli başka bir kız seçilmenin keyfini çıkarırken, bizim deniz sevdalısı masal kızımız kırık kalbini alıp evine gitmiyor, hayır, yüzünü dantelli yastıklara gömüp gözyaşlarına da boğulmuyor. Hayır, o böyle yılgın bir tavır takınmıyor. O şöyle yapıyor: “… Ama kız da eli kolu bağlı oturmamıştı sonuçta. Onu seçmeseler de limana koşturmuştu. İçine giremese de bu güzel gemiyi görmek istemişti. Ağlayıp sızlamamıştı. Seçicilere küsüp evine kapanmamıştı.” Bu masal Ferda İzbudak Akıncı’nın karakterleri hakkında önemli ipuçları veriyor. Akıncı tercihini zorluklar karşısında pes etmeyen, kaderine küsmeyen karakterlerden yana kullanıyor.

İkinci masalımız ise “Kırmızı Balık”. Hadi en baştan söyleyeyim, bu masal merak ve öğrenme sevgisi üzerine. Okuma-yazma bilmeyen genç bir balıkçının, bu eksikliğinin nasıl farkına vardığını, bu uğurdaki mücadelesini anlatıyor masal. Akıncı’nın karakterlerinin işi bu açıdan klasik masal kahramanlarından daha zor. Ne onları kurtaracak beyaz atlı prensler geziyor bu masallarda, ne de sihirli değneklerle her şey yoktan var oluyor. Akıncı ille de çalışmak, ille de mücadele diyor.

Kitabın üçüncü ve son masalı ise “Kumsalda Deniz Kabukları”. Dalganın tutup kumsala savurduğu kırık bir deniz kabuğunun öyküsü anlatılıyor bu masalda. Kabuğumuz o kumsalın yakınlarında yaşayan ve heykellerini deniz kabuklarından yapan ünlü bir heykeltıraşın onu bulup kullanmasının özlemiyle yanıp tutuşuyor. Ne var ki, kenarının kırık olduğunu ve kenarı kırık bir midyeyi kimsenin istemeyeceğini de düşünmeden edemiyor. Ayrıksı olmak zordur, hele ki çocukluk çağında. Ayrıksılığımızın bizi özel kıldığını anlamak içinse zaman ve deneyim gerekir. Belki bu masalı okuyan çocuklar, farklılıklarından utanmamayı daha erken yaşlarda öğrenebilirler, kim bilir.

Yazarın sözünü edeceğimiz son kitabı Sokak Kuşu / Uçurtmanın Gözleri bir yandan özgürlük özlemini dile getirirken, diğer yandan özgürlük nedir, sevgi ve bağlılık nedir, bağlılık ile bağımlılık arasındaki çizgi nereden geçer gibi çok temel, ama bir o kadar da çetrefil soruların yanıtlarını arıyor. Çocuklarımızı yaşamın böyle zor sorunlarıyla yüz yüze getirmek, onlarla bu konular üzerinde sohbet etmek için bu masallar iyi birer fırsat.

Ferda İzbudak Akıncı’nın masalları ve öyküleri çocuklarımızı, özgürlüğün peşinde yelken açan, ayrıksılıklarıyla değerli olan, ama en önemlisi kaderlerine teslim olmayan karakterlerle tanıştırıyor. Size de çocuklarımızın, gelecek nesillerin ihtiyacı olan örnekler gibi gelmiyorlar mı?

Sokak Kuşu & Uçurtmanın Gözleri
Ferda İzbudak Akıncı
Resimleyen: Bülent Gültek
Tudem Yayınları / 64 sayfa

Su Masalları
Ferda İzbudak Akıncı
Resimleyen: Bülent Gültek
Tudem Yayınları / 56 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz