Yedi İklim Dört Bucak’ta rehberimiz Evliya – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

Yedi İklim Dört Bucak’ta rehberimiz Evliya

“Yedi İklim Dört Bucak’ta rehberimiz Evliya”

Selahattin ÖZPALABIYIKLAR

1630 yılında tam 19 yaşındayken gördüğü bir rüya üzerine, yedi iklim on sekiz padişahlığı, hem de 51 yıl boyunca hiç ara vermeden gezen Evliya Çelebi, 10 ciltlik bir gezi anlatısı bıraktı geride. Gezdiği yerleri tarihi, konuşulan dilleri, efsaneleri, yemekleri, folkloru, kısaca kültürüyle anlattı hem de.

Çelik Gülersoy adını hiç duymamış çocuklar bile, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu’ndaki genel müdürlüğü sırasında, İstanbul’daki unutulmuş, terk edilmiş pek çok tarihî mekânın “ayağa kaldırılmasına” önayak olan bu iyi insanın işlerini bilir aslında. Çünkü muhakkak bir yaz günü ailesiyle birlikte ya Çamlıca Tepesi’ne çıkmış ya Soğukçeşme Sokağı’ndan geçmiş ya da benim doğup büyüdüğüm Çubuklu’da, korusunda “kızılderilicilik” oynadığımız Hıdiv Kasrı’nın güzel bahçesinde oturmuştur.

İşte o Çelik Gülersoy, Avrupa’da otelciliğin yüzyıllardır var olduğunu, romanlarda bile hancılık yapan karıkocaları gördüğümüzü, oysa Selçuklu ve Osmanlı’da devletin kervansaraylar yapıp, buralarda gezginlerin, tüccarların
parasız ağırlandığını, atlarına develerine bakıldığını, üstelik yolcular kervansaraydan ayrılırken de ceplerine yol harçlığı verildiğini söylerdi. Dahası, Anadolu’da insanların geceleyecek otel soran yolcuyu, gezgini otele
göndermeyip evlerinde misafir etmek istediklerini ekler, Türkiye’de turizm
hizmetlerinin gelişmemesinin başlıca nedeninin geleneksel konukseverliğimiz olduğunu vurgulardı.

Tamam, kabul, iyi otelci, iyi turizmci değiliz ama dünyanın en büyük gezginlerinden biri, belki de birincisi bizden, ne haber! Üstelik 24 Mart 1611’de İstanbul’da doğan bu gezgin, yani Evliya Çelebi, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın “Cânım Evliya”sı, belki de “dünya gezginler tarihi”nde ilk ve tek örnek olarak, hem de daha 19 yaşındayken, 19 Ağustos 1630 gecesi gördüğü bir rüya üzerine başlamış gezilerine. İlk iş, İstanbul’u “adımlamış”.
Gerçekten de şehrin her yerini adım adım gezip tespihiyle hesaplamış. Sonra, tam 51 yıl boyunca hiç ara vermeden, “yedi iklim, on sekiz padişahlığı”, yani Orta Avrupa ve Balkanlar’dan Kırım ve Kafkasya’ya, Anadolu’dan Mısır ve Arabistan’a kadar uzanan toprakları gezmiş.

OKUYAN MI BİLİR GEZEN Mİ?
Gezmekle kalmamış, gezip gördüğü yerleri tıpkı İstanbul’da yaptığı gibi adımlayıp ölçülerini çıkarmış, tarihlerini öğrenmiş, konuşulan dilleri, efsanelerini, yemeklerini, folklorunu, kısaca kültürünü de unutmamış. Bütün bu izlenimlerini de el yazısıyla tam 4600 sayfa tutan on büyük ciltte toplamış. Seyahatname’si dünyanın belki en uzun gezi anlatısı olduğu gibi, saydığım içerik özellikleri dolayısıyla da, tam anlamıyla bir “ülkeler ve insanlar”, hatta “uygarlıklar” ansiklopedisi.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nin Türkçedeki ilk tam metin çevirisi, 1996-2007 arasında Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlandı. (Talihe bakın ki Seyahatname’nin İstanbul’u anlatan 1. cildinin ilk baskısının editörlüğünü
ben yapmıştım.) Bu yıl da, Evliya Çelebi’nin doğumunun 400. yılı, UNESCO’nun kararıyla bütün dünyada kutlanıyor.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nin tam metin çevirisi, korkutucu hacmi ve tabii ki dilinin hem eski hem de çok fazla Evliya’ya özgü oluşuyla, uzmanlara göre bir yapıt. Özellikle çocuklar ve gençler için pek okunacak gibi değil. Dolayısıyla bu (her anlamda) büyük kitaptan yapılacak iyi seçmelere her zaman, her kuşak için gerek duyuluyor. Bu tür nitelikli derlemeler de yazık ki çok fazla değil. İşte, şair Refik Durbaş’ın hazırladığı ve 1977’de kaybettiğimiz değerli karikatür ve çizgi film sanatçısı Yalçın Çetin’in kıvrak ve sevimli çizgileriyle bezenmiş Yedi İklim Dört Bucak, bu açığı kapatan kitaplardan biri. Özellikle ilköğretim çağındaki çocukların Evliya Çelebi’yle tanışması için çok iyi bir kaynak.

Benim çocuk olduğum 60’lı yıllarda, her yıl yaz geldiğinde, gazetelerde, “Turizm, bacasız sanayidir!” sözünün bolca geçtiği haberler çıkardı. Turizmin bu özelliği, yayıncılık alanında da görülüyor: Gezi yazıları, turizm
konulu dergiler, turistik rehber kitaplar, gezi günlükleri, eski adıyla söylersek seyahatname’ler, her zaman en çok satan, en çok okunan yayınlar arasında yer alıyor. Kısacası, artık okuyan da gezen kadar çok bilme şansına sahip!

Dünya büyük, engin: Yedi iklim, dört bucak! Ne kadar gezseniz bitiremezsiniz. Yine de umudunuzu kesmeyin, Yedi İklim Dört Bucak’la birazını olsun gezebilirsiniz. Hem de cânım

Yedi İklim Dört Bucak
Gezi Günlüğünden Seçmeler
Evliya Çelebi
Derleyen: Refik Durbaş
Resimleyen: Yalçın Çetin
Can Çocuk Yayınları / 85 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz