Çocukluğun karanlık düşleri – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

Çocukluğun karanlık düşleri

Karakura’nın Düşleri’nin, doğaüstü ve korkutucu öykülerle dolu olmasına karşın, ayaklarını “gerçekliğin bu tarafına” da bastığını söyleyebiliriz. Öykülerin hemen hemen hepsinde doğaüstü korkuya eşlik eden bir “gerçekçi korku” da var.

Kutlukhan KUTLU

Çocukların dünyasının en müthiş yanı, yetişkinlerinkinin aksine, gerçekliğin belli bir konuma kilitlenmemiş olması. Kayabiliyor gerçeklik, başkalaşabiliyor, buharlaşıp yeniden cisimlenebiliyor. Bu da çocuklara dair öykülerin sihirli öyküler olabilmesini sağlıyor. Dolap kapılarının büyüleyici öte dünyalara açılabildiği hikâyeler. Gelgelelim bu sihirli çocuk dünyası madalyonunun bir de öteki yüzü var. Karanlık yüzü. Düğme gözlü “öteki anne”lerin, dünyası. Kâbusların dünyası.
İşte Hanzade Servi’nin kaleminden çıkan Karakura’nın Düşleri de madalyonun öteki yüzünde bulunan kitaplardan. Gerçekliğe meydan okuyan şeylerin “karanlık taraf”tan, korkular âleminden geldiği öyküler bunlar. Üstelik iki ay önce bu derginin sayfalarında bahsettiğim Cesur Çocuklara Korku Hikâyeleri’ndeki gibi ürkütücü yaratıklarla dolu olmasına rağmen resimleriyle, diliyle ve mutlu sonlarıyla yolculuğu eğlenceli bir “korku tüneli” ziyaretine çeviren bir kitap da yok karşımızda. Çocukları anlatsa da (gerçi kitabın çoğu 12 yaşındaki kahramanı kızacaktır onlara çocuk dediğim için), hatta çocuklara yönelik olsa da, düpedüz korku edebiyatı bu. Elini korkak alıştırmıyor, germekten, ürkütmekten çekinmiyor. Dahası, okurunu sırtını sıvazlayıp temin ederek, “her şey iyi olacak” diyerek göndermiyor. Travmaya, trajediye ve epeyce bir karanlık finale yer veriyor.
Tüm bu karanlık ve trajediyle de çocuklar kendi kendilerine başa çıkmaya çalışıyor. En iyi çocuk kitaplarının küçük kahramanları, etrafları anlayışlı yetişkinlerce çevrili olsalar da kurtuluşu kendileri arayıp bulmak zorundadırlar. Alice’den beri bu böyledir. Burada da durum farklı değil: Yetişkin işi gerçeklik plakaları, imkânsız olması gereken şeylerce kevgire çevriliyor ama olayları hiçbir büyüğün ruhu duymuyor! Ne o elde yazılmış eski kitaptaki öykülerin geceleri çocuklarının yatak odasında canlandığını biliyorlar, ne duvarın içinde hakikaten de ölülerin ruhlarının yaşadığını, ne hastanede bilinçsiz yatan çocuklarının aslında hortlaklara hedef olduğunu, ne de karakuraların geceleri çocuklarını kaçırırken kendilerinin evde
uyurgezer gibi dolaştıklarını.
“Babam gülümseyerek beni alnımdan öptü ve odada tekrar yalnız kaldığımda, elbette ki sesler geri geldi” diyor mesela Duvarın İçindekiler adlı öykünün kahramanı ve anlatıcısı Dilara. Kitaptaki çocuk kahramanların ruh halini, omuzlarındaki yükü çok iyi anlatan bir cümle bu. Öte yandan bu küçük karakterlerin dünyasındaki gerilim ve kasvet, kitabın tek hâkimi değil; çocukların o doğal mizah damarı, karakterlerde sürekli kendini gösteriyor: “Bu hesaba göre liseye başladığında Robert Pattinson gibi bir şey olacaktı,” diyor anlatıcımız, annesi tarafından lisede yakışıklığı olacağına temin edilmiş, gözlüklü, çenebaz ve biraz göbekli Çinel için. “Gülçe zeki bir kızdı. Bunu nasıl anlamıyordu ki?”
Karakura’nın Düşleri’nin, doğaüstü ve korkutucu öykülerle dolu olmasına karşın, ayaklarını “gerçekliğin bu tarafına” da bastığını söyleyebiliriz. Öykülerin hemen hemen hepsinde doğaüstü korkuya eşlik eden bir “gerçekçi korku” da var. Çocuklukta insanın dünyasını sarsan olayların yarattığı korkular bunlar: Anneyle babanın boşanması, bir yakınını kaybetmek, taşınıp arkadaşlarından uzak düşmek, hatta yeni bir okulda ilk gün… Öyle ki bazen çocuklar, gündelik korkutucu olaylardan kaçmak için doğaüstü korkutucu olaylara odaklanmayı seçebiliyor!
Karakura’nın Düşleri Edgar Allan Poe’dan Stephen King’e ve Amenábar filmi “The Others”a, Batı kurgusundan tanıdık esintiler taşıyan bir kitap. Gelgelelim Hanzade Servi bir taraftan Batılı örneklerine göndermeler yaparken, bir taraftan da kâh Barış Manço’ya kâh Yeşilçam’a atıfta bulunuyor… Bunun sonucunda da ortaya, ayakları bu topraklara basan ama elleri deniz ötesine uzanabilen, çocukları gözüne kestirmiş ürpertici bir Gotik korku kitabı çıkıyor!

Karakura’nın Düşleri Hanzade Servi Resimleyen: Volkan Korkmaz Tudem Yayınları, 200 sayfa

Karakura’nın Düşleri
Hanzade Servi
Resimleyen: Volkan Korkmaz
Tudem Yayınları, 200 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

Yorum yaz