“İyi günler, fotokopi çekiyor musunuz?” – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

“İyi günler, fotokopi çekiyor musunuz?”

Bir kitabevinde yalnızca çeşit çeşit kitap olmadığını, türlü türlü müşterilerini de hesaba katmamız gerektiğini hatırlatan bir kitap olmuş Kitabevi Güncesi.

Yazan: Ceyhan Usanmaz

Malum sebeple, şu sıralar birçok şeyi çok özledik. Öyle elde etmesi kolay olmayan ya da pahalı şeyler de değiller üstelik. Mesela parklarda bahçelerde dolaşmak, koşuşturmak, yaşadığımız kentin sokaklarında uzun yürüyüşler yapmak, çeşitli etkinliklere katılmak, arkadaşlarımızla bir araya gelmek, yenileriyle tanışmak… Kısacası, kalabalığa karışmak da diyebiliriz. Bunlardan bazılarını yapabiliyoruz artık, birkaç ay öncesinde olduğu gibi herhangi bir yasaklama yok ama hep bir çekingenlik de eşlik ediyor bize ve maalesef salgına yol açan virüsün korkusu da.

Gerçi, bazı şeyler için illa dışarıda olmak da gerekmiyor elbette. Hep söylendiği gibi, kitaplar bize hem en iyi arkadaşlığı edebilirler hem de oturduğumuz yerden yolculuk yapmamızı sağlayabilirler; bizi bambaşka dünyalara da götürebilirler. Nasılsa, elimizin altında bir süredir okunmayı bekleyen kitaplar vardır mutlaka. Yeterli değillerse, bir kitabevi ziyareti yapmanın zamanı gelmiş demektir. Ama işte, yine özlediğimiz bir şey aslında! Kitaplar arasında dolaşmak, kitapları kurcalamak, kitaplar üzerine sohbet etmek… Her ne kadar bazı tedbirler alarak kitabevlerini ziyaret etmemiz mümkünse de örneğin kalabalık bir cumartesi gününü bir kitabevinde geçirmek için sanırım biraz daha beklememiz gerekiyor. O zamana kadar da Burcu Ural Kopan’ın yeni kitabı, Kitabevi Güncesi, imdadımıza yetişebilir!

İstanbullular bu konuda belki biraz daha şanslı ama Yalvaç Abi Kitabevi’ni eminim herkes en azından duymuştur. 2003 yılında, -Burcu Ural Kopan’ın babası- Yalvaç Ural’ın adıyla kurulan Yalvaç Abi Kitabevi, İstanbul’un ilk çocuk kitabevi ünvanını taşıyor. Kitabevinin ilk kurulduğu zamanlardaki durumunu şöyle özetlemiş Burcu Ural Kopan: “O zamanlar ülkemizde, çocuk yayıncılığı da bugünkü gibi gelişmemişti. Ne çocuklar için bu kadar yayın vardı ne de onları yayımlayan yayınevi. Anne babalar da çocuklarına kitap okumaya ve kitap sevgisi aşılamaya bu kadar hevesli değildi. Sadece çocuk kitapları satan kitabevleri yoktu. Yetişkinler için kitap satan zincirlerde bir-iki raftan oluşan çocuk kitapları bölümleri vardı o kadar.” Şimdiye kadar geçen 17 yılda ise gelinen noktanın umut verici olduğunu söylüyor: “Geçmişi düşününce bugün geldiğimiz nokta umut verici. Bugünlerde küçük büyük herkesin çocuk yayıncılığına artan bir ilgisi var. Çocuk kitapları satan kitabevleri günden güne çoğalıyor.” Ayrıca, pek çok çocuğun onlarla birlikte büyüdüğünden; onlarla büyüyüp, bugünlerde kendi çocuklarına kitap almaya gelen okurlarının olduğundan; çocuğu ya da yeğeni olmayan ama çocuk kitabı okumaktan mutluluk duyan yetişkinlerden de bahsetmiş Burcu Ural Kopan. Geçen 17 yılda kitabevinde neler yaşandığına ilişkin biraz daha ayrıntı bekleyenler için de Kitabevi Güncesi’ni kaleme almış!

Kitabevi Güncesi’nde, kitabevinin açıldığı günden bu yana -çocuk ya da yetişkin- müşterilerle yaşanan olaylar ve diyaloglar yer alıyor. Kimi zaman tuhaf bulacağımız kimi zaman kızacağımız ama genellikle çokça güleceğimiz deneyimlerini paylaşmış Burcu Ural Kopan, eğlenceli çizimler eşliğinde. Yanlışlıkla fotokopi çektirmeye gelenler, içeri kulaklıkla girip şarkı söyleyerek geri çıkanlar, “kurtlu” kitap istemeyenler, “normal” kitap arayanlar, kitapları boyutlarına ya da kapak renklerine göre değerlendirenler… Sanırım en çok, orasının bir kitabevi olduğunu unutup fotokopi çektirmeye gelenlerle uğraşmaktan sıkılmışlar!

Aslında bir kitabevinde yalnızca çeşit çeşit kitap olmadığını, türlü türlü müşterilerini de hesaba katmamız gerektiğini hatırlatan bir kitap olmuş Kitabevi Güncesi. Şimdilerde yapmayı çokça özlediğimiz gibi, “kalabalık bir cumartesi” günü, bir kitabevinde nelere tanıklık edebileceğimizin bir özeti. Bence Kitabevi Güncesi’ndeki başrol, kitabevinin kedisi Marsık’a ait hiç kuşkusuz ama kitabevlerinde unutmamız gereken önemli bir unsur daha var: kitabevi çalışanları. Kitabevlerini ziyaret eden okurların bakış açısıyla da eminim eğleneceğimiz birçok olay yaşanmıştır. Sizin aklınıza neler geliyor mesela?

Kitabevi Güncesi
Burcu Ural Kopan
Resimleyen: Gökçe Akgül
Hep Kitap, 56 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1980 Bursa doğumlu. Yayın hayatı sona erene kadar, yaklaşık dokuz yıl, aylık kitap ve eleştiri dergisi Virgül’ü çıkaran ekibin içinde yer aldı. Kanat Kitap'ın kuruluşundan itibaren editörlerinden biri olarak çalıştı. Çeşitli yayınevlerinde serbest editörlük yaptı. Şu sıralar, Açık Radyo'daki haftalık programlarına devam ediyor ve güncel edebiyat dergisi SabitFikir’in genel yayın yönetmenliğini sürdürüyor.

Yorum yaz