Odadaki fil ve diğer şeyler – İyi Kitap
İyi Kitap

army bombbts official army bombbangtan bombbts army bomb ver 4bts army bomb ver 3bts army bombbts light stickbts official light stickbts light stick ver 4bts light stick ver 3

Koreli genç sanatçı Kim Sena’nın yazıp resimlediği kitap, yalnız yaşadığı köşkünde sıkılan Lea adlı çocuğun hikâyesi.

Yazan: Mehmet Erkurt

Çocukla yetişkin arasındaki ilk entelektüel ilişkinin, resimli öykü kitaplarıyla ve bu kitapların okurdan talep ettiği görsel okuma yoluyla kurulduğunu, Behiç Ak’ın pek çok konuşmasında dinlemişimdir.

Sanatçının bu yorumunu ilk duyduğumda, bu türe olan yaklaşımım değişmiş ve derinleşmişti. Değişmişti, çünkü genel üretimin aksine, çok sık üretilen “basit metin, sevimli desen” örneklerinin ötesinde bir şeyler bulduğum anları hatırlamıştım. Derinleşmişti, çünkü nitelikli örnekleri okuduğumda ne kadar katmanlı bir okuma yapabileceğimin farkına varmıştım. Hele de kitabın yaratıcıları, “basit ve sevimli” olmanın ötesinde, bu katmanları yaratım sürecinin başından sonuna dek önemsemişlerse.

Lea ve Fil bu önemsemeyi hissettiğim en şiirsel örneklerden biri. Koreli genç sanatçı Kim Sena’nın yazıp resimlediği kitap, yalnız yaşadığı köşkünde sıkılan Lea adlı çocuğun hikâyesi. Sıkılıyor ve farklı bir şeyler deneyimlemek istiyor. Başında tacıyla, durağan, statik bir oyuncaklar dünyasının, tebaası sessiz kraliçesi o. Derken, bahçedeki fillerden en ıssız görüneniyle konuşmak için dışarı çıkıyor ve… dostluğa, dayanışmaya, keşiflere ve arayışlara dair rüya gibi öykü başlıyor.

Sena’nın farklı dillere çevrilen bu öyküsü, kurgusu ve desenleriyle çok katmanlı bir okumayı mümkün kılıyor. İmgesel boyutun baskın olduğu öykü, okura pek çok soruyu aynı anda sorduruyor. Niçin bir köşkte olduğumuz ve Lea yaşında bir kızın bu köşkte niçin tek başına yaşadığı, gibi. Yoksa… yalnız yaşamıyor da biz okurlar onun hayali dünyasında bir yolculuğa mı çıkıyoruz? Lea’nın başındaki taç, iç dünyasından kopup gelen bir simge mi? Onun için odası, sıkılsa da sahip olduğu yegâne krallık mı? Sıkılmaya çözüm olacak yenilik, sadece farklı bir şey yapmaktan mı ibaret, yoksa bir şeyi başarmayı, bir engeli aşmayı da mı içeriyor? O engel, içeride kalmak mı biraz da? Yoksa bazen, kişinin tam da kendisi mi?..

Roman ve öyküleriyle her yaştan okura ulaşan Aslı Tohumcu’nun Türkçesinden okuduğumuz Lea ve Fil’in, bizleri psikanalitik koridorlarda yürütmesi an meselesi. Çocukla birlikte okuduğumuzda, sözler, unsurlar, bağlantılar, nedenler ve kavramlar üzerine pek çok farklı olasılığı, yorumu tartışmamız mümkün.

Lea ve Fil
Kim Sena
Türkçeleştiren: Aslı Tohumcu
Çınar Yayınları,
40 sayfa

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1983’te İstanbul’da doğdu. Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin ardından, Günışığı Kitaplığı’nda, basınla ilişkiler, sosyal medya ve tanıtım içerikleri üzerine yoğunlaştıktan sonra, yayınevinin gençlik kitapları markası ON8’in editörlüğünü üstlendi. Fransızca’dan roman çevirileri yaptı. Bugün, yayıncılığa Can Çocuk’ta editör olarak devam ediyor ve Boğaziçi Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nde yıllardır geciktirdiği yüksek lisans tezini yazıyor. Çevirmenliği sürdürürken, sivil toplum çalışmalarından da kopmamaya çalışıyor. Kitaplar üzerine yazsa da, en çok okumayı tercih ediyor.

1 Comment

  1. Songül Tokat 30 Eylül 2020 at 18:24

    Çok güzel. Bir kitap üzerine ne kadar genişçe düşünsem bile Mehmet Erkurt yazısı okuduğumda illaki güzel ayrıntılar, farklı bir bakış açısı yakalıyorum. Bu kitabı 7 ve 4 yaşındaki iki kızıma okudum. 4 yaşındaki kızım daha çok beğendi. Ve 7 yaşındaki çocuk Lea’nın yalnız yaşamasından hoşlanmayarak dediğiniz gibi bunu sorguladı.Bireysel farklılıklar da bu durumda etkili belki ancak galiba bu yaşta sosyal ilişkiler, gerçek hayat deneyimleriyle benzer durumları arıyor kitaplarda da. Bu, hoşuna gidiyor. Ancak edebi eserin durumları gerçek dünyadaki nedensellik bağı ile sunmak zorunda olmadığını konuştuk. 4 yaşın ise zaten hayal dünyası gerçeklikle iç içe imgeler bizim kavrayışımızın derinliğinde olmasa da onun için de anlamlı, hoş ve kolay kabul edilebilir gibiydi.

Yorum yaz