İyi Kitap

Kara mizah ve çikolata. İşte, Roald Dahl denince hemen aklıma gelen iki kavram. Şimdi buna bir de Akıl Fikir Defterleri ve Charlie’nin Çikolata Fabrika’sı romanından atılan Miranda Mary Piker eklendi…

Yazan: Suzan Geridönmez

Çocuklar kötüdür… Bunu, büyük bölümü Almanya’da geçen çocukluğumdan biliyorum. Bir karış boyuma bakmaz, penceremizin altından geçen kokanalara gizli gizli su atardım. Özellikle yaşlıları seçer, öncelikle süslüleri hedef alırdım. Nasıl da ciyaklarlardı. Nasıl da gülerdim!

“Terrrbiyesizzz!” diyen ihtiyar, titrek seslerini taklit eder, kıkırdayıp dururdum. Allak bullak hallerini dikizlemekten kendimi alamazdım. Çoğunlukla başımı yeterince hızlı eğemez, suçluyu arayan gözlerinden zamanında kaçamazdım. Bunun yerine öfkeli suratlarına edepsizce bakar, üstüne üstlük dil çıkartırdım. Beni şikâyet etmeye sırılsıklam kapımıza dayandıklarındaysa “kanatsız melek” numarasına yatardım. “Ben mi?”, “Su mu?”, “Pencere nasıl açılır ki?”, “Üst kattakiler yapmıştır kesin!”

Bizimkiler hep bana inandı. Özellikle babam. Saf olur babalar! Yıllar sonra, ben koca bir kadın, o yaşlı bir adamken babama bütün o su dökme hikâyelerinin doğru olduğunu; beni Paskalya zamanı çikolata yumurtası hırsızlığıyla suçlayan ve bu densizliği nedeniyle, masumluğumdan hiç şüphe etmeyen babamın hışmına uğrayan mağaza dedektifinin yanılmadığını itiraf ettim. Babam bana inanmak istemedi. O güne kadar sakladığım sırlar ona komik de gelmedi. Üstünden onca zaman geçmesine karşın adıma utandı, sıkıldı.

Herhalde iyice yaşlanmıştı. Herhalde hafızası bayağı zayıflamıştı. En azından bize çok eskiden, uzun pazar kahvaltılarında anlattığı kendi hain çocukluk hikâyelerini unutmuş görünüyordu. Sanki zamanında adı Yugoslavya olan memlekette, soğuk kış sabahları evin önündeki yokuşa kaynar su döken, sonra da namaza giden babasının, oluşan müthiş kaygan, incecik buz tabakasında popo üstü düşüşünü seyretmek için merdiven altına saklanan velet kendisi değildi! Sanki çiçeklerinin üstüne titreyen ninesini çıldırtmak için bahçeye keçi yavrularını başkası salmıştı!

Bunları inanılmaz komik bulan, tekrar tekrar dinlemeye bayılan ve çoğunlukla “Peki, eşek nineyi sırtından nasıl atıp nehre fırlatmıştı, bir daha anlatsana, n’olursun!” diye yalvaran küçük kızdan ne beklenir? Biraz büyüyüp de kitap dünyasıyla tanışınca sıkı bir Roald Dahl hayranına dönüşmesi tabii!

Nitekim öyle de oldu. Çocukken Dahl’ın kitaplarının beni neden böylesine mutlu ettiklerini bilmiyordum. Küçük yaştakiler için yazdığı eserlerde cirit atan Bay ve Bayan Kıl gibi pis karakterlere, George gibi büyükannesini zehirlemeye kalkacak denli çılgın tiplere bir zaafım olduğu açıktı. Ama adını koyamıyordum. Üstelik bu zaafımda yalnız değildim. Pek cici, pek sevimli görünen yaşıtlarım da benim gibi Dahl’ın kara mizahtan beslenen hikâyelerine düşkündü. Hele de Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nı zevkle okumayan yoktu.

Galiba bu, bizim (en uslularımız dâhil) kötülük kadar güçlü bir adalet duygusuyla da donatılmış olmamızla ilgiliydi. Sonuçta Bay Wonka’nın tuzak dolu çikolata fabrikasında, şımarık zengin çocuklarının başına korkunç şeyler geldiğinde sırtımızdan bir ürperme geçer, öte yandan onların peşinden Umpa Lumpalar’ın söylediği alay dolu şarkılardan tuhaf bir haz alırdık. Eh, biraz haindik!

Bence Roald Dahl’ı çocuk ve gençlik edebiyatında apayrı bir yere oturtan, onu öncü kılan en önemli özelliği, birçok yazarın görmezden gelmeyi tercih ettiği çocuğun içindeki bu karanlığa çekinmeden dokunması, cesaretini de çocuğun adalet duygusuna olan inançtan almasıdır. Mizahı sadece haince değil, her şeyden önce ustaca kullanması onun üç hatta dört kuşaktır tutkuyla okunmasını açıklayan bir diğer neden.

Yaşasaydı önümüzdeki Eylül ayında 100. doğum gününü kutlayacaktı. Çocuk kitaplarının Türkiye yayıncısı Can Çocuk bu vesileyle Benek Tozu ve Müthiş Sırlar! adlı özel eseri çıkardı. Adından da anlaşıldığı üzere kitap bu olağanüstü yazar ve sıra dışı insanın birbirinden renkli sırlarını içeriyor.

Birçok kere sinemaya uyarlanan Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nın son halini alması neden bunca uzun sürdü? Devler hakkında yazmayı seven Dahl tam tamına kaç boyundaydı? Bay ve Bayan Kıl’ın bunca kıl olmasında çizer Quentin Blake’in payı büyük mü? Yazar, Akıl Fikir Defterleri’ndeki notlarının üstünü ne zaman çizerdi?

Bu sorularla daha birçok ayrıntıyı merak eden Dahl hayranlarına ve yazarlığa hevesli küçük okurlara hitap eden kitap, adeta janjanlı kâğıda sarılmış (altın kapağı yadırgadım açıkçası) nefis, küçük bir çikolataya benziyor. Tadı damakta kalıyor, benden söylemesi.

Benek Tozu ve Müthiş Sırlar! Roald Dahl Resimleyen: Quentin Blake Türkçeleştiren: İpek Şoran Can Çocuk Yayınları, 122 sayfa

Benek Tozu ve Müthiş Sırlar!
Roald Dahl
Resimleyen: Quentin Blake
Türkçeleştiren: İpek Şoran
Can Çocuk Yayınları, 122 sayfa

Bu yazıyı beğendin mi? Paylaş!

About The Author

1966’da Almanya’da doğdu. Öğrenimini İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde sürdürdü. Avusturya’da çağdaş kütüphanecilik eğitimi aldı. Geçmişte bir yayınevinde uluslararası ilişkiler sorumlusu olarak çalışan Geridönmez’in çoğu çocuk ve gençlik edebiyatı alanına giren 20’ye yakın kitap çevirisi bulunmaktadır. 2014’de Tarabya Çeviri Teşvik Ödülü’ne layık görülen Geridönmez çocuk ve gençler için hikaye ve roman yazıyor.

Yorum yaz